Archive for the "Bebekçe Şeyler" Category
Yaprak’ın En Sevdiği Kitapları
in 0-1 Yaş, Bebekçe Şeyler Etiketler: 10 aylık bebek gelişimi, bebek kitapları, bebeklere kitap okumakYaprak’ın ilk aylarından itibaren onu kitaplarla buluşturmaya çalıştım. Farklı boyutlarda, içeriklerde, tasarımlarda kitaplar satın aldım. Son dönemlerde ise Yaprak’ın bakmayı sevdiği kitaplarını çok net tespit edebildim.
Yaprak şu an için çizgi kitaplardan çok hoşlanmıyor. Canlıların, nesnelerin gerçek görüntüleri onun daha dikkatini çekiyor. Belki evde veya sokağa çıktığımızda fotoğraflarda gördüğü objelerin, bebeklerin, hayvanların, yiyeceklerin benzerlerini kitapların sayfalarda görmek onu daha çok heyecanlandırıyor. Ayrıca sayfaların ne çok küçük, ne de çok büyük olması ona cazip gelmiyor. Çünkü her ikisinin de sayfalarını çevirmekte zorlanıyor. Diğer taraftan sayfaların kolay kolay parçalanmaması şart. Eğer ısırabileceğini veya yırtabileceğini farkederse kesinlikle kitapları affetmiyor canavar.
Sonuçta uzun elemelerden sonra Ankara Koleji’nden sınıf arkadaşım Yeşim Sayın Yılmaz’ın yazın görüşmemizde Yaprak’a hediye getirdiği İlk Eğitim Dizisi bizim favorimiz. Doğan Egmont Yayıncılık’tan çıkan İlk Eğitim Dizisi “Yemek” – “Oyun” – “Banyo” – “Uyku” kitaplarından oluşan dörtlü bir set. Set 0-2 yaş grubu bebekler için uygun içeriğe sahip. Bu kitaplara Yaprak tek başına uzun uzun bakabiliyor, kitapların alt bölümündeki koca delikler sayesinde sayfaları kolayca çevirebiliyor. Ayrıca benim anlatımımla fotoğrafları tek tek inceleyerek de hem öğretici, hem de keyifli vakit geçirebiliyoruz. Kitaplarla geçirdiğimiz vakit şu an için bir seferde beş dakikayı aşmıyor. Yaprak sonrasında ilgisini kaybediyor. Bu süre takip ettiğim kaynaklara göre şimdilik normal, ileri dönemlerde ne olacağını göreceğiz.
Yaprak’a masal okumak konusunda ise rötardayız. Gün içinde ve gece uykularına müzik ile dalmaya alıştığından gün içinde ne zaman masal okuyabileceğimi keşfetmiş değilim. Kafam bu konuda biraz karışık doğrusu … Gün içinde kendi kitabımı sesli okuyorum yarım saat kadar, nasıl olsa okunanı anlamıyor diye düşünüyorum. Ama Yaprak’ın masal dinlemesinin alışkanlık haline gelmesinin yanında, benim için de ona masal okumak bir alışkanlık haline dönüşmeli, henüz dönüşebilmiş değil
Arpa Şehriye İle Yaprak Çorbası
in 0-1 Yaş, Bebekçe Şeyler Etiketler: 9 aylık bebek gelişimi, bebeklerle oyunBugün yeni bir oyuna başladık. Arpa şehriye ile Yaprak Çorbası oyunu. Bu oyun için malzemelerimiz bir paket arpa şehriye, iki kap ve genişçe boş bir alan.
İlk başta Yaprak’ı alıp boş mekanın ortasına oturtuyoruz, sonra onun gözleri önünde bir paket arpa şehriyeyi büyük kaba olabildiğince yüksekten boşaltıyoruz. Yaprak hayretle düşen parçaları izliyor, çıkan sesi dinliyor. Haşır huşur, faşır fuşur … sonra şaşkın şaşkın boş pakete ve dolu kaba bakıyor. Bilemiyor ne yapacağını, bana bakıyor. Ben de ona yol gösterebilmek için yavaşça elimi daldırıyorum kaba, avuçluyorum arpa şehriyeleri. Sonrasında elimi havaya doğru kaldırıp şehriyelerin parmaklarımın arasından aşağı düşüşlerini gösteriyorum Yaprak’a. Minik böcek olayı derhal kavrıyor. İlk başta tek eli ile ardından iki elini hızla şehriyelerin içinde daldırıp ortalığa saçıyor parçacıkları. O dağıtıyor, ben topluyorum, o ağzına atmaya kalkıyor , ben engelliyorum, dakikalar böyle geçiyor. Ama sanılmasın bizimki kahkahalar atıyor, bir ciddi bir ciddi, zannedersiniz cerrah büyük operasyonda. Avuç içindeki parçalar dikkatle inceleniyor, avuç yavaş yavaş açılıp içine bakılıyor ve ardından tanecikler sakin sakin yere bırakılıyor. Bazen tek bir parça büyük bir dikkat ile baş ve işaret parmağı arasında kavranıyor ve tam ağıza atılacakken …. engelleniyor.
Yaprak hanım etrafa saçmayı çok iyi öğrendi ama henüz saçtıklarını toplatamadım. Küçük kabın fonksiyonu dağılanların içine toplanması ama nafile. 15 -20 dakika oynadıktan sonra Yaprak başka oyuncaklarına yöneldi, ben de bu yeni bol parçalı ( ! ) oyuncaklarımızı en küçük tanesine kadar ortadan kaldırdım. Eh, artık ikinci seans yarına …
Bu da çok başarısız bir arpa şehriye çekimi ![]()
Arpa Şehriyeli Yaprak Çorbası
Aşağıdaki öğütler herkesin kafasından geçen ama hiçbir zaman kaleme dökmediği hayat tecrübelerini özetliyor. Bu öğütleri ben yazmadım ama Yaprak’ın ileride kesinlikle okumasını isteyeceğim değerdeler.Bu nedenle de bloga ekliyorum. Bu öğütleri hayata geçirebilmek konusunda insan kendisini hep sorgulamalı.
* Hiçbir başarısızlık son değildir. Hiçbir başarı da…
* Olanaklarının biraz altında yaşa. Shakespeare’ in Kral Lear’ının dediği gibi “gösterdiğinden daha
fazlasına sahip ol.”
* Yapabileceğin kadar söz ver.Sonra söz verdiğinden fazlasını yap.
* Oturarak başarıya ulaşan tek şey tavuktur.
* Övgü almak tatmin edici birşeydir ama hiçbir zaman sana birşey öğretmez.
* Dalın ucuna gitmekten korkma,meyve oradadır.
* Büyük adam büyüklüğünü küçük adama davranışıyla gösterir.
* Senin karakterin hakkındaki ipuçlarından biri, öfkeli ve kızgın olduğun zamanlarda başkalarına
verdiğin görüntüdür.
* Düşmanlarını güç kullanarak değil, bağışlayarak yenebilirsin.
* Terbiyeli olmak kimi zaman başkalarının terbiyesizliğine katlanmak anlamına gelir.
* Başlamak için en uygun zamanı beklersen hiç başlayamayabilirsin.Şimdi Başla…Şu anda
bulunduğun yerden,elindekilerle başla.
* Herşeyi değiştirebilmek için önce tavrını değiştir.
* Övgüyü kimin alacağını umursamazsan başarabileceklerinin sınırı yoktur.
* Söylenmemiş kötü sözleri yutkunmaktan hiç kimsenin midesi bozulmamıştır.
* Mutsuzluğumuzun neredeyse tümü kendimizin başkalarıyla kıyaslamamızın sonucudur.
* Böbürlenme…Treni hareket etiren düdüğü değildir.
* İnsanların seni ne denli ender düşündüklerini bilseydin, “Acaba hakkımda ne düşünüyorlar?” diye bu denli dertlenmezdin.
* Yapabileceğinin en iyisini yapıyorsan başarısızlık için endişelenmeye zamanın olmayacaktır.
Bu da annesinin kaleminden Yaprak’a bir öğüt olsun;
“İyi ve doğru insan olmak kendin dışında herkese sıkıntı veya zorluk vermektir. ‘Sıkıcı’ veya ‘zor’ olarak sıfatlandırılmak pahasına iyilik ve doğruluktan vazgeçme. Ama sakın unutma, eğer melek olsaydık kanatlarımız olurdu.”
“Annemden Yaşamsal Öğütler” XING sosyalleşme ağında üye olduğum “Anne ve Baba Olmak” grubundan bir üye arkadaş tarafından forumlara eklenmiştir.
İki hafta önce Yaprak’la babası dışarı çıktığında ben de fırsattan istifade kendimi Kabalcı Kitapevine attım. Amacım Yaprak’a uygun kitaplar bulabilmekti. Çocuk kitapları reyonunun genişliği nedeniyle Kabalcı’da tahmin ettiğimden fazla süre kaldım. Son yıllarda okul öncesi ve 0-3 yaş grubuna yönelik yayınların artmış olması çok sevindirici. ( Yurtdışı ile kıyaslanınca tabii çok sönük kalıyoruz) Yaşını doldurmuş bebeklere yönelik seçenek fazlaydı ama ilk yaş içinde olanlar için rafları bayağı karıştırmam gerekti. Sonunda iki tane uygun kitap bulabildim.
Bunlardan birincisi Net Çocuk Yayınlarında “Dokun-Hisset Dizisi”nden çıkmış olan “Ce-eeeeee ! Haydi Bul Beni” idi. Çok kalın kartondan yapılmış olan kitap sayfalarındaki kulakçıklarını kaldırınca tatlı bebek fotoğrafları ile size soru sorma imkanı veriyor. Bu yolla da zaman içinde bebek ile soru-cevap iletişimi içine girilip, bebekte düşünme ve bellek becerisi geliştirilebiliyor. Serinin diğer kitapları maalesef yoktu.

İkinci bulduğum kitap ise orijinali Dorling Kindersley Kitaplarına ait, Türkiye’de Mandolin Yayınları’ndan (bu yayınevnin web sitesi henüz yok) çıkan “Mutlu Bebek- Happy Baby” oldu. Bu kitapta da çok tatlı bebek ve oyuncak fotoğrafları kulakçıklarla detaylandırılarak insanın temel duyguları; mutluluk, üzüntü, heyecan, somurtkan, canlandırılmış. Yine bebeğinizle resimler hakkında soru-cevap şeklinde karşılıklı konuşabiliyorsunuz. Özellikle kulakçıklar Yaprak’ın çok ilgisini çekiyor. Bu kitap da bebekte düşünme, bağlantı kurma ve bellek becerisini geliştirmeye yönelik.
Henüz Yaprak kalın kitap sayfalarını çeviremiyor, 9 aylık olana kadar da çeviremeyecek. Zaten şu anda Yaprak için kitabı yemeye kalkmak resimlere bakmaktan çok daha cazip görünüyor !
“Günün Sorusu – 4 : Bebeğime ne zaman kitap okumaya başlamalıyım ? Faydaları nelerdir ?” yazısı için tıklayınız.
“Remzi Kitapevi / Çocuk Kitapları / Uykudan Önce Serisi” yazısı için tıklayınız.
“Bu da nesi?” diyebilirsiniz… ItsImagical ? … Bu Yaprak ve benim en sevdiğimiz oyuncak markası
Yaprak için oyuncak alışverişi yaparken “Aaaaa, ne güzel, aaaa ne şirin” diye seçimlerimi yapmıyorum. Yaprak’ın gelişim sürecinde ona uygun alternatiflerin neler olabileceğini araştırdıktan sonra sokağa çıkıyorum. Baktığımda bugüne kadarki dükkan seçimlerimdeki en belirgin özellik, Türkiye’deki oyuncak perakendecilik anlayışından hoşlanmadığım. Eğer biraz oyuncak dünyasına girerseniz, ülkemizdeki bu tip oyuncak marketlerinde satılan ürünlerin çok baştan savma, kalitesiz, çalışanlarının ise bilgisiz olduklarını, bu zincirlerin sahiplerinin içinde bulundukları işe dair hiçbir pediyatrik inceleme yapmadıklarını, kısacası işlerine kesinlikle bilimsel yaklaşmadıklarını çok net görebilirsiniz. İşinde özensiz olandan mal almamak özgürlüğümü kullanarak artık bu dükkanlara yaklaşmadığımı söyleyebilirm.
Peki, girdiğimiz oyuncakçıyı ve bir oyuncağı sevmemiz için neler gerekli diye düşünecek olursak ;
1. Yaprak’ın ilgisini çekmesi,
2. Oyuncakların mümkün olduğunca doğal malzemelerden yapılması,
3. Bebek ve çocuğun zihinsel, duygusal ve bedensel gelişiminde ne gibi faydalar sağlayabileceğini net bir şekilde okuyabilmemiz ve bu faydanın benim aklıma yatması,
4. Aldığımız oyuncakların Yaprak’ın gelişimde birbirleri ile senkronize olması
5. Aldığımız oyuncakların bize uyan bir üsluba sahip olması.
6. Dükkan raf düzeninin sistemli olması, oyuncakların dönemsel olarak çocuk gelişimde birbirleri ile bağlantılarının kurulmuş olması
7. Satıcının/tezgahtarın sattığı oyuncaklar hakkındaki bilgisi, bize olan ilgisi ve bizi doğru yönlendirebilmesi
TaygaToys’u da çok beğenmemiz bir yana, yukarıdaki açılımlardan sonra en sevdiğimiz oyuncak markasını ItsImagical olarak tespit ettik. ItsImagical, bebekler, okul öncesi ve sonrası dönem çocuklar için son derece zengin, geliştirici, eğlendirici, yaratıcılığı teşvik edici oyuncak alternatifleri sunuyor. Aslen İspanyol olan markanın İstanbul’da biri Nişantaşı City’s de olmak üzere dört mağazası var ( Levent – Kanyon / Kemerburgaz – Artell Forum/ Bahçeşehir – Pretij Mall ) . Bir mağazası da Ankara Oran’da bulunuyor. Reklam yapmış gibi olduk ama bir kullanıcısı olarak ilgililerine şiddetle tavsiye ederiz.
Yaprak’ın İlk Meyveleri
in 0-1 Yaş, Bebekçe Şeyler Etiketler: 6 aylık bebek gelişimi, bebek beslenmesi
Yaprak 4 aylık olduğunda, yani Nisan başı itibariyle, ilk başta elma ile mevye yeme denemelerine başladım. Ancak bu ilk denemelerim başarısız oldu. Yaprak kesinlikle ne elma suyunu, ne de püresini kabul etmedi. Doktorumuz Nazmi Bey ve okuduğum bütün kitaplar “eğer bebeğiniz kabul etmiyorsa zorlamayın, 15 gün sonra tekrar deneyin” demişti, ben de öyle yaptım. İkinci denemem de başarısız olduktan sonra biraz erken davrandığıma kesin karar verdim.
Mayıs ayının 10′unda yeni denemelerime başladım. İlginç bir şekilde, Yaprak elma suyunu değil ama elma püresini yemeyi istekle kabul etti. Aynı zamanda 4 aylıktan itibaren akşamları 19:00-20:00 gibi verdiğim pirinçli muhallebiye muz ezerek eklemeye başladım. Yaprak bu girişimimi de severek yiyince ben çok mutlu oldum. Üçüncü meyvemiz ise kayısıydı. Kabuğunu soyduğum kayısıyı dişsiz ağzı ile kemirmeye çalışması hem çok eğlenceli, hem de başka tatları denemeye hazır olduğunun göstergesi oldu bana. Dün akşam biraz karpuz suyu verdim ama dördüncü kaşıktan sonra suyu geri tükürmeye başladı. Sevdi mi, sevmedi mi anlayamadım. Bir iki gün sonra tekrar deneyeceğim. Bunların yanında Milupa’nın elma – şeftali karışımını çok sevdi. Demek ki eğer şeftaliler biraz daha olgunlaşır ise beşinci meyvemiz olacak. Sonuç olarak üç-dört meyveyi hayatımıza katabilmiş olmaktan memnunum.
Yaprak’ın sulu kıvamdaki kakası, bol miktarda şeker almaya başlamasıyla katılaştı. Hatta bu durum ara ara beni kaygılandırmıyor değil. Bazen kabızlık problemi kapıda gibi geliyor. Sanırım muz ve pirinçli muhallebi birleşince böyle bir etki oluştu. Ne yapmalıyım diye düşünürken taze elma püresinin bu sorunun en iyi çözümü olduğunu geçen hafta keşfettim. Elmanın içindeki lifler Yaprak’ın bağırsaklarına yardımcı oluyor.
Bu arada yabancı web sitelerinde insanların bebeklerini dört aylıktan itibaren sofra yemekleri ile beslediklerini okuyorum ve şok geçiriyorum. Ben “aman bebeğin bağırsakları alışsın, çok zorlanmasın” derken, insanlar kendi yedikleri yemekleri ezerek yedirebiliyorlar. Bu da iyi mi, kötü mü, biz mi çok pimpirikliyiz, yoksa onlar mı çok kaygısız, anlayamadım …


Bir bebeğiniz olduğunda onun her hareketini, çıkardığı her sesi takip ediyor ve verdiğini tepkilerin olması gereken seyiri izleyip izlemediğini dikkatle gözlemliyorsunuz. Bu amaçla kitaplar satın alıyor, internetten araştırıyor, okuyor, dinliyor ve sonunda da şimdi benim yapacağım gibi bulduklarınızı derleyip yazıyorsunuz.1. Ay: Yüzüstü dururken başını hafifçe kaldırabilir, olduğu yerde emekleme hareketleri yapabilir. Eli yumruk şeklinde sıkılıdır. Sese tepki gösterebilir. Bu tepkiler göz kırpma, hareket ve sıçrama biçiminde olabilir. Karşısındaki insanın yüzüne bakabilir.
2. Ay : Başını 90 derece dik tutabilir. El artık yumruk şeklinde değildir. Konuşulunca veya ilgilenilince gülümser. Etrafı ilgi ile seyretmeye başlar.
3. Ay : Yüzükoyun pozisyonda kolları üzerine yaslanarak gövdesini kaldırabilir. Başını dik tutma hareketini kolaylıkla gerçekleştirebilir. Elleri genellikle açıktır. Eşyaları yakalayıp kendine doğru çekebilir. Keyifli olduğuna dair sesler çıkarır. Tanıdığı kişilere veya eşyalara uzanabilir. Beslenme hazırlığını anlar.
4. Ay : Destekle oturmaya başlar. Eşyayı almak için iki kolunu birden kullanabilir. Masa üzerindeki ilginç bir eşyaya dokunabilir. 5 aylıkken sesleri ayırt etmeye başlar.Zil sesine başını çevirir. Agu- agu sesleri çıkarır. Etrafını seyretmekten keyif alır.
6. Ay : Sırtüstü pozisyondayken yüzükoyun dönebilir. Desteksiz oturabilir. Yatar durumda ayağını ağzına götürebilir. İki elini ayrı ayrı kullanabilir. Eşyayı bir elinden diğerine geçirebilir. Tek heceli sesler çıkabilir. 7 aylıkken “baş baş” yapabilir. Yabancıları yadırgamaya başlar. El çırpma oyununu anlar, yapar.
9. Ay : Emekleyebilir. Ayağa kalkabilir. Ayakta durmaktan keyif alır. Baş ve işaret parmakları ile küçük bir eşyayı alabilir, biberonu tutabilir, parmakları ile yiyebilir. Sesleri taklit eder. 10 aylıkken bazı sesleri anlayarak söyler. (baba, mama). Etrafı karıştırmaya başlar.
12 Ay : Yardımsız veya yardımla yürüyebilir. Oturduğu yerde kendi kendine dönebilir. Baş, işaret parmaklarını kullanır. Eşyayı yere atar. Oyuncakları elinden bırakır. Basit emirlari anlar, yapar. 2 sözcük söyleyebilir. Başkalarının hareketlerini taklit etmeye başlar. Giyinirken size yardımcı olur.
15. Ay : Rahatça yürür, emekleyerek merdiven çıkar. Öğretildiğinde iki küplü kule yapabilir, taklit olarak yazı karalar. Basit emirları anlar, yapar. 4-6 sözcük anlar. Anlaşılmayan sözleri konuşur gibi sıralar. Sözcük salatası yapar. Altını ıslattığı zaman annesine haber verir.
18. Ay : Koşabilir. Ayakta iken düşmeden oyuncağını fırlatabilir. Kitap yapraklarını ikişer, üçer çevirebilir. Kaşığını dolurarak kendisi yemek yiyebilir. 7-20 sözcük bilir. Vücudunun en az bir parçasının adını bilir, eliyle gösterir. Sözcük salatasına anlaşır kelimeler katmay başlar. Altını ıslattığı zaman annesine haber verir.
21. Ay : Çömelebilir, merdiven çıkabilir. Beş küplü kale yapabilir. Bir bardağı tutarak kendi kendine birşey içebilir. 3-5 vücut bölümünü bilir. İki sözcüklük cümle kurabilir. Yemek ve tuvalete gitme isteklerini işaret ve sözcükle belli etmeye başlar.
24. Ay : Yardımsız merdiven inip çıkabilir. Kitap yapraklarını teker teker çevirir, pabuçlarını ve pantolonunu çıkarabilir. 50 sözcük bilir. 2 sözcüklük cümle kurabilir. 3 zamir bilir. (ben, sen, biz) Resimlerdeki eşyaların isimlerini söyleyebilir. Çatal ve kaşığı rahatça tutup kullanabilir.
Remzi Kitapevi/Çocuk Kitapları/Uykudan Önce Serisi
in Bebekçe Şeyler Etiketler: çocuk kitapları, remzi kitapevi





Biraz erken de olsa Yaprak için masal kitapları bakmak üzere bugün Remzi Kitapevi’nin yolunu tuttum. Rumeli Caddesi üzerindeki Remzi Kitapevi‘nin hem Türkçe, hem de İngilizce çocuk kitapları bölümü çok geniş. Aslında şimdiden bu çeşitliliğin farkına varmak yararlı. Zamanı geçtikten sonra “aaaaa bilseydim alırdım” demek üzücü olur doğrusu. İnsan kitapları incelerken şaşırmaktan kendisini alamıyor. Aslında birçok çocuk kitabının hazırlanma şekli pedagojik bakımdan anneyi eğitiyor. Bebeğim veya çocuğum neyi algılar, neyi algılayamaz veya neyi algılamalı gibi konularda kılavuz görevini görüyor kitaplar.
Küçük çocuklar çabuk parçalamasın diye kalın kartonlardan yapılmış çoğu. Hepsinin en ortak yönü çok renkli olmaları. Bazıları ise oyuncak gibi, kapağını açınca içinden parçalar, sesler çıkıyor.Ben bu tip kitapçıkları biraz inceledikten sonra amacım olan masal kitaplarına yöneldim. Remzi Kitapevi’nin kendi basımı olan yukarıda resimleri bulunan serinin hepsi okul öncesi ve ilkokul başlangıcındaki çocuklar için ideal. Dediğim gibi Yaprak için çok erken olmasına rağmen ben aldım çünkü farkettim ki biraz daha büyüyünce gündelik konuşmalar dışında ona birşeyler anlatmak isteyeceğim. Geçen gün düşündüm bildiğimi zannettiğim masalları … baktım ki reelde neredeyse hepsini unutmuşum. Kısacası bu kitaplarını ilk önce ben okursam ona anlatabileceğim hafızamda bir sürü masal olur. Sonra Yaprak 3-4 yaşına gelince resimlerini de takip ederek kitaptan beraber okuruz.
“Günün Sorusu – 4 : Bebeğime ne zaman kitap okumaya başlamalıyım ? Faydaları nelerdir ?” yazısı için tıklayınız.
“Yaprak ve İlk Bebek Kitapları” yazısı için tıklayınız.









Yazılarımıza Gelen Son Yorumlar