Archive for Ocak, 2009

Damatlarsız Maaile Fotoğrafı

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
31
Oca

dsc03524ab

soldan sağa : İpek Aral Kişioğlu, Yaprak Kişioğlu, Emel Aral, Ataman Aral, Alp Aral, Başak Aral Dede, ortada : Eda Dede

Bugün ablam Başak Ankara’dan geldi. Eda annesine kavuşunca çok sevindi. Biz de Yaprak’la öğleden sonra anneanne ile dedeye Başak’ı görmeye, “hoşgeldin” demeye gittik. Bu arada Anadolu yakasına taşındığından beri fazla göremediğimiz kardeşim Alp’de evdeydi. Eeee, maaile bir araya gelince ben de hemen fotoğraf makinamı çantamdan çıkardım ve birkaç kareyi daha fotoğraf arşivimize ekledim. Bu arada ailenin bol tüylü ferdi Zeytin maalesef ortalarda görünmüyor.

dsc03526adsc03531a

Başak, Yaprak, Alp ……………….     Eda, Başak, Yaprak

Tags: , , , ,

Bügun Biz Beraberdik …

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
30
Oca

dsc03482adsc03510adsc03513a……………dsc03495adsc03514a

dsc03521adsc03519a

Bugün Eda’yı anneannelerden alıp dışarı çıktık. Soğuk hava ve hafif hafif yağan yağmur nedeniyle fazla yürümeden Nişantaşı Citys’e girmeye karar verdik. Alışveriş merkezi için biraz gezdik ve sonrasında Starbucks’da birşeyler içtik, yedik. Fotoğraflar çektik. Ardından tekrar yürüyelim dedik ve olan oldu. Yaprak hızını alamadı yere düştü, dudağını patlattı :(   Minik böceğin ilk defa bir kazada kanı aktı, dudağı şişti. Ama benim her zaman gülen bebeğim fazla ağlamadı ve yine kucağımdan sıyrılarak tıkır mıkır adımlarına merkez içinde devam etti.

Tags: , ,

funny-pictures-strong-toddler-ashSoru : 13 aylık bebeğin zihinsel ve fiziksel gelişimi nasıl olur ?
Cevap :13 aylık bebeğin gelişimini maddeler halinde inceleyelim :

Bu ayla beraber yeni : İlk önce Ben!

Halen bütün hayatınızın bebeğiniz etrafında döndüğüne mi inanıyorsunuz? Gerçekten de öyle ! Ancak bu ikinci yılla beraber yeni yürümekte olan bebeğiniz giderek ben merkezli olacak. Oyuncakları, yiyecekleri ve özellikle sizin ilginizi paylaşmak onun için çok zorlaşacak. Onu diğer bir çocukla oynarken izleyin, büyük bir ihtimalle oynadığı çocukla çok da fazla iletişim haline geçmek çabasında olmadığını farkedeceksiniz.

Siz halen 13 aylık bebeğinizin hayatındaki en önemli insansınız ve sizden çok fazla ilgi bekliyor. Ama bu arada bebeğinizin giderek bağımsızlaştığına ve özgüvenini kazandığına dair işaretleri de alacaksınız. Siz yemek hazırlarken, evi toplarken sizi göz mesafesinde tutabildiği sürece odada kendi kendini dakikalarca meşgul edecek, eğlendirecek. Belki sadece arada bir sizden sarılmanızı isteyecek.

Bebekler 13 aylık olduklarında güçlerinin farkına varır ve bunu kullanmayı öğrenirler. Sizden ona kitap okumanızı, salıncağı sallamanızı veya elini tutup çekiştirerek onunla yürüyüşe çıkmanızı isteyebilirler. Kelimeleri kullanamasa bile taleplerini parmağı ile gösterek, iterek açıkta belli edebilirler.

Siz ne yapabilirsiniz ?

Şu anda bebeğiniz tam bir sosyal kelebeğe dönüşmüş veya biraz utangaç olabilir . Bebeğinize sosyal yeteneklerini geliştirmesine eğlenceli oyunlarla yardımcı olabilirsiniz :

  • Saklambaç : Sizi takip etmek veya sizden saklanmak herhalde bütün 13 aylık bebeklerin en sevdiği oyundur. Bir sandalyenin, bir kitabın hatta bir havlunun arkasına saklandığında onu bulamıyormuş gibi yapmanıza bayılacaktır.
  • Al-Ver : Siz az eğlenceli bulsanız da 13 aylık bebeğiniz bu oyuna bayılacaktır. Onun fırlattığı oyuncakları, hatta yemek sandalyesinden aşağı attığı katı yiyecek parçalarını yerden alıp vermeniz ona çok eğlenceli gelecektir. Ayrıca size bir oyuncağını, kitabını veya herhangi bir başka objeyi verip ardından geri almak isteyecektir. Bu şekildeki “al-ver” aslında bebeğinizin dikkatini çekmeyi sağlayan sosyal içerikli bir oyundur. Bu arada bebeğinizin etrafta izleyiciler varken performansını tekrarlayarak olumlu tepki almak hatta alkışlanmayı sevdiğini farkedebilisiniz.
  • Yüzümüzü Tanıyalım Oyunu : Gözlerini, burnunuzu, ağzınızı parmağınızla gösterek onları isimlerini söyleyin. Kısa sürede kelimeleri kapacaktır. Ardından ondan size örneğin ağzının nerede olduğunu göstermesini isteyin. Kısa süre sonra size ağzını parmağı ile gösterektir. Fizyologlar bunun ikinci yıl ile başlayan ayrılık sürecinin bir göstergesi olduğunu düşünmektedirler. ( bebeğiniz bu hareketi ile onun ve sizin iki ayrı insan olduğunun farkına varmaktadır)

Diğer Gelişmeler : Yabancı insan ve diğer korkular

13 ay civarı bebekler yabancı insanlara karşı hassaslaşırlar. Bebeğiniz onu bir yabancı, hatta yakın aile fertleri veya arkadaşlarınız yanında bıraktığınızda üzülebilir. Böyle durumlarda bebeğinizin ağlaması, saklanması, bağırması onun aile fertleri ile yabancılar arasındaki farkı bildiği için ayrılığı sizi protesto etmekte olduğu anlamına gelir.

13 aylık olmuş bebeklerde eskiden tepki vermediği yerlere, durumlara, objelere, seslere karşı da bir rahatsızlık, korku başlayabilir. Örneğin elektrikli süpürge, banyo zamanı, araç sirenleri, komşunun evcil hayvanı, vs.

Ne Yapmalısınız ?

Unutmayın ki, güven zorla olmaz. eğer bebeğiniz yeni yüzlere karşı tepkiliyse sabırlı olun ve kendi yakınlaşmaya karar verinceye kadar kendisini uzak tutmasına izin verin. Bebeğiniz sizin kılavuzluğunuza bakacaktır, yeni bir bebek bakıcısına karşı siz rahat olursanız bebeğinizde sizi takip edecektir. Eğer onu market alışverişi gibi birçok yabancı insanla karşılaşabileceği süreçlere dahil ederseniz sizin nasıl davrandığınızı izler ve yeni insanlar yanında rahatlamayı daha çabuk öğrenebilir.

Korkmuş bebeğinizi sakinleştimenin birkaç yolu :

  • Yüksek sesler : Eğer elektrikli süpürgenin veys başka gürültü ile çalışan makinaya bebeğiniz tepki veriyorsa bırakın makina kapalı iken ona dokunsun. Örneğin araçlardan gelen sirenlere tepki veriyorsa onu yakınlardaki bir itfaiye istasyonuna ve ambulans yanına götürün. Eğer biraz meraklı ise bu tip araçlara onları inceleyecektir. Bu da onun korkularını hafifletebilir. Onu hiçbirşey için zorlamayın. Böyle bir zorlama tam tersi sonuçlar doğurabilir.
  • Küvet – Banyo zamanı : Küvete girmek, sabunlanmak, kaymak … bir bebeğin banyo zamanından korkması için bir sürü neden var. Eskiden bu rituelden büyük keyif almasına rağmen eğer bebeğiniz banyo küvetine girmeyi reddetmeye başlarsa, ona banyo süngerini verin. Onun boş küvetin içine oturmasına izin verin. Duşu kullanmaktan bir kap ile su saçlarına su dökün. Hatta korkusu geçene kadar birkaç gün şampuan kullanmayın. Birkaç gün sonra suyu akıtmaya başlayın, küvetin tıpası suların gitmesi için açık olsun. Bir süre sonra da tekrar tehlikeli olmayacak seviyede suyu küvette biriktirerek bebeğiniz yıkayabilirsiniz. Eğer küvet giderinden korkarsa ona banyo oyuncaklarının nasıl gidere sığmadığını gösterin.
  • Hayvanlar :  Evlerinde evcil hayvan beslenen bebekler bile bazen diğer hayvanlardan korkabilir. Kendinizi düşünün, birgün dev gibi tüylü bir ayı ile burun buruna gelseniz … işte bu hayvan bebeğiniz için sizin komşunuzun biraz irice köpeği olabilir. Hiçbir zaman bir bebeği hayvan sevmesi için zorlamayın. Bunun yerine oyuncak hayvenlarla model oluşturabilecek oyunlar oynayın. Ona korktuğu hayvanlara ait kitaplar okuyun. En önemlisi sahibinden izin almadan kesinlikle bir evcil hayvanı sevmemeyi bebeğinize öğretin. En dost görünen kedi, köpekler bile bebeklere zarar verebilir.

Kaynak : Babycenter.com

Tags: ,

Yaprak Kürşat Abisi ile

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
30
Oca

dsc03470

Dün Ankara Koleji’nden çok sevdiğim arkadaşım Kürşat ile buluştuk. Kürşat uzun süredir yurtdışındaydı. İrlanda ‘da geçirdiği yıllardan sonra Türkiye’ye dönmeye karar verdi ve rüzgarın onu İstanbul’a sürüklediği şu birkaç gün içinde de biz görüşmek üzere sözleştik. Öğleden sonra kahve içerek başladığımız sohbetimiz biraz yürüyüşle devam etti, akşamüstü  Reasürans Çarşısı Aşşk Cafe’de aldığımız hafif içkilerle de noktalandı. Lise yıllarından sonra farklı şekillenen hayatlar olsa bile paylaşacak o kadar çok şey vardı ki, Yaprak’ın yemek vakdi yaklaşmasa daha saatlerce konuşabilirdik. Yaprak’ın biraz yaramazlık yaptığı, biraz uyuduğu, biraz etrafı karıştırdığı buluşmamızda Kürşat’ın yanından Mart ayındaki İstanbul seyahatinde akşam yemeğine çıkmak üzere sözleşerek ayrıldık.

Tags:

Fotoğrafın Yüzsüzü

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
28
Oca

dsc03464

Yukaridaki fotoğrafı dün kuzen Eda Maçka Parkı’nda çekti. Fotoğrafa ilk baktığında insan “nasıl yani?” diyor, “özellikle mi böyle çekilmiş ? Hayır, özellikle böyle “yüzsüz” olmak için bir ayarlama yapmadık. Dokuz yaşındaki küçük Eda’cık fotoğraf çekecek olmasının heyecanı ile benim kafamı tutturamayıp, Yaprak da bakışlarını birden yere kaçırınca ayarlamaya çalışsanız belki bu kadar doğal olamayacak bir görüntü ortaya çıkmış. :)

Tags:

Eda ve Yaprak

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
27
Oca

dsc03453adsc03468

İstanbul’da yaşayanlar bugün gökyüzündeki güneşin ve bahardan kalma sıcaklığın keyfini aynen bizim gibi çıkarmışlardır umarım. Biz bugün saat 14:30 da Yaprak’la beraber Eda’yı anneannelerden almak üzere dışarı çıktık. Eda’yı Rumeli caddesi’nden aldıktan sonra Harbiye’ye yürüdük ve Vali Konağı caddesi üzerinden Nişantaşı Parkı’na girdik. Parkın kavisli ara yolundan gördüğümüz kedileri sayarak aşağı indik ve oradan Maçka Parkına geçtik. Maçka Parkı’nda Yaprak salıncağa bindi, onu Eda salladı. Kaydırakta yeni tanıştığımız 16 aylık İlke ile bol eğlenceli vakit geçirdikten sonra Eda ile konuşup Dolmabahçe sahiline inmeye karar verdik. İnönü stadyumu boyunca yürüdük ve sahile ulaştık. Bizim Yaprak’la çok sık ziyaret ettiğimiz sahildeki kafe çok kalabalıktı, zor yer bulduk. Orada biraz soluklanıp birşeyler içtikten sonra ağaçlı yoldan yürüyerek Beşiktaş’a vardık. Beşiktaş’da ufak bir Migros alışverişi yapıp Akaretler boyunca yokuş yukarı yürüdük, İTÜ kampüsün içinden geçrek Hüsrev Gerede caddesine girdik, oradan da Teşvikiye Cami’ne ulaştık. Tam bu esnada anneannenin “neredesiniz?” telefonu geldi. “10 dakika sonra evdeyiz” dedikten sonra son kalan enerjimizle adımlarımızı hızlandırarak hedefe (ev) saat tam 17:30′da vardık.

Eğer yukarıdaki paragrafı tümüyle okuyabildiyseniz ve biraz İstanbul’u biliyorsanız ne kadar bol yürüyüşlü ve hareketli zaman geçirdiğimizi anlarsınız. Bu rota aslında bizim Yaprak’la günlük rutinimiz. Ama bu uzunca yürüyüşe alışık olmayan Eda “biraz” perişan oldu diyebilirim …. mutlu bir perişanlık :)

Tags:

Metrocity’de Eğlence

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
26
Oca

dsc03441dsc03440a

Bugün Yaprak, kuzen Eda, anneanne ve ben biraz gezmek, biraz oyuncak bakmak üzere Metrocity’e gittik. Oldukça sakin olan alışveriş merkezine girer girmez Yaprak’ı pusetinden çıkardım. Başlangıçta anneanne ile benim ellerimizden tutarak gezinen minik böcek bir süre de Eda ile birlikte dolaştı. Biraz  etrafta yürüdükten sonra oyuncak mağazasının bulunduğu en alt kata indik.

dsc03443adsc03445

Mağazaya girdiğimizde Eda’nın kendisine oyuncak seçmesinin biraz zaman alacağını düşünerek Yaprak’ı pusetine geri yerleştirdim çünkü bizimkinin böyle renkli bir dünyada önüne gelene saldırıp ortalığı dağıttığını daha önce tecrübe etmiştim.  Anneannemizin dediğine göre mağazada tamı tamına bir saat kalmışız. Bu bir saat içinde alışveriş dışında yukarıdaki fotoğraflarda görüldüğü gibi Yaprak  dokunuşlara duyarlı dinazora bindi. Bu sevimli dinazorun boynuzları, ağzı, kafası, gözleri hareket edebiliyor. Yaprak başlangıçta öyle şaşırdı ki “a, uuu, buuuu, vuuuu” diye bağırıp sevinç çığlıkları attı.

dsc03446adsc03448

Ardından minik kuşu jetonla çalışan motosiklete bindirdik. Motosikletin ileri geri hareketleri ile ilk donup kalan Yaprak sonrasında bu devinime alışıp bir de ayağa kalkıp akrobasi hareketleri yapmaya başladı.

Oyuncak alışverişinden sonra Starbucks’da kahvemizi içip, brownielerimiz yedik, bir süre daha gezindik ve akşamüstü evimize geri döndük.

Tags: , , ,

Hamamda Bebekler Nasıl Paketlenir?

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
26
Oca

dsc03431adsc03434a

Bebeğimiz banyo sonrası annesi tarafından paketlendi ! … Ardından paketinden sıyrıldı..

dsc03435adsc03438a

Paketinden tümüyle kurtuldu ……….ve özgürlüğü azgınlığa vurdu !

Tags:

Yaprak ile Ben

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
25
Oca

dsc03421a

Yukarıdaki fotoğrafı dün yeğenim, yani Yaprak’ın tek kuzeni tatlı Eda çekti. Farkettimki, son bir aydır Yaprak’la beraber çektirdiğimiz ilk fotoğraf bu. Elinde kamera ile yaşayan ben, Yaprak’la kendimi aynı karede görüntületmeyi çok ihmal ediyorum. Aslında düşünüldüğünde de fotoğrafı çekilmesi eğlenceli olan zaten ben değilim çünkü ben hemen hemen hep aynıyım, Yaprak ise büyüyor, değişiyor, yüzü, gözleri her geçen gün daha fazla anlam doluyor.

Tags: , ,

Kuzen Eda ve Burak Enişte Ankara’dan Geldi

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
24
Oca

dsc03412adsc03424adsc03410adsc03419a

İlk ve orta dereceli okullar cuma günü yarı yıl tatiline girdi. Bizim için okulların yarı yıl tatiline girmesi kuzen Eda’nın tatili geçirmek üzere Ankara’dan İstanbul’a, anneanne ile dedenin yanına gelmesi demektir. Ablam Başak işi nedeniyle gelemeyince Burak eniştemiz Eda’yı İstanbul’a tek başına getirdi ve akşam olunca Ankara’ya dönmek üzere evden ayrıldı.

Biz de Yaprak’la öğleden sonra kuzen Eda ve Burak enişteyi görmek üzere anneanne ile dedeye gittik. Eda en son Eylül ayında Annkara’ya babaanneyi ziyarete gittiğimizde görmüştük. Dört ay içinde Eda’nın boyu çok uzamış, onu gören kesinlikle ilkokul üçüncü sınıfta olduğuna inanmaz. Eda yazın beraber geçirdiğimiz süre boyunca Yaprak ile çok yakından ilgilenmiş, onunla sürekli oynamıştı. Gördüm ki halen aynı ilgisi devam ediyor. Minik böcek de kendisine yaş olarak nispeten yakın bir çocuk bulunca bir başka azdı, koşuşturdu, konuştu. Önümüzdeki on gün Eda ile bol bol dışarıda da zaman geçirebilmek için havaların iyi olmasını diliyorum.

Tags: , ,

Çeri Domates Yaprak

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
23
Oca

Hiçbirşey yazmayacağım sadece izleyin, işte bu benim için hayattaki en gerçek “mutluluk”.

Tags: ,

Yaprak’ın Sorusu

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
22
Oca

dsc03400

“Söyleyecek çok lafım,
tarayacak çok saçım,
giyecek çok çorabım,
büyüyecek çok da yaşım var.
İşte böyle ellerimi belime koyarım,
kim yapacak bütün bu işleri ben size sorarım ?”

diye veryansin ediyor kızım Yaprak. Ben cevabını bilmiyorum, bilen varsa minik ponpona yanıt versin :)

Tags:

Azgınlığın ve Güzelliğin Fotoğrafları

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
21
Oca

dsc03390dsc03388

Bunlar azgınlığın,

dsc03379dsc03378

bunlar da güzelliğin fotoğraflarıdır. Hangisini tercih ederdin diye sorarsanız, “her ikisinin de ayrı anlamı ve zevki var” derim. Ne çok uslu, hanım hanımcık bir kızım olsun, ne de güzellik budalası … aslında kendisi ne isterse öyle olsun, annesine biraz benzerse, yaşamı boyunca “çoooook yollar yürüyecek” demektir.

Tags: ,

fireshot_png4

Bu sabah büyük bir sürprizle karşılaştım ve beni gerçekten çok mutlu etti. Blog yazarlığımın dördüncü yılına girmiş bulunuyorum ve geçen yıllar içinde sanırım şu ekran karşısında harcadığım vakdi bir de 2007 yılı sonunda doğan kızım Yaprak için harcamışımdır. Hayatta kaç çocuğun var diye sorarsanız, kızım Yaprak ve bloglarım yanıtını hiç düşünmeden veririm.

Bu sabah ise yine bilgisayarımın başına oturmuş bloglarımın ve Kadın Blogları sitemin “google analytics”deki günlük performansına bakıyordum. Yıllar logoiçinde çok fazla adres ve tema değiştirmiş olmamdan dolayı aldığı hitler bakımından adeta kendi kendimi sabote ettiğim kişisel blogum Aya Merdiven Kurduk.biz e “Güneşin Tam İçinde” blogundan link verilmişti. Merakla Güneşin Tam İçinden’e gittim ve karşıma kocaman bir başlık çıktı: “Türkiye’nin En Sevilen Blog Siteleri”. Süleyman Sönmez şöyle yazmış “Türk okuyucusu için en sevilen Türk bloglarını yine Türk blog yazarlarına ve Friendfeed ahalisine sorduk ve gerçekten çok güzel bir seçki oluştu. Bu seçkiyi düzenleyerek burada yayınlıyorum.”

Alfabetik sırada verilmiş listedeki ilk sürprizden sonra ikincisi de İlhan’nın söylemesi sonrasında “Kadın Bloglarını da listede görmem oldu. Kendi kendime “Tanrım, teşekkür ederim, herhalde böyle bir motivasyon kaynağını arasam bulamazdım” dedim. Kısa süre önce hayata geçmesine rağmen büyük ilgi gören Kadın Blogları, içeriği kullanıcılar tarafından oluşturulan bir site. Bu nedenle sizlerin ve arkadaşlarınızın katılımı sitemizin içeriğini her geçen gün daha da zenginleştiriyor.

Bunca sevinçten sonra tabii ki bütün bu yazma sürecimde bana her türlü teknik desteği veren İlhan’a teşekkür etmeyi de unutmamam lazım. Yaptığımız onca tartışma, itiş kakış işe yaramış demek ki canım ! :)

Tags: ,

Yaprak Bu Aralar Neler Yapıyor, Neler Yiyor ?

Posted by: ipek aral kişioğluin 1-2 Yaş in 1-2 Yaş
18
Oca

dsc03376b

Yaprak 13,5 aylık oldu. Hergün yeni yeni şeyler yapıyor, bizi şaşırtıyor. Ben de bu son dönemdeki gelişmeleri not almaya karar verdim.

* Yaprak burun deyince burnunu, ağız deyince ağzını gösteriyor. Saç deyince saçlarını iki eliyle karıştırmaya başlıyor. Kitaplarında banyo yapan bebekleri görünce o da saçlarını şampuanlarmış gibi taklit ediyor.

* Kitaplarındaki bazı resimleri biliyor. Örneğin muz, ayı, kelebek, banyo, kitap deyince ilgili resimleri gösteriyor.

* Herhangi bir aktivite bittiği zaman “bittttiiiii” diyorum, o da iki elini iki yana açarak “bitti” işareti yapıyor. Örneğin yemek bittiğinde, banyo bittiğinde, müzik bittiğinde …

* Dans etmeyi çok seviyor. Benim sevdiğim birkaç parçayı tekrar tekrar çaldığım için öğrendi, onlar başladığı anda sevinç çığlığı atıp başlıyor kollarını bacaklarını oynatmaya. Kendi etrafında dönüyor ve sonra dengesini kaybedip yere düşüyor.

* “Popiş” deyince altının değişeceğini anlıyor ve altını değiştirdiğimiz yatak odasına doğru gidiyor.

* Çorap, ayakkabı, tarak, kitap, bisiklet, televizyon kumandası, telefon deyince istenen objeyi getiriyor.

* Acıktığında çok net “mamaaaa” diyor.

* Kuklalarla oynamayı çok seviyor. Ele veya parmağa takılan kuklalarla oynamak için onları bana getiriyor.

* Herhangi bir yere tutunmadan kendi kendine ayağa kalkabiliyor.

* Aynanın kaşısına geçip çeşitli hareketler yapıp kendini seyretmeyi çok seviyor.

* “Ben” merkezli davranmaya başladı. Eskiden “ver” dediğinde hemen uzattığı şeyleri artık vermiyor, almak için uzandığımda geri çekiyor.

* Diğer bebek ve çocuklarla iletişim kurmayı çok seviyor. Cumartesi günü gittiğimiz doktor kontrolünde kendisinden bir hayli büyük iki çocuğun yanından ayrılmadı. Özellikle kız çocuğun oyuncağı ve elindeki şekerle o kadar ilgilendi ki, 5-6 yaşlarındaki kız çocuğu Yaprak’ı itip düşürmeye kalktı. :(   Annesi kız çocuğuna kızdı, ama bizimki huyundan vazgeçmedi, onun peşinden ayrılmadı, ta ki Nazmi Bey’in yanına girinceye kadar.

* Televizyon ve bilgisayarın kapat düğmesinin ne işe yaradığını öğrendi. Özellikle televizyonu kapatırsa, ben de açmıyorum :)

* Dizlerimin dibine gelip iki kolunu havaya kaldırarak “beni kucağa al” diye artık çok fazla diretmeye başladı. Kucağa alındığında işaret parmağı ile duvardaki resimleri, maskları gösterek kendi kendine eğlenmeyi çok seviyor.

* Bilgisayar klavyesinde “space” tuşunun müzik açıp kapatmak için kullanıldığını öğrendi ve uyguluyor.

* Giyinme, soyunma süreçlerine kolunu, bacağını, ayağını indirip kaldırarak çok yardımcı oluyor.

* “Hayır ” , “yapma lütfen” sözleri ve bu sözleri söylerkenki minik ve jestlerin anlamlarını biliyor. Eğer bu sözleri duymasına rağmen birşeyi yapmaya devam ediyorsa bu artık çok net “yaramazlık” kategorisine giriyor.

* Henüz “mama” dışında bir kelime söylemiyor. Bir ara “anne” diyordu ama onu bıraktı. Genelde kendi kendine iki heceli anlamsız sesler ve şarkımsı mırıltılar çıkartıyor.

* Eline kaşık verdiğimde onu ağzına sokuyor ama henüz önüne dolu bir tabak koyup kaşığı kullanması deneyemedim. Onu da yakında yapacağım :)

* Yemek yemek istemediği zaman elimi itmesi, kafasını başka yöne çevirmesi ve bir şekilde ağzına yemeği verebildiysem onu ‘gülerek’ tükürmesi beni en deli eden son dönem davranışları.

* Sürekli koltuğa tırmanma girişimlerinde bulunuyor ancak beceremiyor ama mama sandalyesinin basamağından yukarı oturma yerine tırmanıp benim kalbimi ağzıma getirmeyi başarabiliyor. Bunun dışında sandalye altlarındaki labirentlerde dolaşma, koltuk arkaları ve sehpa altlarına girmek artık uzmanlık alanlarımız arasında sayılabilir!

* Evde telefon çaldığında hemen telefonun kendisini etrafta aramaya başlıyor. Oyuncak telefonlarının ahizesini de kulağına sanki konuşurmuş gibi götürüp benim “alo” sözmü “aaaaa” şeklinde taklit ediyor. ( bu haline bayılıyorum :) )

* Eline herhangi bir tarağı geçirir geçirmez sonu tararmış gibi saçlarına sürüyor. Kafasında lastik, toka tutamıyoruz. Hepsini 5-10 dakikaü çinde çıkartıyor.

* Yemek alışkanlıklarını sayarsak ; kahvaltıda 250 ml nestle çocuk sütü, yumurta sarısı ( beyazını yemiyor), pınar labne peynir, reçel, bal, tereyağı, ekmek ve danone’nın meyveli çocuk yoğurtlarından bir çeşit yiyoruz. Öğle ve akşamları en sevdiğimiz yemek pilav. Çorba içmeyi sevmiyor Yaprak. Zaten suyu bile pek az içiyor. Ana yemek olarak et, tavuk, balığı severek yiyor. Domates, patates, havuç, bezelye fiks sebzelerimiz. Genelde her öğün evde günlük süt ile yaptığım yoğurdu mutlaka severek yiyor. Günde 350 gr’ın üstünde yoğurt yiyor diyebilirim. Ara öğünlerde muz, mandalina, elma, ananas ve muhallebi veriyorum. Ayrıca çubuk kraker, bebe bisküvisi, farklı kurabiyeler de isteyerek yediklerimiz arasında. Bazen kaçamak yapıp çikolata veya gofret parçaları ile onu mutlu ediyorum.  Meyve suyu içirmiyorum. Yemek faslı dışında yerde gördüğü heşeyi bir de ağzı ile yoklamaktan halen vazgeçmiş değil minik böcek !

Tags: , ,