Sevgili dostum Mehtap bugün Ankara’dan iş için İstanbul’a gelmiş. Öğlene doğru, Yaprak’la beraber evde gayet gevşek bir vaziyette zaman geçirirken, birden cep telefonum çaldı. Hattın diğer ucundan Mehtap “İstanbul’dayım, hadi Kadıköy’e gelin” dedi. Her zamanki Mehtap yine yapacağını yapmıştı. “Dün gece geleceğini haber versen sanki çatlarsın” dedim yarı kızgın, yarı espirili, “böyle iki ayağımızı bir pabuca sokmak tam sana göre iş”. Neyseki Yaprak yattı uyudu, uyandı, yemeğini problemsiz yedi ve biz Kadıköy’e vapurla zamanında geçebildik. Bir hafta içinde bu ikinci kez vapura binişimizdi ve Yaprak bu vapur olayından çok hoşlandı. Gidiş yolunda vapurun arka bölümüde bir aşağı bir yukarı koşuşturdu, köpüren denize baktı, hatta bir kere korkuluklardan aşağı sarkmaya bile kalktı ( ! )
Mehtap’la Dörtyol’daki Starbucks’da oturduk, kahvelerimizi içtik, sohbet ettik. Elbet Meptap’ın sadece iş için olan İstanbul ziyareti kısa süreliydi ve iki saatin sonunda sahil tarafına inip, bir dahaki buluşmaya kadar diyerek vedalaştık. Biz vapuruma doğru yürürken içimden ‘inşallah bir sonraki seyahatinde biz de kalmaya gelir de, bol bol etrafta dolanırız’ diye düşünmeden edemedim.
Mülkiye’den en sevgili kadim dostum Mehtap günübirlik iş için Ankara’dan İstanbul’a geldi. Biz de Yaprak’la apar topar hazırlandık ve onunla Taksim’de buluştuk. Öğlen acıkınca nefis salatalar yiyerek karnımızı doyurduk. Hava bugün o kadar güzeldi ki, ‘artık yazı getirdik’ dedik. Yemekten sonra bir “Mehtap’la İstanbul” klasiği yaptık ve St. Antoine Kilise’sinde mum diktik, Tanrı’ya dileklerimizi ilettik. Saatler ilerledi ve Mehtap işinin başına Ankara’ya, biz ise Nişantaşı’na anneannelere doğru kendi ayrı yollarımıza koyulduk.
Anneannelerde dayın Alp’le karşılaştık. O kendi evine, Anadolu yakasına taşındığından beri görüşememiştik. Seni çok büyümüş buldu.
Derken deden seni kucağına aldı. Bir bastın yaygarayı, sen çığlık çığlığa ağlarken biz de sana arsızca güldük !!!! Çok mu ayıp ettik kuşum ?
7 Mayıs 2007, İpek ile İlhan hayatlarını birleştirmek üzere imza atıyorlar. Bütün sevdiklerimiz, birkaç eksikle de olsa yanımızdalar. İlhan Hollanda’dan geldi üç gün önce, 3 gün sonra da geri dönecek. Bazen bazı şeyler böyle hızlı olmalı ki, çok kafa yormasın. Herkese tavsiye olunur.
Yazılarımıza Gelen Son Yorumlar