Archive for Haziran, 2009

Karınca Uzmanı Yaprak

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
6
Haz

karınca uzmanı Yaprak Karınca uzmanı Yaprak

Bugün yine çılgın bir yürüyüş parkurumuz vardı Yaprak’la. Evden çıktık ve Nişantaşı-Valikonağı-Elmadağ üzerinden Taksim’e ulaştık. Hava sıcaktı, İstiklal caddesi çok kalabalıktı. Bana birden sıkıntı bastı ve İstiklal caddesinden çıkıp The Marmara’nın yanındaki Starbucks’a girdik. Serin mekanda dinlendik, birşeyler içtik, yedik. Oradan çıktık, aynı yoldan evimize dönmek yerine Gümüşsuyu’na girdik ve İnönü stadyumunun yanından Dolmabahçe’ye indik. Bir ara sahile gitsek mi düşündüm. Ama orası da çok kalabalık olduğu için vazgeçtim. İnönü stadyumunun giriş kapılarının olduğu tarafa Beşiktaş tarafına geçtik. İşte tam burada karşımıza ilginç bir görüntü çıktı. Bu görüntü yanımda yürüyen Yaprak’ın dikkatini çekti ilk. “Aaaaaa” diye heyecanlandı ve bana parmağı ile keşfini işaret etti. Ben de yaklaşıp kaldırım taşlarına baktığımda yanyana, irili ufaklı açılmış karınca yuvalarını gördüm. Yaprak bir uzman edasıyla yuvaların yanında eğildi ve kum tepeciklerinin üstündeki karınca trafiğini dikkatle inceledi. Fakat sonra birden içindeki vahşi duygular kabardı herhalde, ayağa kalktı ve bir yuvayı ayağı ile bozdu. Ben de “yapma” diye kızdım minik canavara, “yazık onlara”.

Karıncalarla bayağı vakit geçirdikten sonra Dolmabahçe’nin ağaçlı yolundan Beşiktaş’a gittik. Ufak tefek market alışverişi yapıp eve döndüğümüzde saat 20:30 olmuştu. Yine dolu dolu bir akşamüstü geçirdik minik kuşumla, bakalım yarın neler yapacağız ? :D

dsc06023aİstikamet karşı kaldırım

Tags:

Çaylak Fotoğrafçı

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
5
Haz

dsc05880adsc05960a

Yaprak’ın fotoğraf makinasına olan ataklarını aylardır yazıyorum. Artık küçük canavarın bu ataklarına göz yumduğum zamanlar oluyor. Bazen direkt benden alıyor makinayı, bazen de kendisi masadan kapıyor. Açma kapama düğmesine basıyor, sonra da fotoğraf çekme düğmesine. Bu süreçte bir ufak hatamız oluyor, maalesef kamera hep ters tutuluyor. Doğrusu da göstermeme rağmen herhalde açıp kapanan mercek hoşuna gittiği için hatasına devam etmekte de bayağı azimli görünüyor bizimki. Birgün kamerayı düzgün tutmasını öğrenmesi dileğimle tatlı çaylak fotoğrafçıma iyi çekimler diliyorum.

Bu arada bebeğimin yüzünü, gözünü bu kadar yakından çekmek benim hiç aklıma gelmezdi, sağolsun :D

Tags:

Yaprak’ın Kuklaları

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
2
Haz

dsc05963adsc05981a

Aylardır Yaprak’la en çok oynadığımız oyuncaklardan kuklalarımız Pamuk ve Portakal bugün ilk defa oynatıcısını değiştirdi. Ben bilgisayar başında otururken Yaprak odasından elinde beyaz kuzu Pamuk ile çıkageldi. Onu eline geçirmeye çalışıyor ama bir türlü tam olarak yerine oturtamıyordu kuklayı. Manzarayı görünce çok mutlu oldum ve hemen diğer kuklamız Portakalı da buldum oyuncaklar arasından, her ikisini de Yaprak’ın eline taktım. Bizim ki beni taklit ederek ağzında birşeyler geveledi, kollarını salladı, onları konuşturdu, bol bol güldü. Sıkılıp elinden kukları atana kadar ben de birkaç fotoğraf çekme fırsatı bulabildim :D

Tags: ,

dsc05950dsc05955a

Geçtiğimiz günlerde Ufuk Özgül benimle bağlantı kurdu ve Meyve Suyu Endüstrisi Derneği olarak bir gönderimleri olacağını söyledi. Adresimizi istedi. Ben de bir dernek ile iletişimde olmanın sakıncasını görmedim.  Biraz önce Ufuk hanımın bahsini ettiği sepetimiz geldi. İçinde derneğin basın kiti, bültenleri, tanıtım cdsi, farklı markalara ait meyve suları ve bir mug var.

Doğrusu ben meyve sularına karşı oldukça olumsuz yaklaşıma sahibim, en azından iki saat öncesine kadar sahiptim. Örneğin kansorojen madde içermeleri, çürük meyvelerden üretilmeleri gibi.  Fakat bu olumsuz  düşüncelerimin üstüne bir sünger çekmemi istercesine derneğin gönderdiği basın kitinde “Meyve Suyu Hakkında Yanılgılar ve Gerçekler” diye bir bölüm var. Elbette burada bütün ‘yanılgı ve gerçekleri’ yazamam ama en azından benim aklıma gelen yukarıda bahsettiğim kansorojen madde içermesi ve çürük meyvelerden üretilmesi olumsuzluklrına yönelik yazılan doğruları aktarayım.

Meyve sularında kanserojen madde kullanıldığını duydum. Doğru mu?

Meyve sularında kullanılan hiçbir madde kanserojen değildir. Tüm meyve sularına düzenleyici olarak eklenen ve E330 adı verilen sitrik hakkındaki yanlış kanı, bu algıyı yaratmaktadır. Sitrik asit, özellikle portakal ve limon gibi çoğu narenciye meyvesinde doğal olarak bulunan ve diğer adı “limon asidi” olarak tabir edilen bir asittir. Sitrik asit, yanlızca Türkiye’de değil, ABD ve AB ülkelerinde de asit düzenleyici olarak kullanımına izin verilmektedir.

Sitrik asitin diğer bir adı krebs’miş. Bu da kanser anlamına geliyormuş. Bu ne anlama geliyor?
 
‘Sitrik asit’ için kanserojen algısının ortaya çıkması tamamen yanlış olan bir isim benzerliğine dayanır. Vücutta bulunan bir metabolik dönüşüme, ‘sitrik asit döngüsü’ denilmesinin yanı sıra, bu döngüyü keşfeden Alman bilim adamı Ahns Krebs’den dolayı, ‘krebs döngüsü’ adı verilmektedir. Tam anlamıyla bir isim benzerliği olarak ‘krebs’ Almanca’da ‘kanser’ anlamına gelir. İşte bu nedenledir ki, rastlantısal şekilde isim benzerliği nedeniyle, ‘sitrik asit’ ile ‘kanser’ ilintilendirilmiş ve algılara yerleşmiş. ‘Sitrik asit’ sadece, çoğu meyvede doğal olarak bulunan bir asit çeşididir.
(http://nobelprize.org/nobel_prizes/medicine/laureates/1953/krebs-bio.html)

Meyve suyu üretiminde çürük meyve kullanıyor musunuz? Eğer kullanılmıyorsa, nasıl bir denetim uygulanıyor?

Meyve üreticisi tarafından, meyve suyu yapımında işlenmek üzere fabrikaya getirilen meyveler arasında henüz tam olarak olgunlaşmamış (ham) ve/veya çürük meyveler bulunması doğaldır. Bu durum dikkate alınarak, fabrikaya gelen meyvelerin geçirildiği ilk işlem, ayıklama işlemidir. Bu aşamada, çürük ve olmamış meyveler ayıklanır ve ardından iki kademeli yıkamaya tabi tutulur. Bu işlem gereği gibi yapılmadığı takdirde, bu durumu çok kolaylıkla tespit etmek mümkündür. Çürük ve küflü meyve kullanarak üretilmiş meyve suyu, gıda kontrol laboratuarında patulin analizi adı verilen denetleme çalışması ile kolayca saptanabilmektedir. Üretimde bir kural vardır. İşçilere denir ki; kendi yiyemeyeceğin meyveyi asla banttan geçirme!

Meyve sularına ait diğer birçok konudaki sıkça sorulan sorulara buradan ulaşabilirsiniz.
Ben şu an evde Yaprak’a taze meyve suyu, sebze suyu sıkarak içirmekteyim. Ama sokağa çıktığımızda su ve ayran dışında içirecek birşey bulamamaktan da yakınıyorum hep. Herhalde biz de artık yavaş yavaş hazır meyve sularından içemye başlayabiliriz :)

Tags: , ,