

Yaprak annesinin ayakkabıları ile yürüyünce belki de hayatın farklı olduğunu düşünüyor. Belki annesinin bu ayakkabılarını çok beğeniyor. Belki de üstündeki kıyafete çok uyduğunu farketti onların. Belki de artık bebek olmaktan bıktı, büyümek istiyor. Belki annesine meydan okuyor; “ha ha, al alabilirsen ayakkabılarını bendennnn”. Belki de sadece yürüyor, … belki … belki … sonuçta aklındaki ne olursa olsun Yaprak hanımın, ona herşey çok yakışıyor, her yaptığı annesini mutlu ediyor -haylazlık dışında-
Tags: 20 aylık bebek gelişimi




Bu aralar Yaprak’ın sokaktayken en sevdiğin uğraşlardan biri pusetinden inip yerlerden kuru yaprakları toplamak. Yapraklar büyüdükçe bizimkinin aldığı keyif de artıyor adeta. Her bulduğu büyük yaprağı büyük zafer edasıyla bana gösteriyor ve “aferin”i duyduğunda hemen gözlerini bir diğerini bulmak üzere yine yerlere çeviriyor. Bazen bu toplama işlemi fazla uzasa ve pusetimizin içi kurumuş yapraklar ile dolsa da ben sesimi çıkarmıyorum. Kimbilir benim küçük kelebeğim neler düşünüyor yaprakları seçerken, eline alırken, büyük bir ciddiyetle şekillerini incelerken ve onları bana gösterirken.
Kameramız yine çıldırdı ve kendi kendine fotoğraflar üzerine yanlış tarih atmaya başladı. Bu fotoğraflarda da 03.01.2009 yazıyor … evet, bizde o tarihte kısa kollu sokaklarda geziyorduk zaten
Tags: 20 aylık bebek gelişimi




Dün akşamüstü Yaprak’la Kanyon’a gitmeye karar verdik. Metro Osmanbey girişine kadar yürüdük. Metroyu kullanmayı Yaprak çok seviyor. Tren yaklaşırken “ınnnnnn” diye tren efekti bile yapıyor. Kanyon’da ise ilk başta ben D&R’a uğradım, bu arada İlhan’da bize katıldı ve onlar Yaprak’la etrafta gezerlerken ben rahatça kitapları karıştırdım ve elim kolum dolu dışarı çıktım. Ardından babamız her ne kadar sushi yesek diye tuttursa da biz Yaprak’la ona yüz vermedik ve kahve içmek üzere alt kata indik. Sonrasında markete uğradık. Yaprak’la eve döndüğümüzde saat yine 20:30 u bulmuştu.
Tags: 20 aylık bebek gelişimi


İlhan bizi bu akşam Asmalımescit’deki “Canım Ciğerim”e götürdü. Yaprak’la hiç beğenmedik. Etler acıydı, Yaprak aç kaldı. Bir tabak roka, maydonoz, domates, salatalık, acılı ezme, lavaş, et yanında verilenler . Hem mekan hem de servis pisti. Koca dükkan iki bıçakla çalışıyordu, etleri kesmek için bıçak istedik yok dediler. Olan iki taneyi yan masaya vermişler. Haldur huldur, 10 parmak içeride yemek yemek zorunda bırakılıyor resmen insan. Utanmasalar çatal da vermeyecekler. Sokak bile kötü kötü yağ kokuyordu … bu tarz yemek hiç bize göre değil :S
Tags: 20 aylık bebek gelişimi, Canım Ciğerim



Dün Yaprak’la yürüyüşe çıktığımızda İlhan’la telefonlaştık ve Tophane’de buluşmaya karar verdik. Tophane’den Karaköy’e geçtiğimizde hayatımda oturup yemek yediğim en berbat balıkçıya girdik. Yani o kadar kötüydü ki kelimeler bu mekanı anlatmaya yetmez.
Balık yedikten sonra ise Karaköy Güllüoğlu’na gittik ve karışık tabak yaptırdık. Ben her ne kadar hamurlu tatlılardan haz etmesem de Güllüoğlu’nun hafif baklavasını seviyorum. Karaköy’de dolaşmayı ailece seviyoruz. Keşke limanı ve eski binaları ile bu bölge en kısa sürede elden geçirilse. Öyle büyük bir hazine ki bölge, bu hali ile yazık oluyor canım Karaköy’e
Tags: 20 aylık bebek gelişimi, İstanbul Karaköy, Karaköy Güllüoğlu


Eminönü ve Sultanahmet’e gittik. Neden mi, onu da babamıza sorun, biz Yaprak’la konuşmuyoruz bu konuda !



Eminönü-Sultanahmet’ten sonra Beşiktaş’a geçtik sağ salim. Hepimiz acıkmıştık ve kürkçü dükkanına dönercesine balık çarşısına gittik. Mezelerimizi yerken bu sefer İlhan ceza olarak hep Yaprak’ın peşinde koşuşturdu. Yorgunluk ve uyku gece kuşunun gözlerinden buram buram akarken de evimize döndük. Şimdi Yaprak içeride horluyor, bense güzel geçen gecemizin notlarını ve fotoğraflarını blogumuza düşüyorum
Tags: 20 aylık bebek gelişimi
Yazılarımıza Gelen Son Yorumlar