Yaprak Kurban bayramının ilk günü sabah babaanesi ve büyükbabasına gitti. Orada halası ve iki kuzeni Lara, Mina ikizler ile güzel vakit geçirdikten sonra babasının kucağında uyuklayarak eve döndü. Yaprak’ın uyanması, yemek yemesi giyinmesi derken ancak öğleden sonra saatlerinde anneanne ve dedenin bayramlarını kutlamak üzere yola çıkabildik. Havalar soğuyor. Yol boyunca yüzümüze doğru esen keskin rüzgara karşı yürümek artık eski günlerdeki gibi saatlerce parklarda vakit geçiremeyeceğimizin habercisi.
Anneanne ile dede Yaprak’ı öpücükleri ve sevgi tezahuratları ile karşıladılar. Yaprak’da onlara mutluluk çığlıkları ile cevap verdi. Hemen minik boncuğun oyuncak sepeti ortaya çıktı, bizimkinin onu dağıtması sadece üç beş saniyesini aldı. Ardından teker teker bütün parçaları hatırlamak istercesine elden geçirdi. Bu arada biz de anneanne ile sohbet ettik. E, bu fotoğrafta biri eksik ? …dedemiz ? … peki dedemiz ne yapıyordu dersiniz ? O ise meğerse bizden habersiz salonun öbür ucunda oturtduğu yerden fotoğraflarımızı çekiyormuş. Yukarıdaki fotoğrafta kare ası gibiyiz; Anneanne, ben, Yaprak ve Zeytin, çok tatlı
Bu fotoğrafı ise Yaprak’ın sehpa üstünü karıştırma belgesi olarak saklayabiliriz. Anneanne biz gelmeden önce sehpaların üstündeki ve etraftaki kırılacakları kaldırıyor ama eğer kalem, telefon defteri gibi gözden kaçanlar varsa Yaprak bu unutkanlığı hiçbir zaman affetmiyor
Tags: 12 aylık bebek gelişimi, ataman aral, emel aral, zeytin aral




Yazılarımıza Gelen Son Yorumlar