



4 Nisan 2007′de sevgili anneannem Leman Batur’u 86 yaşındayken kaybetmiştik. Onun aramızdan ayrılmasından bir hafta sonra ise ben Yaprak’a hamile olduğunu öğrenmiştim. Doğanın kendisini yenilemesi döngüsünün canlı birer parçası olmuştuk adeta. O günden bu güne aradan iki yıl geçti. Şimdi Yaprak kucağımızda oturuyor ve biz 6 Nisan’da toprağa verdiğimiz anneannemi anmak üzere dört nesil bir araya geldik; anneannemin hayattaki tek erkek kardeşi Şemsettin dayı ile yengemiz Sevgi abla, annem, babam, ben ve Yaprak … pardon ve tabii ki Zeytin.
Biz, bu birlikteliğe Yaprak’ın öğle uykusundan biraz geç uyanması nedeniyle biraz gecikerek dahil olabildik. Evden içeri girer girmez ise evin dev kedisi Zeytin yine kıskançlık krizine tutuldu ve kendisinden Yaprak’a kayan ilgiyi tekrar üzerine çekebilmek için yapmadık numara bırakmadı. Dedemizin dediğine göre arka odalarda kestirirken Yaprak’ın geldiğini duyduğu anda meydana çıkıyormuş Zeytin. Zeytoş kızımla ciddi bir rekabet içinde ama bizimki olayın farkında değil.
Yaprak ilk başta bir parça yabancılık hissetse bile kısa süre sonra hem Şemsettin dayının, hem de Sevgi ablanın kucağından inmez oldu. Ardından da gitti dedesinin kucağına oturdu. Gördüğü yoğun ilgiden çok memnun kalan Yaprak börek ve kek yiyerek karnını doyurmayı da ihmal etmedi. Günün ilerleyen saatlerinde biraz yorulan minik böcek sırtüstü yere yattı. Zeytin de gidip onun yanına aynı şekilde sırtüstü uzanınca çok şaşırtıcı ve bir o kadar da harika denilebilecek görüntü ortaya çıktı ama ben maalesef bu anı çekemedim. Hemen hemen aynı kiloda ve boyutlarda olan Yaprak ve Zeytin’in bu hallerini bir ömür hiç unutmayacağım.
Tags: 16 aylık bebek gelişimi, ataman aral, Leman Batur, şemsettin kantörün, sevgi kantörün, zeytin aral


Dün yine anneannelerdeydik. Ben sinemaya gittim, Yaprak ise anneannelerin evini dağıtarak ve en sevdiği oyun arkadaşı Zeytin’i kovalayarak iyi vakit geçirdi. Yaprak’la Zeytin arasında kıyasıya bir rekabet sözkonusu. Anneannenin dediğine göre Zeytin Yaprak’ı çok kıskanıyormuş. Yaprak nereye gitse peşinden ayrılmıyor, kim Yaprak’la ilgilense avaz avaz miyavlayıp, o da bu ilgiden payına düşeni istiyormuş. Ama her ne hikmetse Yaprak ne zaman Zeytin ile ilgilenmeye kalksa kendisini nereye atacağını şaşırıyor Zeytin bey. Hep diyorum ya, danışıklı dövüş ikisinin arasındaki, ne biribirleri ile yapabiliyor, ne de birbirlerinden ayrılabiliyorlar …
Tags: 15 aylık bebek gelişimi, zeytin aral


Yaprak Zeytin’in peşinde ( bu arada Zeytin ile Yaprak’ın kilolarının aynı olduğunu eklemek isterim; “10,5″ )


Yaprak haylazlık peşinde ( ama “hayır” dan anlıyor, bu yüzden de kimi eşyalar sehpalarından üzerinden kaldırılmıyor, tabii ki minik böceği hiç yanlız bırakmıyoruz, yoksa asla affetmez biliyoruz !
)


Yaprak televizyondaki reklam müziği ile dans etmek peşinde ( televizyon sakıncalı ama yapacak birşey yok, reklamlara bayılıyoruz ! )

Yaprak anneannenin tepesine çıkmak peşinde ( anneanneyi çok seviyoruz )

Yaprak fotoğraf makinasının peşinde ( saldırmasa hayal kırıklığına uğrardım !)


Yaprak yemek peşinde ( yedirmek istersiniz yemez, onun yemeği olmayan herşeye de bayılır ! )


Yaprak tekrar Zeytin’nin peşinde ( zavallı Zeytin !!! )

Yaprak mızmız bebek olmak peşinde ( çünkü uyku vakti geldi )
Tags: 13 aylık bebek gelişimi, ataman aral, emel aral, zeytin aral
Yaprak Kurban bayramının ilk günü sabah babaanesi ve büyükbabasına gitti. Orada halası ve iki kuzeni Lara, Mina ikizler ile güzel vakit geçirdikten sonra babasının kucağında uyuklayarak eve döndü. Yaprak’ın uyanması, yemek yemesi giyinmesi derken ancak öğleden sonra saatlerinde anneanne ve dedenin bayramlarını kutlamak üzere yola çıkabildik. Havalar soğuyor. Yol boyunca yüzümüze doğru esen keskin rüzgara karşı yürümek artık eski günlerdeki gibi saatlerce parklarda vakit geçiremeyeceğimizin habercisi.

Anneanne ile dede Yaprak’ı öpücükleri ve sevgi tezahuratları ile karşıladılar. Yaprak’da onlara mutluluk çığlıkları ile cevap verdi. Hemen minik boncuğun oyuncak sepeti ortaya çıktı, bizimkinin onu dağıtması sadece üç beş saniyesini aldı. Ardından teker teker bütün parçaları hatırlamak istercesine elden geçirdi. Bu arada biz de anneanne ile sohbet ettik. E, bu fotoğrafta biri eksik ? …dedemiz ? … peki dedemiz ne yapıyordu dersiniz ? O ise meğerse bizden habersiz salonun öbür ucunda oturtduğu yerden fotoğraflarımızı çekiyormuş. Yukarıdaki fotoğrafta kare ası gibiyiz; Anneanne, ben, Yaprak ve Zeytin, çok tatlı

Bu fotoğrafı ise Yaprak’ın sehpa üstünü karıştırma belgesi olarak saklayabiliriz. Anneanne biz gelmeden önce sehpaların üstündeki ve etraftaki kırılacakları kaldırıyor ama eğer kalem, telefon defteri gibi gözden kaçanlar varsa Yaprak bu unutkanlığı hiçbir zaman affetmiyor
Tags: 12 aylık bebek gelişimi, ataman aral, emel aral, zeytin aral

Son bir haftadır Yaprak’ı anneanne ile dedeye bırakarak diş tedavisine gidiyorum. Kanal tedavisi ve diş temizliği işlemlerim bugün itibariyle bitti. Buradan doktorum Bünyamin Beno Çukran’a teşekkür ediyorum. İnşallah arayı tekrar 4,5 yıl açmam da başıma çürükler gelmez !. Tedavim üzerine şahsi blogum Aya Merdiven Kurduk.biz‘de ayrıca yazacağım.
Anneannesi Yaprak’a sıkılmasın diye meyve sebzelerle dolu oyuncak sepet ve ahşap geometrik şekiller almış. Bizimki hepsine bayıldı. İlk başta büyük bir ciddiyetle teker teker oyuncakları inceledi, sonra her birini dört tarafa dağıttı. Tabii ki Yaprak’ın anneannelerdeki favori oyun arkadaşı Zeytin. Birbirlerine çok yaklaşmasalar da birbirleri ile çok ilgililer. Bizimki dakikalarca dikiyor bakışlarını, elini uzatıyor, garip garip sesler çıkarıyor ( belki de kedi sesi çıkarmaya çalışıyor), Zeytin ise Yaprak’a sürünerek yanından geçiyor, ona bakıyor, miyavlıyor. Bir garip flört işte onlarınki
Zeytin 10 yaşında erkek bir kedi. Elbet daha ilk yaşından itibaren en büyük rakibi evdeki diğer erkek babam yani Yaprak’ın dedesi oldu. Yukarıdaki fotoğrafta Zeytin iki ayağı üzerinde doğrulmuş vaziyette ve havadaki iki patisini kullanarak dedenin kocaman eli ile mücadele ediyor. Bu boğuşma dakikalarca devam ediyor. Biz bu görüntüyü çok gülerek yıllardır izleriz ama Yaprak ilk kez bugün şahit oldu bitmez mücadeleye. Çok şaşırdı, adeta dondu kaldı. Ben de “bu görüntü kaçmaz” diyerek cep telefonumla anı yakalayabildim.
Tags: 11 aylık bebek gelişimi, ataman aral, Dt. Bünyamin Beno Çukran, emel aral, Hayvan dostlarımız, zeytin aral




Bayramın son gününde ilk başta benim dayıma ardından da yazlıklarından dün dönen anneanne ile dedeyi ziyarete gittik.
İlk olarak uzun süredir yurtdışında ve Heybeli Ada’da olan dayım ve Fatma Tülin abla’nın kapısını elimizde çiçeklerde çaldık. Onların bu Yaprak’ı ilk görüşleri. Tonton ortama iki üç dakika içinde uyum sağlayıp derhal keşife başladı elbet. Sehpa üzerlerindeki aksesuvarlar derhal kaldırıldı. Ama Yaprak’ın en hoşuna giden %100 camdan ana sehpa oldu. Etrafında dolandı, neresinden bakarsa baksın karşıyı gördüğünü farkedince çok şaşırdı, eğildi baktı, altına girdi baktı, üstünen baktı
Ne yazık ki uzun süredir ilk karşılaşmanın yoğunluğu ile fotoğraf çekmeyi unutmuşum
. Bir daha ki sefere artık. Dayınlardan ayrıldıktan sonra anneanne ile dedenin evine doğru hızlı hızlı Nişantaşı’na çıktık. Yolda “galiba cep telefonumu dayınlarda unutttum” diye aklımdan geçti. Aklımdan geçen bir süre sonra doğru çıktı, belki telefonu almak için bugün uğradığımızda dayımla Fatma Tülin abla evde olurlarsa birkaç fotoğraf çekebilirim.
Anneanne ve dede Yaprak’ı çok büyümüş buldu. Ne de olsa onu 2,5 aydır görmüyorlardı. Onların bıraktığından beri en önemli gelişme Yaprak’ın emeklemesinin ardından ayağa kalkmasıdır sanırım. Hatta şu anda eşyalar arasında tutuna tutuna dolaşabiliyor. Ayrıca dört tane dişi çıktı ve saçları da gürleşti.
Yaprak anneannelerde biraz yorgunluktan, biraz açlıktan huysuzlandı. Karnı doyup, kısa süreli kestirmeden sonra “canavar” yüzünü gösterdi, evin içinde saldırmadık köşe bırakmadı. Allah’tan anneanne etraftaki büyük kırılabilecek eşyaları kaldırmıştı. Elbet bunca ‘yeni’ arasında Yaprak’ın favorisi Zeytin oldu. Zeytin’i fotoğrafta görüldüğü gibi sonunda ‘kuytuda kıstırdı’ ve üstüne atladı
Zeytin o kadar ağırbaşlı ve akıllı bir yaratık ki, kendisine yönelik olan bu ateşli saldırıya cevap vermedi ve yerinden hızlıca kalkarak uzaklaştı. Anneanne sonrasında iki taraf arasında fotoğrafta görüldüğü gibi barış anlaşması imzalanmasını sağladı

Tags: ataman aral, emel aral, Enis batur, Fatma Tülin Öztürk, zeytin aral


Aktur’daki ilk günlerimizde Yaprak Zeytin’le pek ilgilenmedi. Sanırım bir ay, özellikle de son 10 gün içinde, Yaprak’ın Datça’daki hem fiziksel, hem de tepkisel hızlı büyüyüşünün en büyük kanıtı Zeytin.
Son on gündür Zeytin evde olduğu zamanlarda Yaprak’ın yakın takibi altında. Hatta ona birkaç defa dokunma şansı bile oldu. Onun Zeytin’e çok ciddi ve hayret içindeki bakışlarını yakaladığımda gülmeden edemiyorum. Neler geçiyor acaba minik kuşumun kafasından : “Bu dev gibi, tüy dolu şeyde nesi ? Bu ne garip sesler çıkartıyor böyle ? Neden evde herkes benimle çok ilgileniyor da, o hiç yüzüme bakmıyor ? ” …
Tags: 7 aylık bebek gelişimi, Datça Aktur, zeytin aral

1 Temmuz Yaprak’ın dedesinin 65. yaşgünüydü. Akşam sahilde yemeğe çıktık ve Yaprak bu önemli güne “yaşgünü falan anlamam, olmuş gecenin bir kör saati, ben uzatırım ayağımı iki seksen, keyfime bakarım” diyerek katıldı.
Bu yıl siteyi arılar basmış. Masaya gelen ekmeğe bile yüzlercesi saldırıyor. Eda etrafta avaz avaz bağırarak kaçışırken, biz de oflayıp pufladık durduk. Güneş batınca bir anda ortadan yok olmasalar gecemiz gerçekten çok sıkıntılı geçecekti.

Bu arada evin tartışmasız hakimi Zeytin dedenin yaşgününü aşağıdaki pozu vererek kutladı ….

Tags: ataman aral, Datça Aktur, eda dede, zeytin aral
Yazılarımıza Gelen Son Yorumlar