

Dün Maçka Parkı yerine Nişantaşı Akkavak sokaktaki çocuk parkına gitmeye karar verdik. Genelde hep dolu olan park yine tıklım tıklımdı. Büyük çocukların azgınlıkları nedeniyle Yaprak park içinde yürümekte bile zorlandı. Bizde bunun üzerine parktan çıktık ve meydanda dolanmaya başladık. Birinci turumuzu atmıştık ki Yaprak hanımın gözü baloncuya ilişti ve hızla rengarenk hayvanların, çizgi karakterlerin, topların olduğu yumağa yöneldi. Bir öyle baktı, bir böyle. Bu arada daha iki üç gün önce aynı baloncudan kocaman bir balık almıştık ama sesimi çıkarmadım.


Yaprak hemen hemen bütün balonları elledi ve ben sonunda zürafayı tutup çektim. Balonun parasını öderken baloncuya “yakında sizin yanınızda sizden satın aldığımız balonlarla tezgah açacağım ve 4 liradan bırakacağım” dedim (balonlar 5 lira) . Adam bayağı güldü, “abla gel, herkese müşteri var” dedi neşeyle. Yaprak elinde kendisi kadar zürafa bir aşağı, bir yukarı dolandı. Sonra zürafa Zülküf’ü elime tutuşturdu ve soluğu baloncunun yanında aldı. Gerisini tahmin edebilirsiniz sanırım. Balon arsızlarına meydanı elbetteki bırakmayız
Etiketler: 18 aylık bebek gelişimi



Oğlumda son günlerde iyice dikkatimi çeken bir şey var. Artık tek çocuk olmasından mı yoksa bizim davranışlarımızdan mı kaynaklanıyor ya da normal mi yaptığı bilmiyorum. Elinde olan şeyle yetinmiyor. Diğerini de istiyor. Abimlerdeyiz bir top bir balon var birini yeğenime birine oğluma veriyorum ikisini birden almak istiyor. Yeğenime verdiğimi illa elinden almaya çalışıyor. Dün de bir akraba çocuğunun ağzındaki emzik için ağladı baya, üstelik kendi ağzında emziği olduğu halde! Ne yapmak lazım bilmiyorum? Bir sürü balon aldık diyince aklıma geldi paylaşayım dedim
Sevgiler..
Aynı durumu biz de yaşıyoruz. Bir-üçübeş hiç yetmiyor, gözü hep fazlasında. Biz de bir de karıştırmak olayının boyutları biraz rahatsız eder hale geldi. Mesela parktayız, gidiyor başkasının pusetine takılı çantayı karıştırmaya çalışıyor. Bayağı mahçup oluyorum puset sahibine karşı. “Yapma kızım, ne yapıyorsun Yaprak?” falan da kar etmiyor, mızmızlanıp, ağlamaya başlıyor yer yer … geçecek inşallah diyorum şu an için. Çok küçük, doğru ile yanlışı ayırtedemiyor.