Posts Tagged "bebek oyunları"

Yaprak Kara Tahta Başında

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
13
Nis

dsc04705aKara tahta başında

Yaprak’ın son günlerdeki en favori oyuncağı geçen hafta aldığımız boyunna uygun tahta. Renk renk tebeşirleri ile birlikte bolca vakit geçiriyoruz kızımla yazarak, çizerek. Yaprak şu an itibariyle sadece düz çizgilerle süslüyor tahtayı. Bense kedi, köpek, yılan, çiçek, güneş, araba resimleri ile onu eğlendirmeye çalışıyorum. Yazmak dışında bir diğer Yaprak’ın sevdiği şey ise tahta silgisini kullanmak. Bayağı da beceriyor doğrusu silmeyi.

Ama bir durum var ki, benim hiç mi hiç hoşuma gitmiyor. Daha da ötesi beni korkutuyor. Minik canavarı tahta başında iken kesinlikle gözden kaçırmamak gerekiyor çünkü bir bakıyorsunuz o renk renk tebeşirler elde duracağına ağzın içine girmiş. :? Kısacası hem eğlencesi, hem de sakıncası ile beraber geliştirici bir oyuncak oldu bu tahta Yaprak için, bütün annelere tavsiye ederim.

Tags: , ,

Tebeşirli Ressam Yaprak

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
3
Nis

dsc04378adsc04399adsc04394a

Bugün Yaprak’la Maçka Parkı’nda Timur ve annesi ile karşılaştık. Timur Yaprak’dan üç-dört ay büyük ve çok hareketli bir bebek (aşağıda). Timur’un annesi elindeki tebeşir ile bebeğinin dikkatini çekmeye çalışırken, Timur kendisini birden kaydırağın basamaklarına atınca, annesi de elindeki yeşil tebeşiri Yaprak’a verdi. Bizimki “bu da nedir?” edasıyla ilk bir şaşırdı. Sonra yerde çizili çiçeğe baktı ve yere eğildi, kendince hafif bir çizgi çizdi. Elindekinin ne işe yaradığını anlaması doğrusu çok hoşuma gitti. Ben de Yaprak’ı çizim konusunda biraz daha şevklendirmek için içimdeki ressamı ( ! ) devreye soktum. Sanırım benim komik hayvanlarım işe yaradı. Yaprak da kendi içindeki ressamı ortaya çıkardı ve bir sonraki yağmura kadar yerden silinmeyecek imzasını parka attı. Bu arada ben de derhal kendimize bir kutu tebeşir almam gerektiğini anladım. Eğer Maçka Parkı içinden geçerken yerlerde “şaheserler” görürseniz, bilin ki biz oradaydık :D

Parkta geçen zamanlarımıza ait bir de videomuz var :

Tags: ,

Jeanne d’Arc ve Küheylan

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
21
Şub

dsc03696a

Daha önce de yazdığım gibi Yaprak’la gün içinde oynadığımız oyunlardan biri, belki de minik böceğin en çok eğlendiği “Jeanne d’Arc ve Küheylan”. Bu oyunda anne olan ben “Küheylan”, Yaprak  “Jeanne d’Arc” rölünde. Tabii acaba Jeanne d’Arc’ın Küheylan isminde bir atı var mıydı bilmiyorum :P ama bizim senaryomuzda olaylar bu ikilinin etrafında gelişiyor.

Bizim hikayemizde Jeanne d’Arc ve Küheylan dünyadaki kötülüklere karşı cesurca savaşıyorlar. Yaşadıkları coğrafyada bir aşağı bir yukarı dolanıyorlar, etrafa dağılmış büyük engelleri (oyuncaklar)  aşarak ‘aynada’ karşılarına çıkan masum ana-kızı kurtarıyorlar. Bu mücadelede Küheylan’nın her ne hikmetse dizleri perişan oluyor. :(

Tags: ,

Yaprak Bu Aralar Neler Yapıyor, Neler Yiyor ?

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
18
Oca

dsc03376b

Yaprak 13,5 aylık oldu. Hergün yeni yeni şeyler yapıyor, bizi şaşırtıyor. Ben de bu son dönemdeki gelişmeleri not almaya karar verdim.

* Yaprak burun deyince burnunu, ağız deyince ağzını gösteriyor. Saç deyince saçlarını iki eliyle karıştırmaya başlıyor. Kitaplarında banyo yapan bebekleri görünce o da saçlarını şampuanlarmış gibi taklit ediyor.

* Kitaplarındaki bazı resimleri biliyor. Örneğin muz, ayı, kelebek, banyo, kitap deyince ilgili resimleri gösteriyor.

* Herhangi bir aktivite bittiği zaman “bittttiiiii” diyorum, o da iki elini iki yana açarak “bitti” işareti yapıyor. Örneğin yemek bittiğinde, banyo bittiğinde, müzik bittiğinde …

* Dans etmeyi çok seviyor. Benim sevdiğim birkaç parçayı tekrar tekrar çaldığım için öğrendi, onlar başladığı anda sevinç çığlığı atıp başlıyor kollarını bacaklarını oynatmaya. Kendi etrafında dönüyor ve sonra dengesini kaybedip yere düşüyor.

* “Popiş” deyince altının değişeceğini anlıyor ve altını değiştirdiğimiz yatak odasına doğru gidiyor.

* Çorap, ayakkabı, tarak, kitap, bisiklet, televizyon kumandası, telefon deyince istenen objeyi getiriyor.

* Acıktığında çok net “mamaaaa” diyor.

* Kuklalarla oynamayı çok seviyor. Ele veya parmağa takılan kuklalarla oynamak için onları bana getiriyor.

* Herhangi bir yere tutunmadan kendi kendine ayağa kalkabiliyor.

* Aynanın kaşısına geçip çeşitli hareketler yapıp kendini seyretmeyi çok seviyor.

* “Ben” merkezli davranmaya başladı. Eskiden “ver” dediğinde hemen uzattığı şeyleri artık vermiyor, almak için uzandığımda geri çekiyor.

* Diğer bebek ve çocuklarla iletişim kurmayı çok seviyor. Cumartesi günü gittiğimiz doktor kontrolünde kendisinden bir hayli büyük iki çocuğun yanından ayrılmadı. Özellikle kız çocuğun oyuncağı ve elindeki şekerle o kadar ilgilendi ki, 5-6 yaşlarındaki kız çocuğu Yaprak’ı itip düşürmeye kalktı. :(   Annesi kız çocuğuna kızdı, ama bizimki huyundan vazgeçmedi, onun peşinden ayrılmadı, ta ki Nazmi Bey’in yanına girinceye kadar.

* Televizyon ve bilgisayarın kapat düğmesinin ne işe yaradığını öğrendi. Özellikle televizyonu kapatırsa, ben de açmıyorum :)

* Dizlerimin dibine gelip iki kolunu havaya kaldırarak “beni kucağa al” diye artık çok fazla diretmeye başladı. Kucağa alındığında işaret parmağı ile duvardaki resimleri, maskları gösterek kendi kendine eğlenmeyi çok seviyor.

* Bilgisayar klavyesinde “space” tuşunun müzik açıp kapatmak için kullanıldığını öğrendi ve uyguluyor.

* Giyinme, soyunma süreçlerine kolunu, bacağını, ayağını indirip kaldırarak çok yardımcı oluyor.

* “Hayır ” , “yapma lütfen” sözleri ve bu sözleri söylerkenki minik ve jestlerin anlamlarını biliyor. Eğer bu sözleri duymasına rağmen birşeyi yapmaya devam ediyorsa bu artık çok net “yaramazlık” kategorisine giriyor.

* Henüz “mama” dışında bir kelime söylemiyor. Bir ara “anne” diyordu ama onu bıraktı. Genelde kendi kendine iki heceli anlamsız sesler ve şarkımsı mırıltılar çıkartıyor.

* Eline kaşık verdiğimde onu ağzına sokuyor ama henüz önüne dolu bir tabak koyup kaşığı kullanması deneyemedim. Onu da yakında yapacağım :)

* Yemek yemek istemediği zaman elimi itmesi, kafasını başka yöne çevirmesi ve bir şekilde ağzına yemeği verebildiysem onu ‘gülerek’ tükürmesi beni en deli eden son dönem davranışları.

* Sürekli koltuğa tırmanma girişimlerinde bulunuyor ancak beceremiyor ama mama sandalyesinin basamağından yukarı oturma yerine tırmanıp benim kalbimi ağzıma getirmeyi başarabiliyor. Bunun dışında sandalye altlarındaki labirentlerde dolaşma, koltuk arkaları ve sehpa altlarına girmek artık uzmanlık alanlarımız arasında sayılabilir!

* Evde telefon çaldığında hemen telefonun kendisini etrafta aramaya başlıyor. Oyuncak telefonlarının ahizesini de kulağına sanki konuşurmuş gibi götürüp benim “alo” sözmü “aaaaa” şeklinde taklit ediyor. ( bu haline bayılıyorum :) )

* Eline herhangi bir tarağı geçirir geçirmez sonu tararmış gibi saçlarına sürüyor. Kafasında lastik, toka tutamıyoruz. Hepsini 5-10 dakikaü çinde çıkartıyor.

* Yemek alışkanlıklarını sayarsak ; kahvaltıda 250 ml nestle çocuk sütü, yumurta sarısı ( beyazını yemiyor), pınar labne peynir, reçel, bal, tereyağı, ekmek ve danone’nın meyveli çocuk yoğurtlarından bir çeşit yiyoruz. Öğle ve akşamları en sevdiğimiz yemek pilav. Çorba içmeyi sevmiyor Yaprak. Zaten suyu bile pek az içiyor. Ana yemek olarak et, tavuk, balığı severek yiyor. Domates, patates, havuç, bezelye fiks sebzelerimiz. Genelde her öğün evde günlük süt ile yaptığım yoğurdu mutlaka severek yiyor. Günde 350 gr’ın üstünde yoğurt yiyor diyebilirim. Ara öğünlerde muz, mandalina, elma, ananas ve muhallebi veriyorum. Ayrıca çubuk kraker, bebe bisküvisi, farklı kurabiyeler de isteyerek yediklerimiz arasında. Bazen kaçamak yapıp çikolata veya gofret parçaları ile onu mutlu ediyorum.  Meyve suyu içirmiyorum. Yemek faslı dışında yerde gördüğü heşeyi bir de ağzı ile yoklamaktan halen vazgeçmiş değil minik böcek !

Tags: , ,

Yaprak’la Sıradan Bir Sabah

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
13
Oca

Her zaman önemli bir durum olması gerekmez video çekimi yapmak için. Hatta sıradan anlarda yapılan çekimler sonraları daha anlamlı ve kalıcı etkiler bırakır, en azından ben de hep öyle olmuştur. Bu düşüncemden hareketle bu sabah Yaprak’la paylaştığımız tipik bir sabahı bir iki dakikalığına görüntülemeye karar verdim. İşte bizim tekdüze, herhangi bir sabahımız … başrollerde Yaprak, mavi leğen, yerdeki pislik, jenga parçaları ve ben, fon sesleri ise BBC Prime’daki İspanya’da Güneşli Yaşam programı … (aslında televizyon kapalı olur ama bu sabah her ne hikmetse unutmuşum kapatmayı, iyi de olmuş, ortama hareket katmış, Yaprak’da oralı değil zaten …)

Tags: ,

Kim Ters, Kim Düz ?

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
30
Ara

dsc03168aadsc03168a

Havalar soğuk olunca ve evde yapacak da çok fazla şey bulamayınca sonunda minik Yaprak ve annesi azdı. Yaprak “Robotix” oldu, annesi “ördekçibaşı”. Ördekler Robotix’i kovaladı, Robotix yalpaladı, ördekler havalandı, Robotix yerde takla attı, kim altta, kim üstte biz de şaşırdık, dakikalar sonunda ördekler vakladı, Robotix viyakladı, oyun bitti, Yaprak hanım da yorgunluktan yatmaya gitti. Veeeee bir dondurucu kış günümüz de böylece geçti….

dsc03189adsc03191

Ördekçibaşı Robotix’i fotoğraf karesinde işte böyle yakalar …

Tags:

Yaprak Küpleri Üstüste Koydu :)

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
29
Ara

dsc03163dsc03166

Yaprak’ın uzun süredir farklı tipte küp oyuncakları var. Sünger küpleri ile etrafta atmak, ısırmak ve eğer ben üstüste dizersem devirmek şeklinde oyunlar oynuyordu. Üçlü küp setinin üstünde ise farklı fonksiyonlar var. Hayvan resimleri, hareketli tuşlar, vs.

Bugün Yaprak küpleri ile kendi kendine oynarken ona takılayım dedim, yanına oturdum. Üçlü küp setindeki tuşlara basmaya başladım. Derken Yaprak benim elimden küpü kaptı ve pat diye diğer küpün üstüne koydu. Ardından üçüncü küpü alıp diğer ikisinin üstüne koymaya çalıştı. Başaramadı. Ama olsun. Benim ilk defa şahit olduğum bu “küpleri üstüste koyabilme” gelişmesi beni çok sevindirdi. Hemen fotoğraf makinasını kaptım. Bizimki çok şımardı flaşlar patlarken ve tabii ki küpleri birden kenara fırlattı, her zamanki gibi kameraya saldırdı.   :)

Tags: , ,

Yaprak’ın Annesine Ruj Şoku

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
21
Ara

dsc03100adsc03090a

dsc03113adsc03105a

Sakin bir pazar günü geçiriyorduk. İlhan her zamanki gibi ofiste, ben bilgisayar başında, Yaprak ise yanımda oyuncakları ile oynuyordu….du. Bu küçük canavar ne ara gelmiş, çalışma masamın çekmecesindeki, ne zaman koyduğumu unuttuğum rujumu bulmuş, almış, kapağını açmış, yerde emekleye emekleye ( gerisinde halı üzerinde bıraktığı yoğun izlerden anlaşılıyor) kanepe kenarına gitmiş ve orada operasyona bütün yoğunluğu ile girişmiş ?

Ben de saf saf  “ay ne güzel sessiz sessiz oynuyor” diyordum içimden. Ama birden şeytan dürttü, bir bakayım dedim bizimkine. Kafamı dalgın dalgın çeviriken ilk başta hemen  sağ omuz altındaki kahverengi-kırmızı izleri gördüm. Gözlerimi kısıp, dalgın halimden silkinip “Bu da ne?” diye fısıldadım kendi kendime. Biraz daha kafamı çevirdiğimde halı üzerindeki izleri farkettim. İzleri takip ettiğimde ise karşıma şu yukarıda görmüş olduğunuz haylaz böcek çıktı !. Bir an ne yapacağını bilemez halde “nereden buldu çikolatayı?” diye ellimi alnıma koydum. Ama yanılıyordum, felaket sandığımdan çok daha kötüydü. Sözkonusu “renk” kaynağının burnuma gelen kokusunun çikolata değil, ruj olduğunu anladığımda iş işten çoktan geçmişti.  Gülsem mi, ağlasam mı bilemedim. Gittim yanına, eğildim “Ne yapıyorsun sen? dedim sakin sakin, bana baktı ve güldü Yaprak. Ruj kabına sokmuş olduğu o küçük parmağını daha bir ileri itti. Yerdeki ruj katmanını eli ile biraz daha dağıttı. Ben de ona baktım, baktım ve” eh, ne yapalım, bari bu -şahane- anı görüntüleyelim” dedim.

Yaprak rujdan yedi mi bilemiyorum. Ama ellerini, ayaklarını, ağzını, ardından da yerleri temizlemek bayağı vaktimi aldı. Halı ne oldu diye soracak olursanız; halı pazatesi yıkamaya gidiyor. Benim başedemeyeceğim kadar ruja bulanmış durumda çünkü. :)

dsc03114adsc03118

Tags: ,

Yaprak İz Üstünde

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
19
Ara

dsc03056adsc03062a

Bu görüntüler evimizde en sık rastlanabilecek  durumlardan birini sergilemekte. Yaprak iz üstünde diyerek yumuşattığım faaliyet aslında dolap karıştırmak ve içinde ne varsa, ne yoksa yere indirmek. Çalışma masamın içi ağzına kadar dosyalar, kağıtlar, evraklarla dolu dolabı Yaprak hanım sayesinde ilk başta boşaldı. Sonra içi pofuduk oyuncaklarla dolduruldu. Dolayısıyla minik böcek günde siz deyin beş, ben diyeyim on defa bu dolabın içindedekileri dışarı saçıyor, ta ki en dipte her ne varsa ona da ulaşıncaya kadar. E dolap derin olunca da  bizimki yukarıda görüldüğü gibi beline kadar operasyona girişiyor. O kadar komik bir manzara ki bu, sonunda yakalayabildim ve blogumuza ekledim :)

Tags: ,

Yaprak’ı Oyuncaklara Gömdük !

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
22
Kas

Bugün İstanbul’da lodos var. Rüzgarın fazlasının zararlı olabileceğini düşünerek sokağa çıkmamaya karar verdim. Bütün gün evde oturunca küçük canavar tabii ki “tam” canavarlaştı. Yaprak’ın uzmanlık alanı ‘nereye saldırabilir, nereyi karıştırabilir, neyi ağzına atabilir’ şeklinde, çok da fazla çaba harcamadan annesini deli etmek. Bir an gözden kayboluyor, bir bakıyorum bizim odamızda komidinin üstünü karıştırıyor. Benim ayak sesimi duyunca panik halinde komidinin yanından uzaklaşmaya çalışıyor, beceremiyor ve odaya girdiğimde eline her ne geçirmiş ise onu bana masum bir tavırla uzatıyor. Ben de “seni gidi sahtekarrrrrrr” diye hafifçe bağırarak onu kaptığım gibi odadan çıkartıyorum. Hanımefendi gülüyor. Azgın. Fotoğrafta da bu aralar en sık oynadığımız oyunlardan biri var. Yaprak oyuncak leğeni-kovası içine oturuyor, ben de bütün oyuncaklarını üstüne yığıyorum. Sonrasında bayılıyor küçük cadı oyuncakları teker teker alıp etrafa fırlatarak üstünü temizlemeye. Eh, bu oyunun sonu anne açısından hep hazin; anne dört köşeye saçılmış oyuncakları topluyor ve leğene koyuyor. Küçük böcek bir süre sonra tekrar leğeninin yanına geliyor, leğeni ters çeviriyor ve içine oturuyor. Bekliyor, anne gelsin oyuncakları üstüne yığsın. Bunun yanında bir de “Dönen Leğen” oyunumuz var. Bu oyunda tahmin edilebileceği gibi Yaprak leğenin içine (dolu veya boş) oturuyor, annesi de leğeni kah saat yönünde, kah tersi döndürüyor, lunaparklardaki dönen fincanlar gibi. Eh, bütün gün evde vakit nasıl geçer sorusuna da böylece cevap üretebilmiş oluyoruz :)   Şöyle bir soru olabilir : Bu oyunların bebeğin gelişimine ne gibi faydası var ? Cevap : Valla bilemiyorum :)

Tags: ,

Arpa Şehriyelerimiz 2

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
11
Kas

Yaprak’ın haftalık aktivitelerinden “Arpa Şehriyeleri Etrafa Saçmaca” ile yine bol bol eğlendik!? Yaprak saçtı, annesi topladı, annesi ona da toplamayı öğretmeye çalıştı, olmadı, denedi, denedi, hiç başaramadı, sonunda pes etti ve Yaprak sonunda arpa şehriyelerine gönlünce bulandı. Zavallı annesi :(

“Yaprak ile Arpa Şehriye Çorbası” yazısı için TIKLAYINIZ

Tags:

Yaprak’ın Yiyecek Suratı

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
10
Kas

Yaprak’la günün aktivitesi olarak “Yiyecek Surat” yapmayı seçtik. Malzeme tedarikçisi ve sanat direktörü olarak ben, öncelikle küp küp doğranmış havuç, patatesler ile bezelye ve mısırları buharda pişirerek hazırladım. Sonrasında bütün malzemeyi bir kaseye boşalttım. ( siz ayrı ayrı kaplara koyun, bana uymayın :) ) Anlatıldığı gibi evde geniş plastik bebek tabağımız olmadığı için yiyecek surak yapabileceğimiz en uygun zeminin benim doğrama tahtam olduğuna karar verdim. Son olarak Yaprak’ı mama sandalyesine oturttum, karşısına da ben yerleştim.

Yaprak şaşkındı ben malzemeler ile göz, burun, ağız yaparken. Bana baktı, malzeme tabağına baktı, yapılmakta olan şekile baktı. Ne olduğunu anladı veya anlamadı ama çok dikkatle seyrettti bütün gelişmeleri. Benim anlatarak suratı yapmam bittiğinde, havuçlarla yaptığım ağızdan bir parçayı Yaprak’a  yemesi için uzattım. Ham yaptı, yuttu, güldü. Sonra işaret ve baş parmağı ile çok yavaş, sanki bir cerrah operasyon yapıyormuşcasına itinalı kendisi bir havucu kavradı. Bir öyle baktı, bir böyle sonra ağzına götürdü, yedi. Ardından da gerisi geldi zaten. Patates burunlardan tattı, bezelye gözler ile oynadı, mısır saçları çok sevdi. Ehhhh, elbet bütün ahengin, sakinliğin bir sonu var. Minik canavar olaya hakim olduğunu hissettiği andan itibaren kontrolü ele aldı ve aşağıdaki gibi dağıldık, malzemeleri küçük ellerimizle ezdik, vıcık vıcık battık, en sonda da anneye dört tarafa saçılmış yiyecek peltelerini toplamak kaldı.

Oyunla ilgisiz gibi görünse de Yaprak hanım etrafı dağıtırken meşguliyetinin ayaklarına yansımasını kaçırmadım. Parmaklarda hareket maksimum … :) . Giydirdiğim çorapları üç ile beş dakika arasında çıkartıp yok ettği için artık pes ettim, evde görüldüğü üzere böyle çıplak dolaşıyoruz.

Tags: , ,

Soru: 11 aylık bebeğime ne gibi oyunlar oynatabilirim? Cevap : Her bebeğim gelişim sürecinin de farklılaşabileceğini ve oyuna katılım düzeyinin aynı olamayacağını düşünerek aşağıda belirtilen oyunları oynayabilirsiniz.

Yiyecek Suratlar:

Bu oyun bebeğinize bir model ( bir yüz) kurgulaması ve inşa etmesini öğretir. Ayrıca yemek yemek konusundaki ana motor becerilerinin gelişimini sağlar. Eğer bebeğinizi yüksek bir mama sandalyesi veya dizinize oturtursanız daha iyi sonuçlar alabilirsiniz.

Gelişecek beceriler : model tanımlama, ana motor beceriler
Oyun için nelere ihtiyacınız var :
kolay kavranabilen, yönlendirilebilen, küçük yiyecekler, örneğin bezelye, küp şeklinde pişmiş doğranmış havuç, mısır taneleri, küçük parçalara ayrılmış minik domatesler, küp şeklinde doğranmış peynir, pişmiş makarna, vs.

Bebeğinizin kırılmaz yemek tabağını önüne hazırlayın. Oyun esnasında kullanacağınız malzemeleri ayrı ayrı kaplara yerleştirin. Sonra yavaş yavaş, bebeğiniz ile konuşarak bebeğinizin malzemelerden bir yüz yapmasına çalışın. Unutmayın yüzün yapımı aşamasında siz sanat direktörüsünüz. Bebeğiniz malzemeleri kimi zaman avuçlayacak, yüzüne gözüne sürecek, atacak, dağıtacak. Hiç yılmadan ve bunun bir oyun olduğunu unutmadan onun ellerini yönlendirin, ona destek olun. Sizin “desteğinizle” yüzün yapımı bittiğinde ise bebeğiniz yemeğini afiyetle yemesine eşlik edin.

Güvenlik notu : Yuvarlak, büyük kesilmiş veya yumuşak olmayan parçalar yutma problemi yaşatabilir. Parçaların küçüklüğünden, yumuşaklığından emin olun.

Benim Küçük Tramplenim

Çocukların yatak üstünde zıplamayı sevdikleri bir sır değildir. Aslına bakarsanız bebeklerde zıplamayı severler ve bu miniklerin bedenlerinin alt bölümlerini kuvvetlendirmenin ve bacaklarına hakim olmayı öğrenmelerinin mükemmel yollarından biridir.

Gelişen yetenekler : Ayakta durmak, yürümek
Nelere İhtiyacınız var : Yaylanabilir özellikte şilteli bir yatak

Bebeğinizi yatağınızın ortasında ellerinden tutarak dikkatlice ayağa kaldırın. Aşağı yukarı sıçratmasına yardım edin, onu hafifçe havaya kaldırın ve tekrar ayaküstü pozisyonda yerine koyun. Eğer bebeğiniz yürüyorsa, sıçrayarak yatakta yaylandığını keşfedebilirse sonrasında sizin sadece ellerinden tutmanız yeterli olacaktır.

Bir diğer eğlenceli oyun : Bebeğinizi yatağınızın üstüne bacaklarını uzatarak oturtun ve onun düşmeyeceği şekilde ellerinizle zarifçe bastırarak yatağı yaylandırın.

Güvenlik Notu : Bebeğinizi hibir zaman yatak üstünde yanlız başına bırakmayın.

Hatırlatma : Her bebeğin gelişim süreci farklıdır. Eğer bebeğinizin bu aktivite için henüz hazır olmadığını görüyorsanız üzülmeyin, birkaç hafta sonra tekrar deneyin.

Kaynak : Babycenter.com

Tags: , , ,

Park Arkadaşları

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
21
Eki

Yaprak’la Maçka Parkı’na gide gele ufak ufak arkadaşlar edinmeye de başladık. İşte 11 aylık Poyraz ile ablası 3 yaşındaki Sude. Poyraz Yaprak’dan sadece 10 gün büyük ve çok güleryüzlü bir bebek. Sude ise çılgınlar gibi parkın içinde bir o oyuncağa, bir bu oyuncağa koşuşturup “anne, anne” diye bağıran tatlı mı tatlı bir kız çocuğu. Yaprak Poyraz’dan çok Sude ile yakınlık kurdu. Önümüzdeki günlerde umarım sık sık parkta denk geliriz de Yaprak yavaş yavaş sosyalleşir.

Tags: ,

Yaprak’ın Sabah Seansı

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
15
Eki

Yaprak’ın sabah uyanma saatleri bu aralar istikrarlı değil. Bazen 07:00-08:00 arası, bazen de çıldırıp 05:00′de ağlamaya başlıyor. Örneğin bu sabah 07:00′de kalktı. Bu dengesizliği diş çıkatmasına mı bağlamalıyım bilemiyorum. Zor olan benim gece yarısını geçe yattığımda sabaha kimi zaman dört, kimi zaman beş saatlik uyku ile yetinmek durumunda kalmam. Güne biraz sersem gibi başlıyorum kısacası.

Yaprak’ın sabahları standart kahvaltı saati 08:00-08:30 arası. Kahvaltısına bir tatlı kaşığı üzüm pekmezi ile başlıyoruz. Üzüm pekmezi kan yapma özelliğine sahip. Ardından 2 adet ufalanmış petit bourre biskuvi, 3 ölçek milupa aptamil 3, yarım kibrit kutusu yağsız, tuzsuz beyaz peynir ve bir yumurta sarısı karşımını veriyorum. Bu kahvaltıyı ilk başlarda hiç sevmedi. Aslına bakılırsa karışımın pastamsı bir tadı var ama Yaprak nedense benimseyemedi. Derken aklıma kahvaltıyı milupa’nın meyve püresi ile birlikte vermek geldi. Şimdi sorun yaşamıyoruz. Kahvaltı bitiminde 8 damla ferro sanol demir takviyesini aldıktan sonra Yaprak’ı oyuncaklarının arasında özgür bırakıyorum. Sık sık ben de katılıyorum ona. Bir itiş, bir kakış oynuyoruz, ara ara BBC’deki CeeBeBees’e bakıyoruz, “Big Cook, Little Cook”da şarkı söylüyoruz, “Boogie BeeBees”de dans ediyoruz, Teletubbies’de gülen bebek güneşe “merhaba” diyoruz. Her ne kadar televizyonun bebekler için zararlı olduğunu okuduysam da tanıdığı programlara, özellikle de tanıdığı müziklere verdiği güzel tepkilerden dolayı onu bu mutluluktan mahrum etmemeye karar verdim. Yaprak görüntüleri değil ama müzikleri ciddi takip ediyor, hele ben de şarkıları ekrandakiler gibi jest ve mimikler katarak söylersem (hepsinin sözlerini ezberledim) gülerek televizyonu değil beni izliyor. Sonuçta fayda – zarar hesabı yaptığımda BBC coçuk saatleri süresince televizyon açık kalmasını uygun buldum.

Yaprak hanımı saat 10:00′da, gözlerini ovuşturmaya başladığında günün ilk uykusu için yatağına götürüyorum. Yaprak’ın sabah uykusu benim hem bir nefes alma, hem de öğlen çorbasını veya püresini hazırlama sürem oluyor. Geri kalan vakdimde de toparlanıp bilgisayar başına oturabiliyorum.

Tags: , , ,