

Ankara Koleji’nden sınıf arkadaşım Yeşim ve eşi Serdar yıllardır Washington D.C.’de yaşıyorlar. Yaz tatilleri için geldikleri İstanbul’da son iki senedir Yeşim’le görüşüyoruz. Eski arkadaşlıkların tadı, sıcaklığı farklı oluyor. Hayat insanları çok değişik yollara sürüklese de belirli bir frekans hep korunabiliyor.
Bu yıl ise Yeşim bizi ablası Meltem’in evinde ağırladı. Dün akşamüstü Yaprak’la hazırlandık veTrabya sırtlarına doğru yola çıktık. Yeşim bize erken gidersek havuza da girebileceğimizi söylemişti ancak Yaprak on beş gündür şiddetli öksürük ve burun akıntısı yaşadığı için ben suyu soğuk olan havuza girmesini istemedim. Bizimki eve vardığımız andan gecenin bir yarısı uyuyana kadar havuz başından ayrılmadı, bir ara emekler pozisyonuna girip sulara kendini bırakma hamlesi yapsa da tam zamanında yetiştim. Kısacası dün akşamüstü ve gece minik su kuşu için oldukça ızdıraplı geçti


Yeşim’in davetine Ayşe ve yine kolejden Melda’da eşi ve tatlı 13 aylık bebeği Atlas Can ile geldi. Yaprak Atlas’a bayıldı. Atlas bebek yeni yürümeye başladığı için ben bizimkinin ani hareketlerinden biraz ürktüm. Melda’nın eşi Ali Rıza’da Yaprak’la çok ilgilendi. Yeşim’in kızı Maya gün boyunca havuzda eğlendiği için erkenden uyuyakaldı. Kayra ise elindeki şişme top ile hem babası, hem de İlhan’la bol bol oynadı. Yaprak’sa onların oyunlarına müdahil olarak Kayra’nın şimşeklerini üstüne çekti. Küçük kuşum benim arada sırada topu ele de geçirmedi değil



Yemek vakdi geldiğimde Kayra abi olarak hemen tabağındakileri sildi süpürdü. Atlas ve Yaprak ise bayağı zaman geçirdiler önlerindekilerle. Bu arada İlhan da bize katıldı ve o andan itibaren İlhan Yaprak’ın yemeği ile ilgilendi. İlhan’la eş zamanlı olarak Serdar’ın kuzeni Şinasi’de davete geldi.


Her zaman sayılı saat çabuk geçiyor. Yaprak uzun süre uyumamakta direndi ve bitmek tükenmek bilmez enerjisi ile bir aşağı bir yukarı koşturdu. Gecenin son saatlerinde çocukların eli ayakları ortalıktan kesilince ancak biz büyükler rahat rahat sohbet edebildik, bol bol güldük, ben bazı konularda “bilgilendim”
…
Eve vardığımızda geceyarısı olmuştu bile ve Yaprak’ı yatağına koyarken “eh, artık sabah geç saate kadar uyursun” dedim sessizce. Ama bu diyen ben miyim? Normalde sabah dokuzda kalkan Yaprak bu sabah 7′de uyandığını haber vermek için bağırmaya başladı odasından. “Pes” dedim içimden ve yarı sürünür vaziyette aldım küçük cadıyı yatağından.
Yeşim, Serdar, Kayra ve Maya’ya buradan tekrar teşekkür etmek istiyorum, bizi bu kadar candan ve güzel ağırladıkları için. Darısı gelecek yıla … ama bakalım gelecek yıla kim, nerede olacak?
Etiketler: 20 aylık bebek gelişimi, Ali Rıza Bilal, Atlas Can Bilal, ayşe musal, Kayra Yılmaz, Maya Yılmaz, Melda Göknel Bilal, Serdar Yılmaz, Şinasi Yılmaz, Yeşim Sayın Yılmaz


ama bu da yapılmaz ki
çocuga bu yapılr mı
yine de ağlayıp tutturmamış..
Evet, ağlamadı, biraz da ürktü belki, ben desteklesem, “hadi atla” desem bir saniye durmazdı. Hele ki diğer çocuklar suya atladıkça ben çok iyi hissediyordum Yaprak’ın da içinin gittiğini. Yazık benim minik kuşuma, ama çok öksürüyor sabahları, burnu musluk gibi …