Bir Günün Fotoromanı

Gönderen: ipek aral kişioğlukategori 1-2 Yaş
22
Haz

kaydırak kaydırak

Dün Maçka Parkı sefamızın başlangıcı büyük çocuk bahçesindeki oyuncaklarla oldu. Kaydırakta bayağı vakit geçirdik. Ancak henüz helezon şekilli olandan kaymıyoruz.

koşuyoruzdiğer çocuk parkı

Büyük çocuk parkından bayır aşağı vurduk kendimizi, Yaprak önde hızla, bende pusetle arkada sanki arkamızdan kovalayan varmış gibi koşuştura koşuştura aşağılardaki küçük çocuk bahçesine ulaştık.

salıncakmerdiven

Yaprak başlangıçta salıncağa binildi. Ardından yan taraftaki kaydırağın çıkması bayağı güç merdivenlerine yöneldi.

dönencetünel

Merdivenlerin sonundaki dönen oyuncaklarla bayağı güldü. Dönen toplardan sonra kaydırağın diğer ucuna açılan tünele girildi

tünelin bir ucutünelin diğer ucu

Tünel kaydırak şeklindeki ikinci bir tünele açılıyordu. Yaprak keyifle kaydı aşağı. Bu kaydırak döngüsünü ( merdiven + dönen oyuncaklar + 1. tünel + 2. tünel ) yaklaşık on defa tekrarladık.

havuzköpek havuzda

Kaydıraktan sıkılınca bizimki koşa koşa karşı taraftaki havuza gitti. Tırmanmaya çalıştı ve elbetteki annesi tarafından engellendi. Derken yanımıza iki çoccuk ve bir köpek geldi. Çocuklar köpeği “çofff” diye havuza attı. Hayvan sıcaktan kimbilir ne kadar bunalmıştı. Sevimli sevimli etrafa bakındı. Ben “Yaprak kaç, şimdi silkelenecek” demeye kalmadan köpek havuz içinde sulu tüylerini silkeledi. Bizimki çok şaşırdı. :D

oyuncaklara dönüşgözleme

Köpek ve çocuklar gidince Yaprak koşarak çocuk bahçesine döndü. Bir süre daha burada vakit geçirdikten sonra Maçka Parkı’nın evimize yakın çıkışına yöneldik. Yaprak “mama, mama” diye tutturunca çıkış kapısına yakın SütlüKafe’de oturduk ve nefis gözlemelerinden yedik, birşeyler içtik. Saate baktığımızda yine ufak bir şok yaşadık, saat 20:40 olmuştu.  Karnımız doymuş ve yorgun bir şekilde evimize döndük ve 21 Haziran’ı da böylece kapatmış olduk. :)

Etiketler: ,

This entry was posted on Pazartesi, Haziran 22nd, 2009 at 23:57 and is filed under 1-2 Yaş. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

2 comments so far

1.  Naile
Haziran 24th, 2009 at 09:04

bu miniklerle vakit geçirirken biz onlardan daha çok yoruluyoruz aslında. Allahım ne bitmek bilmez bir enerjidir onlardaki öyle :)

2.  ipek aral kişioğlu
Haziran 24th, 2009 at 15:27

Hem de nasıl, sabahtan akşama durmak yok. Şu an örneğin yanımda kolları havaya kaldırıp zıplıyor bizim ki, neden, onu bir kendi biliyor? :P

 

Leave a reply

Name (*)
Mail (will not be published) (*)
URI
Comment