

Bir gün büyük kedi ve küçük kedi gezmek için parka giderler. Parkta karşılarına çıkan kötü kalpli büyücü kedilere üç vakte kadar kahve içip, limonlu kek yemezlerse İstanbul’un en büyük at sineğinin onları ısıracağını söyler. Bu kötü büyüden kurtulmak için kendilerini en yakındaki kafeye dar atan kediler kahvelerini fötürdete fötürdete içerler, limonlu keklerini afiyetle yerler. Bu arada büyük erkek kedi de onlara katılır. Zaman hızla akar ve eve dönme hazırlıkları başlar. Yüzleri güler bir şekilde, kötü büyücünün kara büyüsünden kurtulmanın mutluluğu ile yola çıkan kediler bu sefer de yolda minik güzel bir peri kızı ile karşılaşırlar. Peri kızı küçük kedinin burnunun ucuna konar ve ona “dile benden ne dilersen” der. Minik kedi ağzını açar ve “mama” demesiyle birlikte minik peri kızını bir lokmada yutar.
…. sonrasında kediler ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine …
… bu da öyle garip bir masal olur ki, Yaprak’ın annesi bir daha masal yazmamaya kendi kendine söz verir.
Etiketler: 16 aylık bebek gelişimi, ipek aral kişioğlu


valla enteresan bir masal olmuş:)
biraz daha zorlarsam korku filmi senaryosu bile yazarım gibi geldi
aliayvaz productionadlı sitemi destekleyi n OY VER http://2009.blogodulleri.com/blog/ali-ayvaz-production
Halet-i Ruhiyye Adlı adlı sitemi destekleyin OY VER http://www.kursatsenturk.com/
Blogdevri adlı sitemi destekleyin OY VER http://2009.blogodulleri.com/blog/blog-devri-network
yok yok masallar olmalı
devam etmeli 
yaprakımın annesine sevgilerimi gönderiyorum yaprağından minik boncuk burnundan öpüyorum