

Dün yine saatlerimizi sokakata geçirdiğimiz günlerden biriydi. Ancak bu sefer akşamüstü saat 18:30 gibi pusetimizle attık adımımızı dışarı. Cuma gecesini ailece açık havada geçirmeye niyetliydik.
Başta ufak bir alışveriş yaptık. Bir önceki gün deneyip beğendiğim, ama alsam mı, almasam mı diye kararsız kaldığım bikiniyi satın almak üzere ilgili mağazaya gittik. Hazır gelmişken birkaç model daha deneyeyim derken bayağı bir vakit geçirdik soyunma kabininin içinde Yaprak’la. Sonunda bir önceki gün beğendiğim bikiniyi alıp çıktık dükkandan. Sonrasında Yaprak “mama, mama” diye tutturunca çare olarak Starbucks’a girdik. Aç kurt çok sevdiği sebzeli pufu hapur hupur midesine indirdi. Bu arada babamız ile telefonlaştık ve buluşma noktamızı saptadık.
Önceden planladığımız gibi Taksim’e gittik ailece. Ama Taksim o kadar doluydu ki, İstiklal caddesinin İstiklal caddesinin bir alt sokağında birbiri ardına açılan restaurantların hiçbirinde yer bulamadık. Balık pasajı ve Tünel zaten taşarcasına doluydu. Hem yorulmuş, hem acıkmış vaziyette “Beşiktaş’a gidelim” dedik . Bunu dediğimiz anda hınzır gibi yetişip önümüzde beliren boş taksiye atladık.
Beşiktaş’da doluydu ama sık sık gittiğimiz bakılçıda yer bulabildik ve oldukça uzun sürecek yemek faslımıza başladık. Bu arada Yaprak bir kere bile sandalyesine oturmadı. Kah benim yanımda, kah kucağımda, kah babasının yanında, bütün gece masanın etrafında dolandı durdu. Etraf masaların çok ilgisini çekti, hatta kendisine bir gül bile hediye edildi. Bu arada bol bol ahtapot, marine edilmiş levrek, paçanga böreği, çupra, kavun, sıcak ırmik helvası(dondurmalı) yedi. Hatta o kadar çok yedi ki, ben şaşırdım. Uzun gecemizi saat 23:00 geçe bitirdik. Yürüyerek Akaretler caddesi üzerinden evimize döndük.
Etiketler: 18 aylık bebek gelişimi


Keyfinize diyecek yok. Oooh İyi etmişsiniz vallaha. Balık sefası güzel oluyor. Öpüldünüz…..
Evet, güzel bir gece geçirdik
Çok tatlısınız maşallah maşallah
)
teşekkür ederiz