Archive for Eylül, 2009

nightgarden

Yaprak’ın hayatında ilk takip ettiği çocuk programı olarak tarihe geçti; Gece Bahçesi ... bayılıyor izlemeye. Başlayınca mutluluk içinde kendisini koltuğa atıyor ve gözlerini ekrandan ayırmıyor. Şarkı çalıdışında eşlik ediyor, kafasını sallıyor. Onların çıkardığı sesleri bazen taklit ediyor.

TRT Çocuk’da öğlen saat 12:30 ve gece saat 21:00′de iki defa yayınlanan Gece Bahçesi’ndeki karakterler çok değişik: Tombliboos, Igglepiggle, Upsy Daisy, Makka Pakka, Pinky Ponk,Haahoos, Ninky Nonk, PontyPines. Programı nasıl bilinçli tasarladılarsa bana hiç ilginç gelmeyen karakterler Yaprak’a çok hitap ediyor. Belki takip etmesi kolay, belki çok renkli … bilemiyorum ama herkse tavsiye ediyorum :)

Tags: , , , , , , , , , ,

Pusetlik pusetli bebek

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
29
Eyl

yola çıktık bakalım ve Beşiktaş Çarşı'dayız

Dün Yaprak’la kavga dövüş sokağa çıktık. Neden mi öyle oldu, anlatayım … hanımefendi pusete binmeyecekmiş… peki binmesin, biraz zor olur pusetsiz Beşiktaş Çarşı’ya inmek ama idare ederiz mola vere vere. Ama hayır, keşke talepler sadece bu kadar olsa. Pusete binmemenin ötesinde bir de kendi bebek pusetini sürecekmiş sokaklarda ! … kızım olmaz, çarşı kalabalık, yollar bozuk  … yok, illa da alacakmış puseti. Peki dedim fazla uzatmayayıp, alsın görsün gününü … ve çıktık yollara, bizimki pek memnun, pek mutlu, bir havalı, bir başka yürüyor sokaklarda, ne de olsa büyüdü, sorumluluk aldı, artık o puset itiyor, annesi elleri kolları sallaya sallaya yürüyor, adeta roller değişti … bakın birinci fotoğrafa nasıl ciddi !

Beşiktaş’a indik, başladı zorluklar. Büyük büyük insanlar üstüne üstüne geliyor, elindeki puset çukurlara giriyor … ooo, Yaprak hanım, hoşgeldiniz gerçek dünyaya … arada sinirlendi, nadiren elime tutuşturur gibi oldu ama yine de vazgeçmedi pembe oyuncağından, çarşı boyunca hemen hemen hep o itti azimle pusetini. Ama bu arada çok tezahürat da aldı doğrusu, “çok büyümüş annesi” diyenler, “yerim ben senin pembe pusetini” diyerek sevgi gösterenler. Zor da olsa Beşiktaş’daki işlerimiz hallettiğimizde Yaprak mutluydu, bense ….. bense yorgun. 21 aylık bebeğimle, pusetsiz, ve oyuncak pusetle iki buçuk saat sokakta kalmak kolay olmadı. Şurası da kesin ki, bir daha olmayacak ! …. :)

Tags:

Haftasonu Tatili

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
28
Eyl

lara, mina ve yaprak mina ve yaprak kestirme zamanı

Cumartesi günü İlhan’la beraber Netdaş toplantısına katılmak istiyorduk, bu nedenle Yaprak’ı Tuğşe halası ve kuzrnler Lara ile Mana’nın yanına bıraktık. Bırakışımız biraz hızlı olduğu için arkamızdan çok ağlamış Yaprak, çok üzüldüm. :(

Aslında Yaprak’ı çok garip bir zamanda bırakmak zorunda kaldık. Öğle uykusuna yamamış, yemek yememişti, dolayısıyla ilk ayrılık üzüntüsü geçince mimik kuş hem yemek yemiş, ardından da biraz kestirmiş.

uyku zamanıyapp2

Toplantının uzaması sonrasında ani bir program değişikliği ile Yaprak’ın geceyi kuzenleri ile geçirmesine karar verince bizimki hayatında ikinci defa anne ve babasından ayrı bir gece geçirmiş oldu. Gece o kadar çok yemek yemiş ki, herkes Yaprak’ı kıtlıktan çıktı zannetmiş. Anlaşılıyor ki, canavarın nazı bir bana ! ;-)

nefis kahvaltıçiçekleryaprak, mina ve lara

Ertesi sabah halası kızlara çok güzel kahvaltı tabakları hazırlamış. Bizimki yiner masa da terör estirmiş, mutfaktan peynir ve salamları çalıp durmuş. “Hay Allah’ım” diyorum da başka bir kelime bulamıyorum … :)

okuma zamanıpuzzle zamanı

Kahvaltı sonrasında da biraz kitap okuma, biraz puzzle yapma derken Yaprak ancak öğleden sonra eve dönebildi. Kapıdan içeri girdiğinde çok güzel zaman geçirdiği her halinden de belliydi :D

Tags: , ,

Likemind Terminatörü

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
25
Eyl

anne & yaprakyapraklikemind

Bugün ilk defa Likemind’a gittik Yaprak’la. Dün gece sanki ertesi sabahki erken programı sezmişcesine huysuzluk yaptı, bir türlü uyumadı Yaprak hanım. Sabah 8′de başlayan organizasyona geç kalmamak için saatimi 7′ye kurdum. Alarmla beraber benim kalkmam, hazırlanmam, sonra Yaprak’ı uyandırıp hazırlamam saati sekiz etti. Sonuçta ailecek taksiye atladık ve Kanyon’un yolunu tuttuk.

İlhan Kanyon’da bizden ayrıldı. Yaprak’la beraber Starbuck’a vardığımızda ise büyük bir kalabalıkla karşılaştık. Minik canavar başlangıçta biraz ürktü ve kalabalığa girmek istemedi. Onu sakinleştirmenin ardından yavaş yavaş bazılarının yüzülerini Friendfeed’den tanıdığım, bazılarını ise hiç bilmediğim insanların arasına karıştık. Birkaç kişi ile selamlaşıp konuştuktan sonra hemen Yaprak’a yiyecek birşeyler almak üzere servis bölümüne yöneldim.  Ardından da kendimize uygun bir masa bulup yerleştik.

Bizim yerimizi sabitlememizle birçok tanıdığı görmemiz bir oldu. Yaprak kahvaltısını ederken ben de Fundalina, GFK, Müge hanım, Ayşe Musal, Ozan, Zekai Kıran ile sohbet ettim. Ortama ve kalabalığa kısa sürede adapte olan küçük yaramaz kendisine yan masadan bir de arkadaş bulunca iyice özgürlüğünü ilan etti. Sonrasındada  zaten benim yegane yaptığım şey onun peşinden koşuşturmaktı. Kısacası Likemind Yaprak için eğlence, benim için yalan oldu diyebiliriz :P

yapraklikemind2anne & yaprak2

Büyük kalabalığın boşalması saat 12′yi buldu. Tam “haydi artık eve dönelim” derken öğle yemeğinin Saray’da yeneceği haberini aldık ve biz de gruba katılmaya karar verdik.

likemindogle2B&yaprak

Yemek grubu da kalabalıktı ve yemek boyunca ben geçen ay buluşarak keyifli vakit geçirdiğim Hande ile  bol bol sohbet ettim. E, peki Yaprak ne yaptı diye soracak olursanız, vallahi bilemiyorum. Etrafta onunla herkes o kadar çok ilgilendi ki, kendisine köfte yedirmek dışında fazla münasebetimiz olmadı. Ne zaman ki yemek bitti, herkes evine gitti, biz de kuşumla taksiye binip evimize döndük.

Bugün Likemind’da çok güzel vakit geçirdik Yaprak’la, darısı gelecek aya diyelim ve buradan karşılaştığımız, selamlaştığımız, konuştuğumuz, tanıştığımız herkese selamlarımızı yollayalım. Ayrıca fotoğraflar için Müge hanıma da teşekkür etmeyi unutmayalım :D

Ayrıca bu “Likemind Terminatörü” ismini Yaprak’a takan Burak Bayburtlu’ya da blogumuzdan el sallayalım. (iki kafadar fotoğrafı) :D

Tags: , , , , , , , ,

“Yaprak Neyle Yaşar?”… İstanbul Bienalindeyiz

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
24
Eyl

ilgi odağı şehir

Bayramın ilk günü İstanbul Modern’e gitmeye karar verdik. Amacımız Sarkis’in “Site” sergisini gezmekti. Ancak müze kapalıydı. Aslında bu çok da şaşırtıcı bir durum değildi. Bunun üzerine Yaprak’la beraber dolaşmanın zor olacağını düşündüğüm Antrepo’ya yöneldik. Kısmet İstanbul Bienalineymiş dedik. Bu arada İlhan’la telefonlaştık, o da bize katıldı.İlhan’ı kapıda beklerken Yaprak yine görevlilerin ilgi odağıydı ve halinden çok memnundu. İki arada bir derede bayram çikolatasını da yemeyi ihmal etmedi :D

mantarkaçamak

İçeri girdikten sonra tahmin ettiğim başıma geldi. İlhan çokça Yaprak’la meşgul olsa da ne yazık ki birkaç tanesi hariç hiçbir video yerleştirmesini seyredemedik. İşleri de uzun uzun inceleme fırsatı olmadı. Ayşe Musal’la Bienale gitmediğime sevindim çünkü eğer birlikte gidelim teklifini kabuk etmiş olsaydım onun da gününü mahvedebilirdik.  Elbet günümüz çok da (!)  kötü geçmedi ama sanat değil de, Yaprak’la daha çok meşgul olduk, onu eğlendirdik diyebiliriz.

hep kaçamaksahnedeyiz

Elbet 11. İstanbul Bienal’i bir tek Antrepo ile bitmiyor. Sırada Türün Deposu ve Feriköy Rum Lisesi var. Bakalım onlarda ne gibi maceralar bizi bekliyor ?!  ;-)

Tags: ,

Şeker Bayramınız kutlu olsun :)

Posted by: ipek aral kişioğluin Bebekçe Şeyler in Bebekçe Şeyler
20
Eyl

seker-bayrami

Tags:

Teleferikle seyahat “uç”

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
19
Eyl

teleferik uç2009-09-18-18-39-39-sdc12108a

Son zamanlarda en çok kullandığımız ulaşım araçlarından birisi Maçka Parkı’nın iki tarafını birbirine bağlayan teleferik. Yaprak bayılıyor bu kısa ama heyecanlı seyahate. Kısaca “uç” diyor teleferiğe. Evden çıktığımızda “haydi “uç” a gidiyoruz” deyince anlıyor teleferiğe gittiğimizi, mutluluk ile yolda yürürken zıplıyor.

Teleferiğin iki ucunda dönüşümlü çalışan görevliler bizi artık tanıyor ve Yaprak’a “hoşgeldin” diyorlar. Bizimki alıştı, hemen boş bulduğu ilk kompartımana atıyor kendisini, ben ardından yerleşiyorum içeri. Teleferiğin şeffaf olması (!) öngörülen pencereleri plastikten ve zaman içinde kullanıcıları tarafından bolca üstüne yazılıp çizilmiş. Zaten buğulu olan plastik ayrıca bu şekilde yıpratıldığı için etrafı çok da keyifli seyredemiyorsunuz. Sanki gözlerinize katarakt inmiş gibi …

seyr-i alemgülen güzel

Ama bütün bu olumsuz nitelikler Yaprak’ın mutluluğunu azaltmaya yetmiyor. Bir o yana, bir bu yana zıplıyor bölmenin içinde, gülüyor, parmağı ile parkı, parkın içindeki çocuk oyun alanını, havuzu, ağaçları, yoldaki arabaları işaret edip sürekli konuşuyor, “paaaaa, aaç, aba …”

uçççç uççççmanzara

Teleferiğin bir bölmesinin yan plastik penceresini benim “çok kıymet bilen” milletim parçalamayı başarmış. Toplam üç dakika belki süren bu kısacık yolculukta hangi “beyinsiz(ler)” verebilmiş böyle bir  zararı insanın aklı almıyor ve “pes” diyorsunuz içinizden. İşte o kırık aralıktan Maçka Parkının tepeden fotoğrafı …

Haftada iki üç defa teleferiği Yaprak’la kullanıyoruz. İlhan’sa bize hiç katılmıyor çünkü böyle küçük kapalı ortamlardan hoşlanmıyor. Ah, bir de Yaprak içinde zıplarken havada olsa kimbilir ne çok eğlenirdik … :P :D

Tags: ,

Bağdat caddesi’nde buluşma

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
16
Eyl

Başak, Yaprak, BirgülBaşak ve Yaprak

Dün ablam Başak’a telefon açtım ve ahizenin öbür tarafı bana “Ben şu an İstanbul’dayım” dedi. Çok şaşırdım, niye haberim yok falan demeye kalmadan Başak’ın günübirlik bir iş görüşmesi için geldiğini ve Kozyatağı’nda olduğunu öğrendim. Dönüş uçuşu da saat 20:10′da Sabiha Gökçen’den olunca Avrupa tarafına geçmeye hiç vakdi olmayacaktı. O bizim tarafa gelemeyebilirdi ama bu bizim Anadolu tarafına geçemeyeceğimiz anlamına gelmiyordu. Yaprak’la hemen jet hızıyla hazırlandık ve yollara düştük.

Bağdat caddesine ulaştığımızda Başak’la buluşmamız çok kolay oldu. Başak’ın yanında aynı iş görüşmesine gelen eski arkadaşlarından Birgül vardı. Dördümüz caddede biraz yürüdükten sonra Yaprak’ın yemek yemesi için Han’a oturduk. Han’da bizimki köftelerini hapur hupur yerken çok neşeliydi. Elindeki çatalını bir o köfteye sapladı, bir bu patates kızartmasına. Hava da o kadar güzeldi ki, saatlerin nasıl geçtiğini anlamadık.

caddedeyimalmış başımı gidiyorummmm

Yemekten sonra biraz daha yürüdük caddede. Yaprak hanım her zaman ki gibi kendisine bir büyük kuru adaşını buldu. Yanımızdan geçen diğer pusetteki bebeklerle ilgilendi, zıpladı, koştu, düştü … kısacası bana zor, kendisine ise son derece keyifli anlar yaşattı.

Başak’la Birgül’ü uğurladıktan sonra biz de hemen taksiye atladık ve köprü trafiğine girmemek için Kadıköy iskeleye gittik, vapura bindik. Vapurda da bir posta azdıktan sonra eve dönüş yolunda ben bitik vaziyetteydim. Yaprak ise izin versem yokuşu koşarak çıkabilecek kadar enerjikti. Durdurabilen durdursun bu küçük azgını :D

Tags: , ,

Yaprak’ın Kütüphaneleri

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
15
Eyl

sergideyizsergideyiz enteresannnnn

Dün Yaprak’la Teşvikiye’deki Galeri Işık’a gittik ve çok etkileyici bir fotoğraf sergisini dolaştık. Serginin adı “Ahmet Ertuğ’un Bakışıyla Bilgelik Mabetleri KÜTÜPHANELER”. Ahmet Ertuğ Avrupa’daki 23 büyük kütüphaneyi dolaşarak bu muhteşem mekanları o kadar başarılı görüntülemiş ki, fotoğraflara bakarken kendinizi neredeyse kütüphanelerin salonlarının içinde zannediyorsunuz. Ahmet Ertuğ’un web sitesinden de fotoğrafları inceleyebilirsiniz ancak kesinlikle sergiyi gezdiğinizde alabileceğiniz keyifi alamazsınız, en azından ben almadım. Sergiye ait çektiğim fotoğraflara blogum Aya Merdiven Kurduk’dan ulaşabilirsiniz.

Yaprak’da sergiyi büyük bir merakla gezi. Daha doğrusu gezmesi toplam bir dakikasını aldı, sonrasında sergi salonu içinde bir aşağı, bir yukarı koşuşturdu. Neyse ki sergi salonu görevlileri bizim gibi gürültücü iki ziyaretçiye çok toleranslı yaklaştılar, hatta ben fotoğrafları incelerken Yaprak’la bol bol ilgilendiler ve sonunda bizi hep kilitli duran salonun çıkış  kapısından kilidi açarak çıkardılar.

Herkese şiddetle bu sergi ile yollarını kesiştimesini tavsiye ederiz :D

Fransız Ulusal Kütüphanesi Oval Salon

Tags: , , ,

Yaprak deposu

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
15
Eyl

sdc11976atopluyorumtoprak deposutopladım şimdi de taşıyorum

Eylül ayı ile beraber bütün yollar, kaldırımlar, parklar ağaçlardan düşen kuru yapraklarla doldu. Görüntüsünün romantik havası bir yana bu kurumuş yapraklar bizim yürüyüş hayatımıza büyük bir sekte vurdu diyebiliriz.

Yaprak hanım özellikle arabaların olmadığı ortamlarda attığımız bir adımı bile dakikalara yayacak şekilde yerlerden kurumuş adaşlarını toplamaktan o kadar büyük keyif alıyor ki, yüz metrelik yolu yürümek yarım saatten daha az kesinlikle sürmüyor. İşte böyle günlerden biri daha. Ben de sonunda “madem senin istediğini yapıyoruz, kendi pusetini de kendin it” diyerek bütün kontrolü küçük botaniste bırakıyorum ve kendi keyfime bakıyorum … ;-)

Tags:

Şimdi okullu olduk !

Posted by: ipek aral kişioğluin Bebekçe Şeyler in Bebekçe Şeyler
15
Eyl

lara ve minaMina, Lara ve Tuğşe Erik

Dün kuzenler Lara ve Mina okula başladı. Onlara hayırlı olsun diyoruz ve bütün öğrenim hayatlarının çok çalışarak, öğretmenlerinin sözlerini dinleyerek, arkadaşları ile iyi anlaşarak başarı ve mutluluk dolu geçmesini diliyoruz … Darısı Yaprak’ın başına :D

Tags: , ,

Zincirler Yaprak’a vız gelir !

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
14
Eyl

dsc00797zincirler

Dün Yaprak’la Nişantaşı’na doğru yürüyüşe çıktık ve bu sefer Maçka değil, Nişantaşı parkına girdik. Bu parkın içindeki çocuk oyun alanı Yaprak için biraz ileri seviye oyuncaklarla dolu. Salıncaklar korumalı değil, farklı farklı tırmanlama alanları var. Ama bizimki tırmanmayı çok sevdiği için hemen kendini ilk gördüğü zincirlerin yanına attı ve başladı çabalamaya …

zıp zıp zıplaaaaaatırmanan abiyi izliyoruz, şaşırıyoruz !

Öyle ayağını attı olmadı, böyle uzantı kavrayamadı, yılmadı, denedi denedi … heyecanlandı, başladı zıplamaya ve zinciri sallamaya. Tam bu sırada bir abi geldi ve akrobatik hareketlerle zincire tırmanmaya başladı. Bizimki bu duruma öyle şaşırdı ki, nutku tutulmuş vaziyette seyre daldı büyük tırmanışı. Abiyi izledikten sonra yine gaza geldi. Fakat bu sefer ben küçük yaramaza kıyamadım ve tuttum ellerinden tırmanmasına destek verdim. Çok uğraştı ve benim boyuma kadar yerden yükseldi. Sonrasına ise benim boyum yetmediği için onu yavaşça yere indirdim. Yaprak hanım bir mutlu, bir mutlu ayrıldık parktan. Havalar iyice soğumadan birkaç defa uğrarız bu zincirlerin yanına :D

Tags:

Tırmanmak çok eğlenceli

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
12
Eyl

manzaraya karşı tırmanmakvay manzara harika !bu tarafta ne varmış?dönüş

Yağmurlu günler geçiriyotuz. Yaprak’la evde bol bol vakit geçiriyoruz, havayı bir parça uygun gördüğümüzde ise hemen sokağa fırlıyoruz. Bu aralar sık uğradığımız duraklardan birisi Elmadağ üzerindeki Starbucks. Geniş mekan genelde boş oluyor. Elbet biraz da Ramazan etkisi diyebiliriz. Yaprak’da bu boşluktan çok faydalanıyor, günlünce etrafta koşuşturuyor, korkuluklara tırmanıyor, kedilerle haşır neşir oluyor. Kışın yavaş yavaş gelmesi beni hüzünlendiriyor. Adapte olmak biraz zamanımızı alacak sanırım :|

Tags:

Suat Veral İle Orta Oyun

Posted by: ipek aral kişioğluin Bebekçe Şeyler in Bebekçe Şeyler
8
Eyl

Merve hanımOrta Oyun karakterileri Suat Veral standı

Geçen hafta bayağı bir vakdimizi ailece Beyoğlu tarafında geçirdik. Bu ziyaretlerimiz arasında Taksim Gezi Parkı’nda açılan Altın Eller El Sanatları fuarını da gezmeyi ihmal etmedik. Birbirinden güzel, değişik el sanatları örnekleri arasında doğrusu bizim en çok ilgimizi Suat Veral’ın yaptığı Orta Oyun karakterleri oldu.

Elbet Orta Oyun deyince insanın aklına hemen Karagöz ile Hacivat geliyor. Ama onların yanında onlarca farklı karakterle de tanışabiliyorsunuz standda. Karakterleri oynatma çubukları ile beraber alabileceğeiniz gibi, tef veya çerçevelenmiş olarak da çeşitler bulabiliyorsunuz.

Standda görevli Merve hanım sizi güleryüzü ile karşılıyor ve sorduğunuz soruları cevaplıyor. Tek dikkat etmeniz gereken konu alışverişte kredi kartı geçmiyor. Ramazan boyunca fuar alanı girişinin hemen sol tarafında bulunan Orta Oyun karakterleri ile mutlaka yakından da tanışın derim. :D

Tags: , , ,

Huysuzum huysuz

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
7
Eyl

huysuzhuysuz2eller kollar havayahırrrrr ... kötü bakıyor aaayyyyt ıııııııııyyyy !

Yaprak eğer huysuzlaşmışsa onunla anlaşmak çok zor. Konuşur kendi kendine, bazen bağırır, eller kollar havada savrulur, mümkün ise tekme atar etrafa mesela oturduğu masaya, yüzünü buruşturur, oturuyorsa yerinden kalkmak ister hatta kendini yere atar … işte öyle anlardan biri. Beyoğlu’ndayız, birşeyler içelim dedik, oturduk cadde üzeri bir yere, bizimki nedeni bilinmez birden coştu, hikayenin gerisi karelerden de takip edilebilir … :P

Tags: