Şairler Sofası sonrası Işık Çifti İle Keyfili Dakikalar

Gönderen: ipek aral kişioğlukategori 1-2 Yaş
22
May

dsc05778adsc05788a

Dün Yaprak’la yine pusetsiz elele sokağa çıktık. İlk durağımız planladığımız üzere Şairler Sofası Parkıydı. Maalesef tam üst sokaktaki okulun dağılma saatinde parka vardığımız için bütün oyuncaklar çok meşguldu. O nedenle biz de parkın içerisinde biraz dolaşarak heykelleri inceledik. Yaprak’ı Orhan Veli Kınık’ın kucağına oturtup fotoğraf çektiğim esnada İlhan’dan telefon geldi. Yakınlarda olduğunu ve bize katılabileceğini söyledi. Beş on dakika kadar da 14 aylık Tuna bebek ve annesi ile sohbet ettikten sonra İlhan geldi. Bende Yaprak’ın bir de fotoğrafını çekti, çok iyi etti. :)

dsc05791adsc05792a

Sonrasında caddenin karşısındaki Cafe Zero’ya geçtik. Cafe Zero ekibi de artık Yaprak’ı çok iyi tanıdıkları için ona bol köpüklü çikolatalı süt ikram ettiler. Yerimize yerleştikten kısa süre sonra karşı masamıza bir çift geldi. Hatta İtalyanca telefonla konuşan uzun boylu adama kulağım gitti ve burnumun direği yine “İtalya, İtalya” diye sızladı. Zaten telefonda Nevra ile Eray’ın da önümüzdeki hafta İtalya’da olacağını öğrendiğim iki-üç saat olmuştu, bu İtalyanca konuşmalar da yarama tuz biber ekti adeta. Yaprak her zamanki gibi bizim masa dışında her yerle ilgiliydi ve bir baktık bahsini ettiğim karşı masamızdaki çiftin yanına yerleşmiş bile. İsimlerinin Dilek ve Mehmet Işık olduğunu öğrendiğimiz çiftle Yaprak o kadar uzun süre oturdu ki, sonunda “bir fotoğrafınızı çekebilir miyim?” diye sormak zorunda hissettim kendimi. Yaprak çiftin kendilerine yemek üzere aldıkları tosttan, kekten hapur hupur yedi. Hatta İlhan’a “O tostu ben vermeye kalksam yemez” diye sitem bile ettim.

Zaman hızla akıp gitti ve saat 19:30′a yaklaşırken biz de evimize dönmek üzere ayaklandık. Yaprak hanım da ancak bizim kalkmamızla Dilek abla ve Mehmet abisinin yanından ayrıldı ve bize katıldı. Eve dönüş yolunda bir eli bende, bir eli İlhan’da yarı yürüyerek, yarı havada çok eğlendi minik böcek. Ayrıca yol üzerinde Aslı ile karşılaştık ve görüşmek üzere sözleştik. Eve vardığımızda saat sekizi geçiyordu. Yaza girmemizle beraber havanın geç kararmasına halen alışabilmiş değilim, hep saatin ne kadar geç olduğunu görüp şaşırıyorum. Yemek saatlerimiz ise hepten kaydı. Bakalım ne zaman alışacağım bu durma?

Etiketler: , , , , , ,

This entry was posted on Cuma, Mayıs 22nd, 2009 at 13:46 and is filed under 1-2 Yaş. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

8 comments so far

1.  Aslı
Mayıs 24th, 2009 at 12:35

Merhaba.. bloğunuzu bir başka bloğa ulaşmak isterken keşfettim:)
Bebeğinizle paylaşımlarınıza hayran kaldım:) bloğunuz için harcadığınız emek de cabası..
aslında haddim olmayarak yaptığım bir gözlemi paylaşmak istediğim için buradayım.. minik yaprak ‘ la ilgili.. eğer isterseniz benimle iletişime geçebilirsiniz.. dediğim gibi haddim değil ancak eğer bir sağlık çalışanıysanız gördüğünüz durumlarda fikir alışverişinde bulunmak bir zorunluluk oluyor..
saygılarımla..

2.  ipek aral kişioğlu
Mayıs 24th, 2009 at 18:57

Merhaba Aslı hanım,

Öncelikli olarak blogumuzu ziyaret ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Elbette sizin de belirttiğiniz gibi görüş alışverişi yapmak çok önemli. Acaba Yaprak hakkındaki gözleminiz nedir? Heyecanlandım şimdi bakın ! :)

3.  banu
Mayıs 28th, 2009 at 10:52

Bizde de durum aynı… Başkalarının elinden hapur hupur yiyen çocuk bana ağzını açmıyor. Gören aç bırakıyoruz zanneder :)

4.  ipek aral kişioğlu
Mayıs 28th, 2009 at 11:08

Kesinlikle !!! :D

5.  nev
Haziran 1st, 2009 at 13:17

Gittik, geldik. Çook yorulduk ama değdi. 8 günde 10 şehir gezdik bir tur iptal olmasaydı 3 tane daha yapacak ve rekor kıracaktık ama Napoli, Capri, Pompei başka zamana kaldı….Gezi yazılarım ve fotolarım için bloguma beklerim :) )

6.  ipek aral kişioğlu
Haziran 1st, 2009 at 13:21

Tam maraton olmuş. Ben de dün Roma’daki İtalya bisiklet turu etabını izledim. Roma’daymış kadar oldum …. desem çokkkk büyük yalan söylemiş olurum. ühhhhhüüüüüü :( …. yazı ve fotoğrafları merakla bekliyorum. :D

7.  nev
Haziran 1st, 2009 at 16:11

Roma’daymış kadar olmak için Melekler ve Şeytanları tavsiye ederim.

8.  ipek aral kişioğlu
Haziran 1st, 2009 at 16:14

Ona Yaprak’ı annesine bırakıp gidebildim geçen hafta. Film sıradandı ama Roma’ya kelimeler yetmez. Karar aldım İtalyanca dil kitaplarımı çalışacağım. Hatta bir blog bile açabilirim “İtalyanca” diye. :D

Günde yarım, bir saat çalışsam fena mı olur? D

 

Leave a reply

Name (*)
Mail (will not be published) (*)
URI
Comment