


Yaprak’la bugün postcrossingden yeni aldığımız dört adres için Çin, Tayvan, Finlandiya ve Amerika’ya kart gönderdik. Ardından güvercinlere bakmak üzere çıktığımız meydanda Yaprak kendisi gibi kırmızı şapkalı Deren’le karşılaştı. Deren’nin annesi yanında bol miktarda kuş yemi yetirmiş. Deren’nin güvercinlere attığı yemler bizimkinin çok ilgisini çekti , hatta tam zamanında yetişmeseydim birkaçı kuşara değil ağzını bile attı. İki bebek güvercileri besleyip, etraftak oşuştururken ben de Deren’nin annesi ile sohbet ettim. Deren’nin iki yaşında olduğunu, yeni yeni iki kelimeyi bir araya getirdiğini öğrendim.
Deren ve annesnini yanından ayrıldıktan sonra Starbucks’a uğradık. Birşeyler içtik, yedik, ardından Beşiktaş sahile yürüdük. Sahilde bir sürpriz bizi bekliyordu.



Sahilde bizi bekleyen sürpriz Japonya’dan gelen Kodo davulları idi. Meğerse Japon deniz kuvvetlerinden bu yıl mezun olan gençler gemilere doluşmuşlar ve dünyayı dolaşıyorlarmış. Birkaç gün için uğradıkları İstanbul’da da dün gece bir konser vermişler. Cemil Topuzlu’da gerçekleşen konserin provalarını evvelsi gün Maçka parkı’nda iken bol bol dinlemiştik Yaprak’la. Şansımıza Kodo davulları ile Beşiktaş sahildeki büyük meydanda biz de karşılaşmış olduk, onların enteresan müziğini dinledik, hatta onlarla fotoğraf bile çektik.
Konserden sonra hemen eve dönmedik ve Beşiktaş’da yemek yemeğe karar verdik Yaprak’la. Biz afiyetle Edirne köftelerimiz midemize indirirken, İlhan’nın Hollanda’dan döndüğüne ve bize katılabileceğine dair telefonu alınca sevindik. İlhan’nın gelmesi sonrasında bizim eve dönmemiz yine saat 21:30′u buldu. Yaz ayları ile birlikte Yaprak’ın yatma vakdi galiba biraz fazla geçe kaymaya başladı !


Yazılarımıza Gelen Son Yorumlar