Posts Tagged "aslı uçman"

dsc05778adsc05788a

Dün Yaprak’la yine pusetsiz elele sokağa çıktık. İlk durağımız planladığımız üzere Şairler Sofası Parkıydı. Maalesef tam üst sokaktaki okulun dağılma saatinde parka vardığımız için bütün oyuncaklar çok meşguldu. O nedenle biz de parkın içerisinde biraz dolaşarak heykelleri inceledik. Yaprak’ı Orhan Veli Kınık’ın kucağına oturtup fotoğraf çektiğim esnada İlhan’dan telefon geldi. Yakınlarda olduğunu ve bize katılabileceğini söyledi. Beş on dakika kadar da 14 aylık Tuna bebek ve annesi ile sohbet ettikten sonra İlhan geldi. Bende Yaprak’ın bir de fotoğrafını çekti, çok iyi etti. :)

dsc05791adsc05792a

Sonrasında caddenin karşısındaki Cafe Zero’ya geçtik. Cafe Zero ekibi de artık Yaprak’ı çok iyi tanıdıkları için ona bol köpüklü çikolatalı süt ikram ettiler. Yerimize yerleştikten kısa süre sonra karşı masamıza bir çift geldi. Hatta İtalyanca telefonla konuşan uzun boylu adama kulağım gitti ve burnumun direği yine “İtalya, İtalya” diye sızladı. Zaten telefonda Nevra ile Eray’ın da önümüzdeki hafta İtalya’da olacağını öğrendiğim iki-üç saat olmuştu, bu İtalyanca konuşmalar da yarama tuz biber ekti adeta. Yaprak her zamanki gibi bizim masa dışında her yerle ilgiliydi ve bir baktık bahsini ettiğim karşı masamızdaki çiftin yanına yerleşmiş bile. İsimlerinin Dilek ve Mehmet Işık olduğunu öğrendiğimiz çiftle Yaprak o kadar uzun süre oturdu ki, sonunda “bir fotoğrafınızı çekebilir miyim?” diye sormak zorunda hissettim kendimi. Yaprak çiftin kendilerine yemek üzere aldıkları tosttan, kekten hapur hupur yedi. Hatta İlhan’a “O tostu ben vermeye kalksam yemez” diye sitem bile ettim.

Zaman hızla akıp gitti ve saat 19:30′a yaklaşırken biz de evimize dönmek üzere ayaklandık. Yaprak hanım da ancak bizim kalkmamızla Dilek abla ve Mehmet abisinin yanından ayrıldı ve bize katıldı. Eve dönüş yolunda bir eli bende, bir eli İlhan’da yarı yürüyerek, yarı havada çok eğlendi minik böcek. Ayrıca yol üzerinde Aslı ile karşılaştık ve görüşmek üzere sözleştik. Eve vardığımızda saat sekizi geçiyordu. Yaza girmemizle beraber havanın geç kararmasına halen alışabilmiş değilim, hep saatin ne kadar geç olduğunu görüp şaşırıyorum. Yemek saatlerimiz ise hepten kaydı. Bakalım ne zaman alışacağım bu durma?

Tags: , , , , , ,

Kızlar Kafede

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
26
Nis

dsc04983adsc04990a

Dün Yaprak’ın tam öğlen yemeğinin sonuna gelmiştik ki telefon çaldı. Arayan Ayşe Musal ve Aslı Uçman’dı.  “Hadi dışarı çıkalım” dediler. Biz de Yaprak’la jet hızında hazırlandık ve buluşma noktasına gittik. Ayşe ve Aslı Yaprak’ı büyük bir sevgi ve coşkuyla karşıladılar. Bizimki başta bu sevgi seli karşısında çok utandı. Ortama alışması biraz zaman aldı. Bu arada biz de Nişantaşı’na çıktık yürüyerek ve kendimize oturabileceğimiz kafe aradık. Sonunda Backhaus’da karar kıldık.

dsc05000adsc05005a

Kendimize çay ve tatlı tuzlu kurupastalar sipariş ettik. Çaylarımızı keyifle içip, sohbet ederken Yaprak hanım kucaktan kucağa dolaştı. O yetmedi yan masalara harekata geçti, elinde çikolatalarla geri döndü.

dsc05012adsc05007a

Biraz etrafta dolandıktan sonraki durak annenin kucağı oldu. Anne kucağında olduğu süre boyunca önümüzdeki şekerlikteki şaker paketleri parçalandı, etraf bir parça dağıldı, pislendi”. Her zamanki gibi “Yaprak buradaydı” imzamızı atmayı elbet ihmal etmemiş olduk böylece.

dsc05020adsc05022a

İki saatin sonunda Yaprak hanımdan nahoş kokular yükselmeye başladı. Bu bize “gitme vakdi” geldiğini işaret etti. Yaprak’a “gidiyoruz” deyince bizimki taktı annesinin çantasını koluna kapıya doğru yöneldi.”Durrr, gitme, daha paltonu giymedin” diye seslendik ona ve dışarı çıkmak üzere topyekün hazırlandık. Yol boyunca güle oynaya ilerledik, İTÜ fakültesinin otoparkından içeri girdiğimizde de minik canavarı pusetinden çıkartıp bizimle birlikte yürümesini özgür bıraktık. Rüzgarlı havada yüzünde kocaman bir gülümseme ile koşuşturdu Yaprak’ım hayatından çok memnun.:D

Günler hızla geçiyor ve bazen Yaprak’ın ne kadar hızlı büyüdüğüne, her konuşulanı anlayabildiğine inanamıyorum. Zaten son bir haftadır ben telefonla konuşurken telefonu elimden alıp o da konuşmaya başlıyor. “Baaa, daaa, buuuu, uuuu, namanııı,” türünden sesler çıkartıyor büyük ciddiyetle. Ben dişlerimi fırçalarken, o da dişlerini fırçalamak istiyor. Artık onun da bir diş fırçası var. “Saç, kulak, göz, yanak, ağız, burun, diş, kol, el, bacak, ayak, parmak” kelimelerini çok rahat anlayıp yerkerini hemen gösteriyor. Üstündeki kazak, hırka cinsi giysileri kendi çıkartabiliyor. Beraber eğilip, kalkmaca oynuyoruz. Dans en büyük hobimiz. Yemeklerini kaşıkla kendi yemeye iyice alıştı. Artık geceleri yatak vakdi okuduğum “On İki Prenses” masalını dinlediğini farkediyorum. Odasındaki radyoyu kendi kendine açıp, müzik dinleyebiliyor. Bisikletine kendi kendine binebiliyor. Dİğer çocuklarla olan iletişimi arttı. Şu an aklıma gelmeyen bir sürü gelişme ile Yaprak bebeğim her gün beni çok çok şaşırtıyor. :D

Tags: , ,

Yaprak’ın Misafirleri Var !

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
6
Oca

yap13yap14

Ayşe Musal ve Aslı Uçman seni bugün görmeye geldiler. Senin çok güzel bir bebek olduğunu düşünüyorlar. Sen de onlar varken çok usluydun. (her ne hikmetse !!! … sanki bütün gece beni uyutmayan minik canavar gitmiş, küçük bir pericik gelmişti) . Sana çok güzel hediyeler getirdiler. Senin adına ben onlara teşekkür ettim. :)

Tags: , ,