

Aylardır doğru düzgün Maçka Parkı’nda vakir geçiremedik. Dün baktık hava güzeli, giyindik kuandık fırladık sokağa. Maçka Parkı’nda ilk durak çocuk oyun bahçesi. Tanıdık simalar var etrafta. Bütün bebekler çok büyümüş, şaşırdım … eh Yaprak’da çok büyüdü
Oyun parkından çıkıp hemen yakındaki kafede nefis gözleme yedik Yaprak’la. Bu arada Çınar ile tanıştık. Yaprak’la Çınar top oynarken, ben de 10 aylık ikinci bebeği ile ilgilenen Çınar’ın annesi ile sohbet ettim. İki bebekle çok zorlandığını söyledi Çınar’ın annesi. …


Gözlememizi yedikten ve Çınar ile annesine veda ettikten sonra parkın aşağı bölümüne doğru yürüdük. Doğa artık baharı kucaklıyor. Etraftaki yeşilin canlılığı insana büyük heyecan veriyor. İnsaın içinden kendisini çimlerin üstüne atası ve yuvarlanası geliyor … Yaprak da hemen daldı çimenlerin içine, güvercilerin peşinden koşturdu dakikalarca.
Ardından parkın havuzundaki Japon balıklarını inceledik. Tam o esnada Yaprak’ın gözüne teleferik çarptı, “bineyim, bineyim” diye tutturunca tırmandık parkın üst tarafına ve gidiş-dönüş bir tur teleferiğe bindik. Yaprak çok mutlu oldu. Habire “teeferik” diyor konik komik, beni güldürüyor cadı.
Parka girişimizin üstünden tam dört saat sonra çıkışa ulaştık ve evimize yorgun argın yollandık. Çok güzel bir bahar günüydü, hiç unutmayacağız


Yazılarımıza Gelen Son Yorumlar