Günlük yürüyüşlerimizin çok önemli bir parçası da yolumuz üstüne rastladığımız hayvan dostlarımız. Genelde güvercinler, sokak köpekleri ve kediler ile karşılaştığımız iki ana nokta var. Birincisi Maçka Parkı’nın İTÜ Maden Fakültesi girişi ve aşağısı. Burada güvercinleri, köpekleri ve kedileri besleyen pek çok hayvan sever bulunuyor. Parkın manzarası güzel ‘Sütlü Kafe’nin hemen yanında yatan, kirli krem rengi tüyleri yer yer dökülmüş, yüzü çökmüş yaşlıca köpek ne kadar Yaprak ona sevgi gösterileri yapsa da bizimle hiç ilgilenmez, uyuklamaya devam eder. Güvercinler ise çimenler üzerine saçılmış büyük ekmek parçalarını birbirleri ile yarışırcasına parçalarlar. Yaprak onların bu çevik, ani hareketlerini merak ve şaşkınlıkla izler. Bazen bir güvercin bize doğru yaklaşır, Yaprak elini güvercine uzatarak oturduğu yerden mutluluk dolu ince bir çığlıkla zıplar. Güvercin ona gösterilen ilgiyi anlar, anlamaz bilemem ama ben minik kızımın bu hallerine bayılırım. Park içinde rastlaştığımız kediler ise hiçbir zaman aynı değildir. Bazen görünürler, bazen hiç yokturlar. Ama kedi konusunda bir park var ki, rakibi olamaz; Nişantaşı Parkı.
Hayvan dostlarımızla ikinci karşılaşma noktamız Nişantaşı Parkı’na eğer Maçka tarafından girecek olursanız orta meydanın apartmanlara doğru olan hafif çimenli tepesinde kimisi oturan, kimisi yürüyen, kimisi yatan, kimisi koşan onlarca büyüklü küçüklü kedi görebilirsiniz. Geçen günlerde bir bakışta 18 kediyi saydığım, civarın kedi severlerinin buluşma noktası olan bu tepe doğrusu bizim de çok ilgimizi çekiyor. Özellikle dar yürüme yoluna aniden fırlayan oyuncu kedi yavruları Yaprak’ın favorileri. Şansımıza bugün ağacın tepesinden aşağı atlayarak yanımıza gelen kahverengi kedi yavrusu bir diğer hemcinsinin yanına gidene kadar dakikalarca bize hoş anlar yaşattı.
Parkın Vali Konağı Caddesi çıkışındaki güvercin ve köpeklerle bugün fazla ilgilenemedik. Çünkü Harbiye Askeri Müzesinden gelen sesler daha çok ilgimizi çekti.
Uzun süredir Harbiye Askeri Müzesinin kapısındaki “Perşembeleri halka açık Mehter Takımı konseri” yazısını okuyordum ama bir türlü konser saatlerine denk gelememiştik. Bugün parkın Türk büyüklerinin büstleri ile dolu olan çıkışında mehter ritimlerini duyunca hızla caddenin kaldırımına, oradan da müze girişine yöneldik. Kapıdan herhangi bir engellemeye maruz kalmadan geçtik ve müzenin büyük bir topla süslenmiş meydanında daire şeklinde yerleşmiş Mehter Takımına yaklaştık. Zaten çok coşkulu olan Mehter Takımının şarkıları kullanılan hoparlörlerle etkisini daha da artmıştı. Yaprak çok şaşırdı, belki de biraz ürktü. Onu pusetinden çıkartıp kucağıma aldım ve dört tane parçayı birlikte dinledik. Etrafta müziğe ilgi ile kulak veren, kostümleri de en az bizim kadar merakla inceleyen bolca turist vardı. Arada da yanımızdaki dinleyiciden fotoğrafımızı çekmesini rica ettik. İşte Yaprak ve annesinin Mehter Takımı anısı !. Bir de Estergon Kalesi melodisiyle kısa filmimiz var :
Tags: 10 aylık bebek gelişimi, Harbiye Askeri Müze Mehter Takımı konseri, Hayvan dostlarımız, Maçka Parkı, Nişantaşı Parkı







Yazılarımıza Gelen Son Yorumlar