

İki hafta önce Friendfeed’den bildiğimiz sevgili Burak Dönertaş ailece bizi 2 Mayıs’da Savarona yatını gezmeye davet etti. Biz de zaten Savarona’yı çok merak ettiğimiz için yatı dolaşacak grubun içinde olma teklifini bayıla bayıla kabul ettik. Dolayısıyla dün bizim için bayağı sıradışı bir gün oldu. Geziye katılacak grup ile saat 13:00′de Kuruçeşme Cemal Topuzlu Parkı’nda buluşmak için sözleştik. Cumartesi trafiği bizi birkaç dakika geçe bıraksa da, koşa koşa randevumuza yetiştik.
Savarona’ya girerken ayaklarımıza galoşlarımızı taktık ve yatın kuyruklu piyano bulunan büyük oturma salonuna çıktık. Burada yatın F&B görevlisinden (ismini hatırlayamıyorum) yatın yapılışı, satın alınışı, Türkiye’ye getirilişi, Atatürk’ün son 56 gününü yatta geçirişi, Atatürk’ün vefatinden sonra yatın bir süre Cumhurbaşkanlığı yatı olarak kullanılıp ardından Deniz Kuvvetleri’nde eğitim gemisine dönüştürülmesi ve yanması üzerine olan geçmişini öğrendik. Yatın Kahraman Sadıkoğlu tarafından 1989 yılında devletten yap-işlet-devret modeli ile 49 yıllığına kiralandığını ve geçirdiği yangından sonra sadece iskeleti kalan Savarona’nın neredeyse sıfırdan tekrar inşa edildiğini dinledik. Halen 17 odası ile 34 kişilik gruplara kiralanabilen yatın günlük ücretinin de bayağı kabarık olduğunu yazmama gerek yok herhalde. Genelde yazın Akdeniz limanlarında dolaşan yata en çok Araplar rağbet ediyormuş, ayrıca şirket yemekleri, toplantıları veya düğün organizasyonları da yapılabiliyormuş Savarona’da. Eh, bu kadar yazı yeter, şimdi bolca fotoğraf zamanı …




Savarona’da ilk dolaştığımız yer Atatürk’ün yatak odasıydı. Savarona’nın geçirdiği yangında yatak odası şömünesi hariç tümüyle yanmış. Kısacası bize gösterilen odadaki eşyalar sembolik olarak konmuştu. Yatın tekrar inşası sonrasında oda tekrar düzenlenirken Atatürk’e ait özel eşyalara ulaşılmaya çalışılmış ve bazı parçalar da görüşe sunulabilmiş. Atatürk’ün Savarona’da çekilmiş son fotoğrafı, nüfus cüzdanı örneği, sigaraları, döneme ait bazı şişeler, bardaklar, yazıları görebildiklerimiz arasındaydı.


Geçirdiği yangından sonra Savarona’dan kalan parçalardan biri merdiven korkuluklarına aitmiş. Bu kalan orijinalden hareketle bütün korkuluklar aslına uygun yenilenmiş. Ayna üzerine asılı olan saat ve termometrenin de ayrı bir hikayesi var … şimdi burada uzun uzun yazmayayım.


Burası bir diğer oturma bölümü, Yaprak’la birkaç dakika soluklandık geniş mekanda …


Savarona Suiti yatın burun kısmında ve beyazlar hakim dekore edilmiş. Yaprak hanım giyinme odasındaki koltukta bana poz verdi


Yatın yemek odası da etkileyici. İnsan büyük masanın bir akşam yemeği için hazırlanmış durumunu hayal edince “ah burada bir yemek yiyesim geldi” diyor içinden.




Yatın içini dolaştıktan sonra sıra güverteye geldi. Biz de fırsat bu fırsat deyip Müge Hanım’ı yakalık ve birkaç aile fotoğrafı çektik. Yukarıdaki Müge hanım’la Yaprak’ın fotoğrafını Handem çekti, bize kullanmamız için izin verdi. (üst dörtlü sağdaki fotoğraflar Handem Erkay Güner tarafından çekilmiştir)

Savarona gezi grubu hatırası (soldan sağa) : Fatma Gül Koz, İlhan Kişioğlu, Yaprak Kişioğlu, İpek Aral Kişioğlu, Davut Topcan, Burak Bayburtlu, Burak Dönertaş, Eren Kumcuoğlu, Metin Kahraman, Burcu Tüzün, Harun Pekşen, Müge Çerman, Handem Erkay Güner – bütün grubun blogları var, bir uğrayın hepsine derim
. ( Bu fotoğraf Handem Erkay Güner’e aittir)


Gezi bitince yavaş yavaş yattan dışarı çıktı grup, çok keyifli ve bilgilendirici geçen 45 dakikanın böylece sonuna geldik. Bize Savarona yatını gezme imkanı sağlayan Burak Dönertaş‘a ailece teşekkür ederiz. Gezideki bütün arkadaşlarımıza da buradan selamlarımızı iletiriz.


Tags: 17 aylık bebek gelişimi, Burak Bayburtlu, Burak Dönertaş, Burcu Tüzün, Davut Topcan, Eren Kumcuoğlu, Fatma Gül Koz, Handem Erkay Güner, Harun Pekşen, Kahraman Sadıkoğlu, Metin Kahraman, Müge Çerman, Savarona Yatı


Yazılarımıza Gelen Son Yorumlar