

Bugün Yaprak, kuzen Eda, anneanne ve ben biraz gezmek, biraz oyuncak bakmak üzere Metrocity’e gittik. Oldukça sakin olan alışveriş merkezine girer girmez Yaprak’ı pusetinden çıkardım. Başlangıçta anneanne ile benim ellerimizden tutarak gezinen minik böcek bir süre de Eda ile birlikte dolaştı. Biraz etrafta yürüdükten sonra oyuncak mağazasının bulunduğu en alt kata indik.


Mağazaya girdiğimizde Eda’nın kendisine oyuncak seçmesinin biraz zaman alacağını düşünerek Yaprak’ı pusetine geri yerleştirdim çünkü bizimkinin böyle renkli bir dünyada önüne gelene saldırıp ortalığı dağıttığını daha önce tecrübe etmiştim. Anneannemizin dediğine göre mağazada tamı tamına bir saat kalmışız. Bu bir saat içinde alışveriş dışında yukarıdaki fotoğraflarda görüldüğü gibi Yaprak dokunuşlara duyarlı dinazora bindi. Bu sevimli dinazorun boynuzları, ağzı, kafası, gözleri hareket edebiliyor. Yaprak başlangıçta öyle şaşırdı ki “a, uuu, buuuu, vuuuu” diye bağırıp sevinç çığlıkları attı.


Ardından minik kuşu jetonla çalışan motosiklete bindirdik. Motosikletin ileri geri hareketleri ile ilk donup kalan Yaprak sonrasında bu devinime alışıp bir de ayağa kalkıp akrobasi hareketleri yapmaya başladı.
Oyuncak alışverişinden sonra Starbucks’da kahvemizi içip, brownielerimiz yedik, bir süre daha gezindik ve akşamüstü evimize geri döndük.
Tags: Bebek oyuncakları, eda dede, emel aral, Starbucks






Yazılarımıza Gelen Son Yorumlar