Posts Tagged "bebek beslenmesi"

Yaprak’ın Öğle Yemeği Izdırabı

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
24
Mar

dsc04300adsc04302dsc04303a

Bu öğlen menümüzde sebzeli tavuk yemeği ve her zamanki gibi yoğurt vardı. Yaprak’ın genelde pek de reddetmediği sebzeli tavuk maalesef bu öğlen bizimkini mutlu etmedi. Ağzına vermeyi başardığım her kaşıkla yüzü, gözü şekilden şekile girdi, hele elini yüzünün üstüne koyup bunalıma girmiş halleri yok mu, bayılıyorum. Böyle problemli yemeklerde cankurtarıcım sağolsun hep yoğurt oluyor. Biliyorum, bebekler yemiyorsa çok da zorlanmaması gerekiyor ama onlarda çok akıllı. Yemek konusundaki nazlarının tuttuğunu anladıkları anda haliniz duman oluyor. Bu sefer reddetmeyi bir oyun haline dönüştürüyorlar, hatta öksürüyor numarasında ağzındakileri tükürünler bile oluyor, misal Yaprak. Ama bazen de hiç beklenmedik şekilde bir bakıyorum her önüne koyduğumu hapur hupur yiyor. Sanırım bebeklerin sadece kendilerinin bilebildiği bir beslenme tempoları var ve sizin bu tempoyu tutturabilmek için sabır taşı olmanız gerekiyor.

Yaprak’la öğlen yemeği mücadelemize ait bir de videomuz var. Yaprak’ın annesi sanmayın ki böyle abartılı, garip konuşur, ama elimde bir kaşıkla bekleyince sıkılıp, sinirlerim bozuluyor, o zaman ben de vuruyorum çeneye, abuk subuk, şarkılar, türküler … ancak geçirebiliyoruz öğünü …

Tags: ,

Muhallebimi Kendim Yiyebilirim Anne !

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
13
Mar

dsc04128adsc04137dsc04141a

Yaprak’la, bir parça gecikmeyle beraber, kaşık kullanmayı öğrenme çalışmalarına başladık. Belki de erkenden minik canavarı kaşık kullanmaya yönlendirmemem iyi olmuş çünkü kaşığı eline verir vermez bizimki sanki doğuştan kaşık elindeymiş gibi önüne koyduğum muhallebiyi hapır hupur yemeğe başladı. :D

Sadece arada bir elindeki kaşığı dolu iken havaya kaldırıp sallamaya başlamasa çok iyi olacak da, daha henüz dolu kaşığın havada sallanmak için icat edilmediğini kendisine anlatmayı beceremedim :?

Tags: ,

Yaprak Bu Aralar Neler Yapıyor, Neler Yiyor ?

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
18
Oca

dsc03376b

Yaprak 13,5 aylık oldu. Hergün yeni yeni şeyler yapıyor, bizi şaşırtıyor. Ben de bu son dönemdeki gelişmeleri not almaya karar verdim.

* Yaprak burun deyince burnunu, ağız deyince ağzını gösteriyor. Saç deyince saçlarını iki eliyle karıştırmaya başlıyor. Kitaplarında banyo yapan bebekleri görünce o da saçlarını şampuanlarmış gibi taklit ediyor.

* Kitaplarındaki bazı resimleri biliyor. Örneğin muz, ayı, kelebek, banyo, kitap deyince ilgili resimleri gösteriyor.

* Herhangi bir aktivite bittiği zaman “bittttiiiii” diyorum, o da iki elini iki yana açarak “bitti” işareti yapıyor. Örneğin yemek bittiğinde, banyo bittiğinde, müzik bittiğinde …

* Dans etmeyi çok seviyor. Benim sevdiğim birkaç parçayı tekrar tekrar çaldığım için öğrendi, onlar başladığı anda sevinç çığlığı atıp başlıyor kollarını bacaklarını oynatmaya. Kendi etrafında dönüyor ve sonra dengesini kaybedip yere düşüyor.

* “Popiş” deyince altının değişeceğini anlıyor ve altını değiştirdiğimiz yatak odasına doğru gidiyor.

* Çorap, ayakkabı, tarak, kitap, bisiklet, televizyon kumandası, telefon deyince istenen objeyi getiriyor.

* Acıktığında çok net “mamaaaa” diyor.

* Kuklalarla oynamayı çok seviyor. Ele veya parmağa takılan kuklalarla oynamak için onları bana getiriyor.

* Herhangi bir yere tutunmadan kendi kendine ayağa kalkabiliyor.

* Aynanın kaşısına geçip çeşitli hareketler yapıp kendini seyretmeyi çok seviyor.

* “Ben” merkezli davranmaya başladı. Eskiden “ver” dediğinde hemen uzattığı şeyleri artık vermiyor, almak için uzandığımda geri çekiyor.

* Diğer bebek ve çocuklarla iletişim kurmayı çok seviyor. Cumartesi günü gittiğimiz doktor kontrolünde kendisinden bir hayli büyük iki çocuğun yanından ayrılmadı. Özellikle kız çocuğun oyuncağı ve elindeki şekerle o kadar ilgilendi ki, 5-6 yaşlarındaki kız çocuğu Yaprak’ı itip düşürmeye kalktı. :(   Annesi kız çocuğuna kızdı, ama bizimki huyundan vazgeçmedi, onun peşinden ayrılmadı, ta ki Nazmi Bey’in yanına girinceye kadar.

* Televizyon ve bilgisayarın kapat düğmesinin ne işe yaradığını öğrendi. Özellikle televizyonu kapatırsa, ben de açmıyorum :)

* Dizlerimin dibine gelip iki kolunu havaya kaldırarak “beni kucağa al” diye artık çok fazla diretmeye başladı. Kucağa alındığında işaret parmağı ile duvardaki resimleri, maskları gösterek kendi kendine eğlenmeyi çok seviyor.

* Bilgisayar klavyesinde “space” tuşunun müzik açıp kapatmak için kullanıldığını öğrendi ve uyguluyor.

* Giyinme, soyunma süreçlerine kolunu, bacağını, ayağını indirip kaldırarak çok yardımcı oluyor.

* “Hayır ” , “yapma lütfen” sözleri ve bu sözleri söylerkenki minik ve jestlerin anlamlarını biliyor. Eğer bu sözleri duymasına rağmen birşeyi yapmaya devam ediyorsa bu artık çok net “yaramazlık” kategorisine giriyor.

* Henüz “mama” dışında bir kelime söylemiyor. Bir ara “anne” diyordu ama onu bıraktı. Genelde kendi kendine iki heceli anlamsız sesler ve şarkımsı mırıltılar çıkartıyor.

* Eline kaşık verdiğimde onu ağzına sokuyor ama henüz önüne dolu bir tabak koyup kaşığı kullanması deneyemedim. Onu da yakında yapacağım :)

* Yemek yemek istemediği zaman elimi itmesi, kafasını başka yöne çevirmesi ve bir şekilde ağzına yemeği verebildiysem onu ‘gülerek’ tükürmesi beni en deli eden son dönem davranışları.

* Sürekli koltuğa tırmanma girişimlerinde bulunuyor ancak beceremiyor ama mama sandalyesinin basamağından yukarı oturma yerine tırmanıp benim kalbimi ağzıma getirmeyi başarabiliyor. Bunun dışında sandalye altlarındaki labirentlerde dolaşma, koltuk arkaları ve sehpa altlarına girmek artık uzmanlık alanlarımız arasında sayılabilir!

* Evde telefon çaldığında hemen telefonun kendisini etrafta aramaya başlıyor. Oyuncak telefonlarının ahizesini de kulağına sanki konuşurmuş gibi götürüp benim “alo” sözmü “aaaaa” şeklinde taklit ediyor. ( bu haline bayılıyorum :) )

* Eline herhangi bir tarağı geçirir geçirmez sonu tararmış gibi saçlarına sürüyor. Kafasında lastik, toka tutamıyoruz. Hepsini 5-10 dakikaü çinde çıkartıyor.

* Yemek alışkanlıklarını sayarsak ; kahvaltıda 250 ml nestle çocuk sütü, yumurta sarısı ( beyazını yemiyor), pınar labne peynir, reçel, bal, tereyağı, ekmek ve danone’nın meyveli çocuk yoğurtlarından bir çeşit yiyoruz. Öğle ve akşamları en sevdiğimiz yemek pilav. Çorba içmeyi sevmiyor Yaprak. Zaten suyu bile pek az içiyor. Ana yemek olarak et, tavuk, balığı severek yiyor. Domates, patates, havuç, bezelye fiks sebzelerimiz. Genelde her öğün evde günlük süt ile yaptığım yoğurdu mutlaka severek yiyor. Günde 350 gr’ın üstünde yoğurt yiyor diyebilirim. Ara öğünlerde muz, mandalina, elma, ananas ve muhallebi veriyorum. Ayrıca çubuk kraker, bebe bisküvisi, farklı kurabiyeler de isteyerek yediklerimiz arasında. Bazen kaçamak yapıp çikolata veya gofret parçaları ile onu mutlu ediyorum.  Meyve suyu içirmiyorum. Yemek faslı dışında yerde gördüğü heşeyi bir de ağzı ile yoklamaktan halen vazgeçmiş değil minik böcek !

Tags: , ,

11. Ay Doktor Kontrolümüz

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
29
Kas

Bugün 11. ay sonu kontrolümüz için doktorumuz Nazmi Ataoğlu’nun yanına gittik. Kasım ayı için herhangi bir aşımız yazılı olmadığı için büyük dram yaşamadık diyebilirim. Yaprak’ın boyu 2,5 cm birden uzayarak 77,5 cm. olmuş. Doğrusu minik böceğin bu derece uzadığını hiç farketmemiştim. Eeee tabii, bunca yemeğe uzayacak canavar. Kilosu ise 10 kg çıktı. Yedikleri hep boya gitmiş demek ki. Bir yaşına bir hafta kala Yaprak hanım boy olarak ortalamanın 3,5 cm üstünde, kilo olarak ise istenen seviyede. Doktorumuz multitabs vitaminden multi-vitamin şuruba geçmemizi istedi. Patlıcan, bakla ve bamba hariç bütün sebzeleri yiyoruz, bu üçünü de 1 yaş sonrasında menümüz alabileceğiz. Kahvaltımızda son bir aydır Nestle’nin ballı Cheerios’unu yarım kibrit kutusu büyüklüğünde yarım yağlı ve tuzsuz beyaz peynir ve bir yumurta sarısı ile karıştırarak veriyordum, ayrıca bir tatlı kaşığı üzüm pekmezini de ihmal etmiyordum. Bu kontrolümüzde sadece sarısını yediğimiz yumurtanın tümünü yememize izin çıktı. Sonuçta gayet sağlıklı bir bebeğimiz olduğunu söyleyen Nazmi Bey’in yanından güle oynaya ayrıldık ve evimize döndük.

Tags: , , , ,

Aylık Doktor Kontrolümüz

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
28
Eki

Yaprak 10 ay 3 haftalık oldu. Bugün sonunda biraz gecikme ile doktorumuz Nazmi Ataoğlu’na gidebildik. Bugün itibariyle kesin eminim ki, küçük böcek ayda bir gelse bile muayenehaneyi hatırlıyor. İçeri girer girmez başladı mızmızlanmaya, muayene masasına koyduğumuz anda ise başladı çığlıklar atarak ağlamaya. Nazmi Bey çok sakin bir adam. Belki tecrübeden, belki de karakteri böyle. Az konuşur, genelde yüzü ifadesizdir. Siz birşeyler sormadıkça veya bir durum anlatmadıkça ondaki bilgiyi alamayız. Böyle bir doktorumuz olmasının hem iyi yönü var, hem de kötü. Kimisi kötü haber tellalı gibi ” şunu yapmazsan böyle olur, onu vermezsen şöyle sonuçlanır” gibi anne babayı geren şeyler söylüyor. Hasta olmayan çocuğu hasta edecek kadar pimpiriklendiriyorlar ebeveynleri. Nazmi Bey’e ise neler soracağınızı, neleri paylaşacağınızı hazırlayarak gitmeniz lazım. Dersini çalışmadan giden çakıyor çünkü. Muayenehaneye girmesi ile çıkması bir oluyor neredeyse. Nazmi Bey ” ya çok sağlıklı” diyor, ya da …. bize başka birşey demedi bugüne kadar. Dilerim de hiç olumsuz birşey söylemez. Onun bu sözlerinden sonra ben başına çörekleniyorum, “onu yedi, bunu yapmadı, çok ağladı, yediklerini tükürdü, süt verdim, su içmedi” … elli tane şey sıralıyorum. O ise hiç sakin ifadesini bozmadan cevap veriyor. Bazen sormasam çok önemli bilgilerden mahrum kalabileceğimi anlıyorum ve içimden Nazmi Bey’i sorguluyorum. Böyle olmamalı, o da birşeyleri anlatmalı bebekler hakkında diyorum kendi kendime. Ama sonuçta doktorumuzdan memnunuz, ona Yaprak’ın sağlıklı gidişatındaki emekleri için teşekkür ediyoruz.

Bugün Yaprak grip aşısı oldu. Boyu yarım santim artarak 74 cm olmuş. Kilosu ise 9800 gram. Geçen ay Nazmi Bey bir ayda 600 gram almış olması konusunda uyarmıştı. Bu sefer kilosundan memnun kaldı, birşey demedi. Geçtiğimiz aylara göre en büyük değişikliği ise günlük menümüzde yaşadık. Başta kahvaltı olmak üzere hiçbir ana ve ara öğün için Yaprak’a özel meme hazırlamamamı söyledi doktorumuz. Kahvaltıda ekmek, reçel, peynir, yumurta sarısı ve üzüm pekmezini ayrı ayrı verebileceğimi, günlük inek sütünü ise bir kaşık toz şeker ile tatlandırarak içirebileceğimi, öğlen ve akşam ise biz ne yiyorsak aynısıyla küçük böceği besleyebileceğimi anlattı.

Doktorumuzun yanından ayrılmadan önce Yaprak’la bir fotoğrafını çekmek istedim, böceği Nazmi bey’in yanına götürünce yukarıda görülen vaziyeti yaşadık, bizimki bastı çığlığı, başladı ağlamaya. Kuşun doktoru ile yıldızları her nedense ( ! ) küs. :)

Tags: , , , ,

Yaprak 4 aylık olduğunda, yani Nisan başı itibariyle, ilk başta elma ile mevye yeme denemelerine başladım. Ancak bu ilk denemelerim başarısız oldu. Yaprak kesinlikle ne elma suyunu, ne de püresini kabul etmedi. Doktorumuz Nazmi Bey ve okuduğum bütün kitaplar “eğer bebeğiniz kabul etmiyorsa zorlamayın, 15 gün sonra tekrar deneyin” demişti, ben de öyle yaptım. İkinci denemem de başarısız olduktan sonra biraz erken davrandığıma kesin karar verdim.

Mayıs ayının 10′unda yeni denemelerime başladım. İlginç bir şekilde, Yaprak elma suyunu değil ama elma püresini yemeyi istekle kabul etti. Aynı zamanda 4 aylıktan itibaren akşamları 19:00-20:00 gibi verdiğim pirinçli muhallebiye muz ezerek eklemeye başladım. Yaprak bu girişimimi de severek yiyince ben çok mutlu oldum. Üçüncü meyvemiz ise kayısıydı. Kabuğunu soyduğum kayısıyı dişsiz ağzı ile kemirmeye çalışması hem çok eğlenceli, hem de başka tatları denemeye hazır olduğunun göstergesi oldu bana. Dün akşam biraz karpuz suyu verdim ama dördüncü kaşıktan sonra suyu geri tükürmeye başladı. Sevdi mi, sevmedi mi anlayamadım. Bir iki gün sonra tekrar deneyeceğim. Bunların yanında Milupa’nın elma – şeftali karışımını çok sevdi. Demek ki eğer şeftaliler biraz daha olgunlaşır ise beşinci meyvemiz olacak. Sonuç olarak üç-dört meyveyi hayatımıza katabilmiş olmaktan memnunum.

Yaprak’ın sulu kıvamdaki kakası, bol miktarda şeker almaya başlamasıyla katılaştı. Hatta bu durum ara ara beni kaygılandırmıyor değil. Bazen kabızlık problemi kapıda gibi geliyor. Sanırım muz ve pirinçli muhallebi birleşince böyle bir etki oluştu. Ne yapmalıyım diye düşünürken taze elma püresinin bu sorunun en iyi çözümü olduğunu geçen hafta keşfettim. Elmanın içindeki lifler Yaprak’ın bağırsaklarına yardımcı oluyor.

Bu arada yabancı web sitelerinde insanların bebeklerini dört aylıktan itibaren sofra yemekleri ile beslediklerini okuyorum ve şok geçiriyorum. Ben “aman bebeğin bağırsakları alışsın, çok zorlanmasın” derken, insanlar kendi yedikleri yemekleri ezerek yedirebiliyorlar. Bu da iyi mi, kötü mü, biz mi çok pimpirikliyiz, yoksa onlar mı çok kaygısız, anlayamadım …

Tags: ,