

Bugün Yaprak’la pusetimizi almadan elele sokağa çıktık. Programımızda Akaretler caddesi üzerindeki eczaneye uğramak, parka gitmek, Caffe Nero’da dinlenmek, marketten alışveriş yapmak vardı. Eczaneden vitaminizi alırken Yaprak ele gelebilecek bütün rafları karıştırdı, beni deli etti. Şairler Sofası Parkı’nda ise Zeynep isimli çok güleryüzlü 14 aylık bir bebekle karşılaştık. Yaprak’la Zeynep biraz bakıştılar, biraz itiştiler, pek iletişim kuramadılar ama biz Zeynep’in annesi ile bol bol sohbet ettik. Parkdan sonra caddenin karşı tarafındaki Caffe Nero’ya geçtik ve orada havuçlu kek yedik, ben kahve içtim. Yaprak her zamanki gibi bir süre sonra masamızı terk etti ve benden başka etraftaki herkesle ilgilendi. Hatta karşımızdaki masada oturan iki tatlı abla ile muhabbeti o kadar arttırdı ki, neredeyse onlarla kalkıp gidecek zannettim.
Cafe Nero’dan sonra market alışverişimizi zor bela yaptık. Gün boyunca en çok market içindeyken yoruldum çünkü böyle bol reyonlu ortamlarda minik canavarın elleri hiç durmuyor. Dönüş yolunda Yaprak yorgunluk sinyallerini vermeye başladı ve bayağı mızmızlandı. Zorlukla ulaştığımız sokak kapımızdan içeri girer girmez minik eskimonun üstünü çıkardım ve derhal onu iki saat boyunca mışıl mışıl uyuyacağı yatağına koydum.
Etiketler: 15 aylık bebek gelişimi, Akaretler Şairler Sofası Parkı, Caffe Nero


Yazılarımıza Gelen Son Yorumlar