Dün Güney İtalya gezisinden yeni dönen anneanne ile dedenin yanındaydık. Yaprak’a Bari yakınlarındaki huni evlerin olduğu kasabadan çok nefis bere, atkı almışlar. Minik ponpona hediyesi çok yakıştı, yakında onları giymeye başladığında fotoğraflarını da çekeceğim.
Dün her zamanki gibi ev karıştırma ve dağıtma faaliyetlerine devam ettin. Ben de seni sürekli takipteydim ve yukarıdaki kareler senin sehpa üstünü karıştırırken yakalandığını belgeliyor. Sehpanın üstünde bulduğun bir şeyi ağzına attın ve yuttun, çıkartacak zaman olmadı, dilerim yiyecek birşeydi.
Zeytin dün yine merkez meşguliyet noktalarından biriydi. Sık sık yanına giderek ona dokundun, heyecanladın. Zeytin’de anneannenin sana olan sevgisini çok kıskandığı için siz ne zaman beraber olsanız yanınızdan ayrılmadı. Komik bir çekememezlik hikayesi; bebekle kedi.
Anneannenin sana oynaman için getirdiği tatlı tahta kedinin çok uzun olan kuyruğuna karşı duyduğun şaşkınlık ve sonra da onunla olan mücadelen görülmeye değerdi doğrusu.
Tags: ataman aral, emel aral






Yazılarımıza Gelen Son Yorumlar