
Bugün ablam Başak ile yeğenim Eda Ankara’ya döndüler. Öğlen onlara veda etmek üzere anneannelere gittik. Sonrasında babamız bize katıldı ve bu güneşli İstanbul gününde beraber yemek yedik. Babamızı ofisine bıraktıtan sonra Maçka Parkına oyun bahçesine gittik. Yaprak ilk başta salıncakta sallandı sonra 3-4 yaşlarındaki Amelia ile oynadı, onun karşısına geçip “cici, cici” yaptı, peşinden koşturdu, onunla kaydırakta eğlendi. Amelia Yaprak’la çok ilgilendi, babasına hep Yaprak için “şimdi ne demek istiyor? şimdi ne yapıyor?” diye sorması çok tatlıydı. Sonra çocuk bahçesine Timur ve annesi geldi. 17 aylık olan Timur’u bizimki hemen gözüne kestirdi ve tahterevallide sonunda onu yakaladı. İki anne bebeklerimiz tutarak onları bol bol güldürdük. Yaprak Timur’un tekerlekli oyuncağını kapınca çıngar çıktı. Bizimkine benzeri bir oyuncak almam gerektine bir işaretti bu sanırım.
Bir saat kadar oyun bahçesinde kaldıktan sonra eve doğru yürüdük. Hava çok güzel olduğu için pek eve girmekte istemiyordum. Bu nedenle son molamızı Maçka Parkının tepe bölümündeki Sütlü Kahve’de vermeye karar verdim. Yolumuz üzerinde bizi hoş bir sürpriz bekliyordu. 5-6 yıl önce işe aldığım fakat sonrasında aramızdan ayrılan eski bir iş arkadaşımla karşılaştım. Ben sobet edip, Türk kahvemi yudumlarken Yaprak etrafta özgürce koşuşturdu, hatta fazlasıyla özgürleşip beni deli etti. Bir ara park içindeki damgalı sokak köpeği ona doğru atılınca ben kocaman bir çığlık attım. Minik böcekte bu dev tüy torbasından ürktü. Doğrusu Yaprak’ın ne kadar hızlı büyüdüğünü bir kere daha farkettim o etrafta gezinirken bugün ve şaşkınlıkla dolu büyük bir mutluluk duydum


Etiketler: 14 aylık bebek gelişimi


mini eskimo yaprakcık
bu tulum tam moskovalık hehe