



Yazımızın başlığı biraz garip oldu ama bugünün en önemli gelişmeleri bunlardı.
Yaprak’ın dün akşam başlayan sulu kaka yapma hali, bu sabah tamamiyle ishale dönüştü. İlk defa böyle bir durumla karşılaşıyor olmaktan dolayı biraz panikledim, şaşkınlaştım. İlhan havuç suyu vermemi söyledi. Internetten de “bebeklerde ishal” başlıklarını araştırıp, hızla okuduktan sonra ilk müdahalemi bir fincan taze havuç suyu sıkıp Yaprak’a içirerek yaptım. Ardından muz da yedirdim. Öğle yemeğinde yoğurtla karıştırılmış pirinç lapası, akşam da haşlanmış patates vereceğim. Ayrıca haşlanmış tavuk eti de menümüzde olacak. Gün boyunca havuç ve elma suyu vermeye devam edeceğim. Minik kuşumun poposu sık sık yıkanmaktan kıpkırmızı kesildi. Hemen pişik kremimizi de devreye aldım. Bakalım ne zaman geçecek ishal, dilerim bebeğimi fazla hırpalamaz
Günün güzel ama ilk gördüğümde beni yine panikletip, şaşırtan gelişmesi sabah saatlerinde gerçekleşti. İshal olayı sonrası telaşla Yaprak’a havuç suyu sıkarken, “minik böcek acaba ne yapıyor?” diye kontrol amaçlı arkamı dönüp Yaprak’ı koltuğun tepesinde ayakta durmuş bana bakarken görünce donup kaldım. O bir saniyelik “donma” süresince aklıma ilk gelen şey koltuktan kafa üstü yere düşüp kafasını yaran ablam Başak oldu. Ardından benzer Yaprak’lı bir sahne gözlerimin önünden geçti ve koltuğun üstünde bana gülerek bakan Yaprak’a öyle seri bir hamle yaptım ki, ben bile şaşırdım. Bu, siz deyin ‘indiriş’, ben diyeyim ‘kurtarış’ belki hayatımızda bir ilkdi ama son olmayacağı kesin. İşin komik tarafı Yaprak’da “koltuğun üstüne tırmanmak” bedensel başarısının farkında ve bu başarısını tekrarlamaya fazlasıyla hevesli. Galiba bundan sonra arkamı Yaprak’a bir dakika bile dönmeyeceğim. Sevineyim mi, üzüleyim mi bilemedim. Ah kuzucuğum, neden kendi kendine tırmandığın kadar, inmeyi de başaramıyorsun ki ?


Yazılarımıza Gelen Son Yorumlar