Bugün İstanbul’da lodos var. Rüzgarın fazlasının zararlı olabileceğini düşünerek sokağa çıkmamaya karar verdim. Bütün gün evde oturunca küçük canavar tabii ki “tam” canavarlaştı. Yaprak’ın uzmanlık alanı ‘nereye saldırabilir, nereyi karıştırabilir, neyi ağzına atabilir’ şeklinde, çok da fazla çaba harcamadan annesini deli etmek. Bir an gözden kayboluyor, bir bakıyorum bizim odamızda komidinin üstünü karıştırıyor. Benim ayak sesimi duyunca panik halinde komidinin yanından uzaklaşmaya çalışıyor, beceremiyor ve odaya girdiğimde eline her ne geçirmiş ise onu bana masum bir tavırla uzatıyor. Ben de “seni gidi sahtekarrrrrrr” diye hafifçe bağırarak onu kaptığım gibi odadan çıkartıyorum. Hanımefendi gülüyor. Azgın. Fotoğrafta da bu aralar en sık oynadığımız oyunlardan biri var. Yaprak oyuncak leğeni-kovası içine oturuyor, ben de bütün oyuncaklarını üstüne yığıyorum. Sonrasında bayılıyor küçük cadı oyuncakları teker teker alıp etrafa fırlatarak üstünü temizlemeye. Eh, bu oyunun sonu anne açısından hep hazin; anne dört köşeye saçılmış oyuncakları topluyor ve leğene koyuyor. Küçük böcek bir süre sonra tekrar leğeninin yanına geliyor, leğeni ters çeviriyor ve içine oturuyor. Bekliyor, anne gelsin oyuncakları üstüne yığsın. Bunun yanında bir de “Dönen Leğen” oyunumuz var. Bu oyunda tahmin edilebileceği gibi Yaprak leğenin içine (dolu veya boş) oturuyor, annesi de leğeni kah saat yönünde, kah tersi döndürüyor, lunaparklardaki dönen fincanlar gibi. Eh, bütün gün evde vakit nasıl geçer sorusuna da böylece cevap üretebilmiş oluyoruz
Şöyle bir soru olabilir : Bu oyunların bebeğin gelişimine ne gibi faydası var ? Cevap : Valla bilemiyorum
Etiketler: 11 aylık bebek gelişimi, bebek oyunları


Yazılarımıza Gelen Son Yorumlar