

Bugün Yaprak’la yine Dolmabahçe’deydik. Ama bu sefer geçen haftalarda keşfettiğimiz saray içindeki kafeye gittik. Sahil boyunca belki 150 metre boyunca dizilmiş masaları
görünce doğrusu şaşırdım. Hiç bu kadar uzunlamasına yayılmış bir sahil kafesi görmemiştim hayatımda ve “burada bir deniz restaurant’ı açılsa ne süper olur” diye düşünmeden edemedim. Denize sıfır, muhteşem manzara, arka plan yemyeşil ve saray
Yaprak’la bol bol manzara seyrettik. Arada kıyıya çarpan dalgaların su damlaları ile ıslandık. Yaprak şok oldu ve bana dehşet içinde baktı. Tostumuzu yiyip, çayımızı içtikten sonra bütün garsonların sevgi gösterileri eşliğinde kafeden ayrıldık. Dönüş yolunda Maçka parkındaki çocuk bahçesine uğradık. Sıcak ama rüzgarlı bir İstanbul gününü de böylece kapatmış olduk.
Etiketler: 17 aylık bebek gelişimi, dolmabahçe sarayı


sarayı gezerken oturmuştum o güzel kafede, yine gitmeli. fotoğraflar harika
Gerçekten çok sakin ve insana mutluluk veren bir mekan. Yaprak’da bayıldı.
Çok özendim, çok güzel gözüküyor. Hep otoparktaki kafeye gittim, sarayın içindekine hiç gitmedim, gitmek lazım. Yaprak’ın muzip bakışlara dikkat diyorum
Çok tavsiye ederim. Bir kere çok sakin, diğer tarafta dipdibe dipdibe herkes. Burası bir de pöfür pöfür esiyor. Çay, kahve, tost, başka da birşey yok. Üstelik diğer taraftan daha ucuz. Bir tost, cappy 4 lira. şaka gibi.