Archive for Aralık, 2009


Bugün Yaprak, anneanne, dede ve ben Nişantaşı’nda buluştuk ve anneanne ile dede Yaprak’a yılbaşı hediyesini aldı. Nişantaşı’ndan da Ortaköy’e yemek yemeğe gittik. Erken yılbaşı yemeğimizde bol sohbet ve minik cadının bir aşağı, bir yukarı koşuşturması vardı. Yemekten sonra Ortaköy Meydan’ında kuşlara yem attık, fotoğraf çektik.


Dönüş zamanı geldiğinde biz eve yürüyerek gideceğimizi söyleyerek anneanne ve dededen ayrıldık. Yaprak yolda pusetinde uyudu. Ben de güzel kış havasının keyifini çıkartarak aheste aheste Beşiktaş’a doğru ilerledim. Dilerim yılbaşı günü ve gecesi de bu kadar sıcak olur


Yaprak ilk yılbaşı hediyesini Friendfeed‘den sevgili Alev‘ ve Ata İsmet Özçelik‘in organize ettiği Unicef Yılbaşı çekilişi sonrasında Oktay Dursun‘dan aldı. Anneannedeki en sevdiği oyuncaklarından biri olan boncuklu oyunun benzerini görünce çok sevindi Yaprak. Hemen topları yolları bir ileri bir geri sürükleyip uzun süre kendi kendine eğlendi. Ardından yetmedi, beni de toplarla haşır neşir etti, birlikte “seni topun, benim topum” diye itişip durduk dakikalarca.
Çok teşekkür ederiz Oktay Dursun yılbaşı hediyeMİZ için
Tags: 24 aylık bebek gelişimi, Alev (ff), Bebek oyuncakları, Oktay Dursun, UNICEF

Yaprak son bir ay içinde kendi kendine sayılarla çok ilgilenmeye başladı.
Gerçi doğduğu günden beri merdiven inip çıkarken veya süreklilik gösteren faaliyetlerde ben hep 1-2-3-4-5… diye sayıyorum ama geçen haftalarda gelip bana kendi kendine “bi, ki, uç, (dördü atladık), bes, atı, yeyi, seki, do, on” deyince şaşırıp kaldım. Bu gelişme çok da hoşuma gitti. Büyük ihtimalle kuzenleri Mina ve Lara’dan da sayılar ve alfabeyi duyuyor sürekli. Kısacası Aralık ayı ile birlikte evde veya sokakta düzenli olarak sayı sayabileceği faaliyetler yapmaya başladım. Tahtamızda veya boyama kitabı üzerinde yazarak, kitaplarındaki sayıları okumaya çalışarak sayı sayma becerimizi geliştirmeye çalışıyoruz.
Kuşkusuz önemli olan ezbere sayı saymak değil. Sayıların neyi ifadelendirdiğini anlamak. Örneğin Yaprak yanıma gelip elime kalemlerini verdiğinde “burada kaç kalem var?” diye soruyorum, bana “iki” diyor. Veya ben onun eline çubuk kraker vereceksem “bir, iki, üç” diye sayarak uzatıyorum.
Severek takip ettiğim Babycenter portalı bebekler ve matematik konusunda benim ana başvuru kaynağım, bilinçli yaklaşım adına çok yardımcı oluyor. Bütün ebeveynlere tavsiye ederim.
Tags: 24 aylık bebek gelişimi, babycenter.com, bebekler ve sayılar, bebeklerde eğlenerek öğrenmek, bebeklerde matematik

Cumartesi günü ben Kariyer Kahvesi organizasyonum nedeniyle evden erken çıktım. Gün porgramımızda ise bu etkinlik sonrasında Aralık ayı periyodik doktor kontrolümüz ve aşımız için hastaneye gitmek vardı.Hastane öncesinde Cevahir Alışveriş Merkezi’nde Yaprak’ı biraz eğlendirdik. Ne de olsa kısa süre sonra hiç sevmediği muayenehaneden içeri girmek zorunda kalacaktı.
Yaprak’a doğduğu günden beri doktoru olan Nazmi Ataoğlu’nun Florance Nigthangale Bilim Üniversitesi Hastanesi’nden ayrılması nedeniyle biz de yeni doktorumuzla tanışmak beklentisi ile Cevahir’den çıktık. Ancak doktorumuzun 4 Ocak’tan önce hastanede olamayacağını öğrenince, bir parça tereddüt etsek de en azından Yaprak’ın Aralık ayı Hepatit A aşısını aksatmamak için başka bir doktorun kontrolüne girmeyi kabul ettik.
24. ay itibariyle Yaprak’ın boyu 92 cm, kilosu, 14.4 kg. çıktı. Boyu hepimizi şaşırttı doğrusu, dönemine göre ortalamadan 6 cm daha uzun minik kelebek. İnşallah hep böyle boylu uzun gider. Bunlar ötesinde görünürde Yaprak’ın hiçbir problemi yok. Ama tahliler yaptırmak üzere Ocak’ın ilk haftası yine hastaneye gideceğiz
Tags: 24 aylık bebek gelişimi, Kariyer Kahvesi, Nazmi Ataoğlu

Minik kelebek yazı yazarken sağ elini kullanıyor. Bir ümit benim gibi solak olur diye bekledim ama Yaprak tercihini diğer elden yana kullandı. Eh, ne yapalım
Gün içinde evde en çok vakit ayırdığımız uğraşlardan biri boyama. Bir sürü boyama kitabımız var. Kitapların her sayfasındaki cicili, bicili resimleri ilk başta incelemek ve ardından boyama operasyonuna başlamak büyük eğlence. Elbette şimdilik Yaprak bütün resimi boyayamıyor. Ona ben de yardımcı oluyorum. Bu arada da renkleri öğreniyoruz. Şu an yeşil, kırmızı, sarı, siyah, mavi, pembe, turuncu gibi temel renkleri biliyor ve istediğimde doğru renkli kalemi bana uzatıyor. Bu gelişmede anneannemizin de büyük katkısı var.
Boyama yapmanın yanında bir de şu boya kalemlerimizi ev içinde kaybetmesek ne iyi olur. Bugüne kadar kimbilir kaç takım boya kalemi aldım ? … ama olacak o kadar da, değil mi?
Tags: 24 aylık bebek gelişimi, bebek oyunları, boyama kitapları

19 Aralık Cumartesi günü ailece öğlen evden çıktık. Ben ‘Bi’ Bakar Mısınız?’ etkinliğine katılacaktım, ardından da İlhan ve Yaprak’la buluşacaktık. Etkinlik sonrasında bizimkilerin Cevahir içindeki eğlence merkezindeo lduğunu öğrendim.
Her zaman önünden geçip hiç içine girmediğim eğlence merkezinin büyüklüğü karşısında şok geçirdim. Meğerse dışarıdan görünen bölümün ötesinde yerin dibinde katlar boyunca merkez devam ediyormuş. Dev mekanın içinde akla gelebilecek bütün oyuncaklar var. İçimden birçoğuna binmek geçtiyse de sadece Yaprak’ın kullanabileceği makinalarla biz vaktimizi geçirdik.
Mekanı öğrendiğim iyi oldu, hafta içinde daha tenha olduğu zamanlarda Yaprak’la sık sık Eğlence Merkezini ziyaret ederiz artık.
Tags: 24 aylık bebek gelişimi, Bebek oyuncakları, bebek oyunları


Havaların bozulmasıyla evde çok vakit geçirir hale geldik. Bunun doğal sonucu da Yaprak’ın evin her köşesini karıştırması, dağıtması oluyor tabii. Onu gün içinde kılıktan kılığa girmiş halde görebilirsiniz. Su ile oynamayı çok sevdiği için sık sık üstümüzün sırılsıklam olmasından tutun, annenin ayakkabı kutularını karıştırıp ayağına geçirdiği bir çift ile evi turlamasına, eline, koluna, başına takabileceği her türlü oyuncak, aksesuvar ile kendine eğlence yaratmasına kadar Yaprak’ın çeşit çeşit halleri, komiklikleri …
Tags: 24 aylık bebek gelişimi, Bebek oyuncakları, bebek oyunları




Yaprak’la Nişantaşı’na çıktık. Gezdik, dolandık, sonunda acıktık ve kendimizi Nişantaşı Citys’in içine biraz da minik böceğin zoru ile attık. Açıldığı günden beri alışveriş merkezinin içindeki birçok dükkan kapandı. Yenileri açıldı. Öyle hızlı bir sirkülasyon var ki, hem şaşırıyorum, hem de üzülüyorum. Yemek katında da ilk açıldığında var olan hemen hemen bütün dükkanlar kepenkleri indirdi. Yeni bir kafe var, biz de onu deneyelim dedik etrafta başka alternatif göremeyince.
Servis ve yediklerimiz güzeldi ama bu cafede ne kadar açık kalabilir, bilemiyorum. Müşteri az, maliyetler yüksek …


Geçenlerde Balık Pazarındanki tezgahların birinden Yaprak’a peruk aldık. Böyle tezgahlardan alışveriş yaparken sıkı pazarlık yapmak lazım, bize ilk söylenen fiyatın yarısına yeşil bonus eve getirebildik büyük zafer edasıyla. O günden beri Yaprak’la sık sık kafamıza geçiriyoruz peruğumuzu, dans ediyoruz, koşuşturuyoruz, aynaya bakıp eğleniyoruz … bazen de yeşil lüleleri yolunuyoruz !



Hazırlık – Saçlarım dağınık (1), annem saçlarımı yapıyor (2), şimdi artık yaşgünü prensesi oldum(3)




Yemek – Yollardayız, yağmur var, Taksim’e Nordse’ye gidelim dedik.(1), hmmmm çok lezzetli (2), çok şımarığım (3), ve çok hareketli (4)


Forum 2010 Akvaryum – Girişteyim, etraf çok kalabalık ve ben çok heyecanlıyım, yerimde durmuyorum !












Balıklar çok güzel … büyük, küçük, uzun, kısa, yassı, şişkin, benden bile büyük bazıları … mesela köpekbalıkları !!!!




Birazda oyuncaklarda eğlence ..
Yaprak’a güzel bir yaşgünü yaşatmış olmanın mutluluğu ile akşam eve döndük. Minik kelebeği aldığımız balık oyuncakları ile mutlu bir şekilde yatağına uğurlarken hepimizde tatlı ve mutlu bir yorgunluk vardı. Bakalım gelecek yaşgününde nerede olacağız?
Tags: 2. yaşgünü, 24 aylık bebek gelişimi, Forum 2010 Akvaryum, Nordse Taksim


Yaprak bugün ‘Yağmur Ağacı’ adlı çocuk tiyatro oyununa gitti kuzenleri Lara ve Mina ile. Gitmeden önce hazırlandı, çantasını aldı ve babasını kendisini götürsün diye kapıda beklemeye başladı. Zannedersiniz 2 yaşına 1 gün kalan Yaprak bebek değil de, kapıda sokağa çıkmak için erkek arkadaşının yolunu gözleyen genç bir kız. O günleri de göreceğiz, değil mi?
Minik kelebeğim benim
Tags: 24 aylık bebek gelişimi, çocuk tiyatrosu, lara erik, mina erik


Yaprak bayramın üçüncü gününün akşamüstü saatlerinde kuzenleri Lara ve Mina ile beraberdi ve gece halasında kaldı. Evden çıkarken çok mutluydu. Etiler’deki çocuk alışveriş merkezine gitmek üzere hazırdı.
Bayramın dördüncü gününde Yaprak’ın dönüşü akşam saatlerini buldu. Bende dışarıda olduğum için Yaprak’ı halasından alan İlhan’la Nişantaşı’nda buluştuk ve ailece dışarıda yemek yemeğe karar verdik. Doğrusu bu bayram Yaprak için çok hareketli geçti. Neredeyse hergün gezdi, eğlendi. Darısı diğer bayramlara …

Bayramın ikinci günü yağmur yağdı, evdeydik.
Üçüncü günde hav açınca hemen kendimizi dışarı attık. Öğlen Beşiktaş’da yemeğimizi yedikten sonra Yaprak’a oyuncak bakmak için Metrocity’e gittik. oyuncakçıda kaç saat kaldık bilemiyorum. İlhan ilk 15 dakika bizle durduktan sonra ofise geçti. Sorasında dev gibi mağazada ben oyuncak mı bakayım, Yaprak’ın peşinden mi dolanayım şaşırdım.
Yaprak mağazada çok eğlendi. Dükkan içindeki küçük eğlence parkındaki bütün oyuncaklara ikişer defa bindi, hatta boyu tam yetmemesine rağmen kayan topları bile oynadık böcekle. Bütün mücadele sonrasında istediğim tipte bir de oyuncak bulunca apar topar çıkarttım Yaprak’ı dışarı, yoksa aklımı kaçıracaktım. Metrocity’de kahve içip, pasta yedik ve Migros alışverişi yaptıktan sonra evimize döndük. Dönüş yolunda küçük kuzu kucağımda uyuyakaldı. Sanırım rüyasında hala kayan top oynuyordu



Tags: 23 aylık bebek beliğimi, Bebek oyuncakları, bebek oyunları, Metrocity


Bayramın ilk günü sabahı ailece giyindik ve Cihangir’e kahvaltı etmeye gittik. Dışarısı biraz rüzgarlı olunca masamızı iç bölümden seçtik ve yerimize yerleştiğimizde bir baktık yan masamızda Levent Yüksel oturuyor. Türkçe sözlü müzikte sevdiğim sayılı sanatçıdan biri olan Levent Yüksel’den Yaprak’la bir bayram hatırası pozu vermesini istedik, o da sağolsun bizi kırmadı


Kahvaltı sonrasında Dolmabahçe’deki lunaparka gidelim diye İlhan ısrar edince, bizde yönümüzü sahile çevirdik takside. Lunapark’da Yaprak uçak ve atlıkarıncaya binerken hayatından çok memnundu. Ama sıra çarpışan otolara gelince durum değişti. Direksiyonda İlhan önüne gelen toslayınca, etki-tepki sonucu bizim tosladıklarımız gelip bize vurmak için çabaladı. Bir süre sonra aldığımız darbeler ile yan koltukta oturan ben ve kucağımda Yaprak öyle savrulur olduk ki, minik böcek haklı olarak çok korktu, ağlamaya başladı. Ben İlhan’a mı kızayım, Yaprak’ı mı avutayım, makinadan aşağı mı ineyim şaşırdım kaldım ! Kısacası ailece ufak bir kriz atlattık diyebiliriz. Ne hata, … aslında en büyük hata benim, erkeklerin hep çocuk olduğunu asla unutmamam gerekirdi !
Lunaparkdan çıktıktan sonra Nişantaşı’na yürüdük ve anneanne ile dedeye bayram kutlamaya gittik. Onlar da bizi bekliyorlardı zaten, sohbet ettik, Yaprak bayram harçlığını aldı ve oyuncakları ile oynadı. Maalesef sohbet ederken anneanne ve dede ile bayram fotoğrafı çekmeyi unutmuşum
Eh, ne yapalım, gelecek sefere artık …
Tags: 23 aylık bebek gelişimi, Bayramın birinci günü, Bebek oyuncakları



Yazılarımıza Gelen Son Yorumlar