İlk defa seni bu kadar net gördüm. Ne kadar heyecanlandığımı anlatamam. Hareketli halini izlemek, seni birebir hissedemesem de kalbinin attığını bilmek, duymak, düşünmek, anlamaya çalışmak apayrı bir zevk. Dışarıdan bakıldığında tabii ki ben de görüntü olarak değişiklik yok. Hatta her gören “sen kilo vermişsin” diyor. Doktorumuz Murat Bey kilo alımı konusunda çok hassas. İlerleyen günlerde göreceğiz bakalım neler olacak …
Hamileliğin ilk aylarının zor olduğunu heryerde okuyordum, duyuyordum ama insan yaşayınca söylenenlerin eksik olduğunu inanıyor. Herhalde benim yaşadıklarım bünyesel. Ben hiç kendimi hayatım boyunca bu kadar halsiz hissetmemiştim. Bu kadar başım ağrımamıştı. İçim bulanmamıştı. Nefessiz kalmamıştım. Hayatım allak bullak oldu diyebilirim.
Cinsiyetinin erkek olduğuna yönelik içimizde bir his var. baban isnimi buldu bile “Onat”. Ben de çok sevdim. Birçok değerli şey çağrıştırıyor. Murat Bey’de erkek olabileceğini söyledi. Gelecek ay netleşecek, o güne kadar sen Onat’sın. Küçük oğlumuz …
7 Mayıs 2007, İpek ile İlhan hayatlarını birleştirmek üzere imza atıyorlar. Bütün sevdiklerimiz, birkaç eksikle de olsa yanımızdalar. İlhan Hollanda’dan geldi üç gün önce, 3 gün sonra da geri dönecek. Bazen bazı şeyler böyle hızlı olmalı ki, çok kafa yormasın. Herkese tavsiye olunur.
Anneaanemi 4 Nisan’da kaybettik. Sevgili anneannem hiç beklemediğimiz bir anda bize veda etti. Onu aramızdan ayrıldığı sabah ziyaret edebildiğim ve son kez görebildiğim için içimde hüzünlü bir mutluluk var.
Bir canın aramızdan ayrılması belki de bir yenisinin bize katılacağının habercisiydi. Eda’da da öyle olmamışmıydı. Muhsin dedemin kaybından hemen sonra Eda’nın haberini almıştık Başak’tan. Bizde İlhan’la 13 Nisan akşamı evde test yaptık. Pek silik bir pembe göründü test aletinde. İlhan inanmadı, ben dondum. Sonrasında ilk şok dalgası geçince çok sevindik, şaşırdık, heyecanlandık, ben garipleştim, “nasıl yani?” diyerek adeta bir ara hissizleştim. Ben 9 ay sonra anne mi olacaktım ? Anne olmak kavramı bana öyle uzak geliyordu ki.
Sonrasında tabii ki doktor arayışına giriştik. Benim çok da düşünmeden aklıma ilk gelen isim sevgili arkadaşım Müge Çerman oldu. Müge hanım böyle zamanların şaşmaz adresidir. Ona açtığım telefon sonrasında bana doktor Murat Çarak ismini ve telefonunu verdi. Murat Çarak Müge Hanım’ın yakın arkadaşlarından İrem’in kızını doğurtmuştu ve İrem çok memnundu. İlk telefonum sonrasında iki hafta sonrasına randevu aldım. Müge hanım’dan ilk randevuda bana eşlek etmesini rica ettim. o da beni kırmadı sağolsun.
Murat Bey’in muayenehanesine ilk gidişimizde biraz gergindim. Ne olacaktı, nasıl kontrol edilecektim ? Murat Bey nasıl biriydi ?
Sonunda Murat Çarak ile bugün tanıştık. Murat Bey beni ilk imaj anlamında hayal kırıklığına uğratmadı. Çok kendine güvenen bir duruşu, samimi bir gülüşü vardı. Sonrasında sakin karakter yapısına sahip olduğunu konuştukça farkettim. Bu durum beni çok rahatlattı. Bana hamile bir kadına sorulabilecek bütün soruları yöneltti. Beni doktor fobimden dolayı biraz yabani bulmuş olabilir diye düşünmüştüm. Belim çok ciddi sakatladığımda emar çektirmemiş olmamı şok geçirmiş bir edayla kınadı.
Soru cevap etabından sonra ikinci bir odaya geçerek ultrason çekimi için bana gösterilen yere uzandım. Ekranda cenine ait görüntüleri seçmeye çalışırken kendimi sanki denizaltında radara bakar gibi hissettim. İleride birşeyler vardı ve ben onu tespit etmeye çalışıyordum. Murat Bey “Bak, orada” dediğinde benim onun gösterdiği yeri kavramam biraz zamanımı aldı. Sanırım heyecandan. Hiç de NTV’nin belgesellerinde izlediğim gibi değildi doğrusu.
Kontrol fazla sürmedi. İki basılı görüntüyü makinadan çıkartıp bana verdi doktorumuz. Ben de hala kafam karışık çıktılara baktım. Murat bey bana Haziran başı için randevu verdi. İlk beş ay kesinlikle kilo almamamı istedi. Haziranda değil ancak Temmuzdaki kontrolde bebeğimizin cinsiyetini öğrenbileceğiz. Biz bebeğimizi nedense hep erkek olarak düşünüyoruz, hatta ismini de ben koydum “Onat”.
Yazılarımıza Gelen Son Yorumlar