Archive for Kasım, 2008

Parkta Yürüyüş Antremanı

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
30
Kas

Kışa girmeden önceki sayılı güzel güneşli günden birini geçirdi İstanbul bugün. Biz de Yaprak’la öğle yemeğinden sonra hemen hazırladık ve dışarı çıktık. Maçka Parkına gittik. Pazar olmasının doğal sonucu olarak biraz kalabalıktı ama biz kendimize salıncaklarda hemen bir yer bulabildik. Başka çocukları çok da bekletmemek için sallanma faslını biraz kısa kestik ve parkın aşağılarına doğru yavaş yavaş yürüdük. Yolda bir sürü pusetli anne ve bebekleri ile karşılaştık selamlaştık. Ayrıca uzun uzun geniş çimenliklerde birbirleri ile oynayan köpekleri seyrettik. Sonra birden telefonumuz çaldı. Arayan her pazar olduğu gibi ofisinde çalışan babamızdı. O da bir kaçamak yapıp yanımıza geleceğini söyleyince sevindik ve indiğimiz yoldan yukarı geri yürüdük. Yine çocuk parkı alanına ulaştığımızda ben Yaprak’ı pusetinden çıkartıp biraz yürütmeye karar verdim. Tam o sırada İlhan da geldi ve onlar Yaprak’la el ele bir aşağı, bir yukarı dolandılar. Ben de peşlerinde Foto Anne olarak cep telefonumla işte böyle yamuk yumuk fotoğraflar çektim. :)

Tags: , , ,

İlk Kelime: Mama

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
29
Kas

Bugün her zamanki rutinimiz doktor kontrolü nedeniyle bozuldu. Muayeneden çıkmamız sonrasında dönüş yolunda Yaprak’ın uyuyakalması öğle yemeği zamanımızı da bayağı kaydırdı. Minik böcek saat 14:00 gibi benim bile duyduğum karnındaki açlık gurultuları ile uyandı. Ben ona yemek hazırlamak için aceleyle mutfağa yöneldim. Bu arada Yaprak da farkettirmeden peşimden emekleyerek gelmiş. Birden arkamdan “mamaa” diye bir ses duyunca çok şaşırdım. Bu Yaprak’ın benim hiçbir yönlendirmem olmadan ilk defa bir kelimeyi kendi kendime, böyle bilinçli söyleyişi. Kuzu ya benden yemek istedi, ya da ona yemek hazırladığımın farkımda olduğu için benim hazırlığımı onayladı. Sonuçta “mama” demesi için tetikleyici unsur ne olursa olsun, AFERİN benim tatlı kızıma :)

Tags: , ,

11. Ay Doktor Kontrolümüz

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
29
Kas

Bugün 11. ay sonu kontrolümüz için doktorumuz Nazmi Ataoğlu’nun yanına gittik. Kasım ayı için herhangi bir aşımız yazılı olmadığı için büyük dram yaşamadık diyebilirim. Yaprak’ın boyu 2,5 cm birden uzayarak 77,5 cm. olmuş. Doğrusu minik böceğin bu derece uzadığını hiç farketmemiştim. Eeee tabii, bunca yemeğe uzayacak canavar. Kilosu ise 10 kg çıktı. Yedikleri hep boya gitmiş demek ki. Bir yaşına bir hafta kala Yaprak hanım boy olarak ortalamanın 3,5 cm üstünde, kilo olarak ise istenen seviyede. Doktorumuz multitabs vitaminden multi-vitamin şuruba geçmemizi istedi. Patlıcan, bakla ve bamba hariç bütün sebzeleri yiyoruz, bu üçünü de 1 yaş sonrasında menümüz alabileceğiz. Kahvaltımızda son bir aydır Nestle’nin ballı Cheerios’unu yarım kibrit kutusu büyüklüğünde yarım yağlı ve tuzsuz beyaz peynir ve bir yumurta sarısı ile karıştırarak veriyordum, ayrıca bir tatlı kaşığı üzüm pekmezini de ihmal etmiyordum. Bu kontrolümüzde sadece sarısını yediğimiz yumurtanın tümünü yememize izin çıktı. Sonuçta gayet sağlıklı bir bebeğimiz olduğunu söyleyen Nazmi Bey’in yanından güle oynaya ayrıldık ve evimize döndük.

Tags: , , , ,

Starbucks Coffee Bizi Şaşırttı !

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
28
Kas

Blogumuzu takip edenler Yaprak’la benim en uğrak yerlerimizden birinin Beşiktaş-Nişantaşı-Şişli-Taksim hattı ve alışveriş merkezleri içindeki “Starbucks Coffee”ler olduğunu bilir. ( Hatta etiket bulutumuz içinde bile Starbucks yer alır.) Bu noktalar arasında en çok gittiğimiz ise Nişantaşı City’s şubesidir. Geçen gün blogumuza gelen bir yorum beni hem şaşırttı, hem üzdü, hem de sevindirdi. Yorum şöyle:

Merhaba,

Sevgili Yaprak ve sizin Starbucks Coffee Nişantaşı City’s ziyaretinizde sipariş ettiğiniz muffini severek tüketememiş olmanıza üzüldük. Kabul ederseniz sizi ve Yaprak’ı yine bu mağazamızda ağırlamak ve keyifle tüketebileceğiniz ürünlerimizden ikram etmek isteriz.

Sevgi ve Saygılarımızla,

Canan Kelel
Starbucks Coffee Türkiye
Müşteri İlişkileri Uzmanı

Bu yorum beni şaşırttı çünkü müşteri memnuniyeti adına nasıl ciddi bir internet taraması yapıyorsa Starbucks, bizim blogumuza ulaşıp yazımızı okuyabiliyor. Diğer taraftan yorum beni üzdü çünkü Starbucks yetkilileri sanmasın ki biz hep şikayetciyiz. Aslında biz en sevdiğimiz kafenin öyle iyi takipçiyiz ki, yeni çıkan ürün muzlu muffini farkedip deneyelim istemiştik. Olumsuz oldu, o ayrı konu :) . Yorumun beni sevindiren tarafı ise Starbucks’ın bence “iyi” müşterilerinden biri olarak böylesine yakın ilgi görmemiz. Canan Hanım’a da buradan yakın alakası ve takipçiliği için hem tebrik, hem de teşekkür ediyorum. Minik muzlu muffini beğenmeme nedenim ise damağımda muzdan çok un tadını bırakması idi, sanırım tarifte biraz değişikliğe gidilse iyi olur. :)

Ayrıca atlamamamız gereken önemli bir konu da Nişantaşı City’s ekibi. Hepsi özellikle Yaprak’la o kadar sevgi ve ilgi dolu bir ilişki içindeler ki, ben neredeyse kıskanıyorum. Bütün City’s ekibine ayrıca blogumuz kanalı ile teşekkür ediyoruz. Yukarıdaki fotoğrafta City’s içindeki Starbucks’da çekilmiştir.

Tags: ,

Dedenin Zeytin İle Mücadelesi

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
26
Kas

Son bir haftadır Yaprak’ı anneanne ile dedeye bırakarak diş tedavisine gidiyorum. Kanal tedavisi ve diş temizliği işlemlerim bugün itibariyle bitti. Buradan doktorum Bünyamin Beno Çukran’a teşekkür ediyorum. İnşallah arayı tekrar 4,5 yıl açmam da başıma çürükler gelmez !. Tedavim üzerine şahsi blogum Aya Merdiven Kurduk.biz‘de ayrıca yazacağım.

Anneannesi Yaprak’a sıkılmasın diye meyve sebzelerle dolu oyuncak sepet ve ahşap geometrik şekiller almış. Bizimki hepsine bayıldı. İlk başta büyük bir ciddiyetle teker teker oyuncakları inceledi, sonra her birini dört tarafa dağıttı. Tabii ki Yaprak’ın anneannelerdeki favori oyun arkadaşı Zeytin. Birbirlerine çok yaklaşmasalar da birbirleri ile çok ilgililer. Bizimki dakikalarca dikiyor bakışlarını, elini uzatıyor, garip garip sesler çıkarıyor ( belki de kedi sesi çıkarmaya çalışıyor), Zeytin ise Yaprak’a sürünerek yanından geçiyor, ona bakıyor, miyavlıyor. Bir garip flört işte onlarınki :)

Zeytin 10 yaşında erkek bir kedi. Elbet daha ilk yaşından itibaren en büyük rakibi evdeki diğer erkek babam yani Yaprak’ın dedesi oldu. Yukarıdaki fotoğrafta Zeytin iki ayağı üzerinde doğrulmuş vaziyette ve havadaki iki patisini kullanarak dedenin kocaman eli ile mücadele ediyor. Bu boğuşma dakikalarca devam ediyor. Biz bu görüntüyü çok gülerek yıllardır izleriz ama Yaprak ilk kez bugün şahit oldu bitmez mücadeleye. Çok şaşırdı, adeta dondu kaldı. Ben de “bu görüntü kaçmaz” diyerek cep telefonumla anı yakalayabildim. :)

Tags: , , , , ,

Soru: Bebeğiniz olduğunda hayatınızda değişen 30 şey nedir ? Belki de sorunun daha doğrusu: Bebeğiniz olduğunda hayatınızda neler değişmez ? … hiç herhalde.
Cevap: İşte size kocaman bir liste …

1. Gülleri koklamayı bırakırsınız çünkü artık bebeğiniz kollarınızdadır.

2. Kendinizi korkusuz hissettiğiniz zamanlar bitmiştir ve artık korkmaya başlarsınız.

3. Bebek doğurmak için yaptığınızı düşündüğünüz özveriler artık gözünüze özveri olarak görünmez.

4. Bedeninize saygı duyarsınız … sonunda.

5. Kendi anne babanıza saygı duyar, onları yeni ve farklı bir şekilde sevmeye başlarsınız.

6. Bebeğinizin ağrı çektiğini hissetmenin kendi ağrınızdan çok daha kötü olduğunu farkedersiniz.

7. Çocukken inandığınız şeylere tekrar inanırsınız.

8. Hayatınızda yıllar önce kurtulmanız gereken insanlardan sonunda sıyrılırsınız.

9. Kalbiniz çok daha çabuk kırılır.

10. Gün boyunca 234,836,178,976 defa başka birini düşünürsünüz.

11. Hergün bir sürprizdir.

12. Vücut fonksiyonlarınız artık iğrenç değildir. Hatta sizi mutlu bile ederler. ( Yaşasın kaka !)

13. Kendiniz dışında aynada bebeğinize bakarsınız.

14. Erkenci bir insan olursunuz.

15. Sevginiz süper insan gücü gibi sınırsız olur.

16. Bir diş için ne kadar çok söylenilecek şey olduğunu keşfedersiniz.

17. Gerçek zevkin maddi şeylerden gelmediğini sonunda anlarsınız.

18. Sonunda güneşin nereden doğduğunu bilirsiniz.

19. Almak için çıldırdığınız ayakkabılar yerine üç tekerlekli bisiklete yönelirsiniz.

20. Yapışkan şekerlemelerin büyülü bir gücü olduğunu anlarsınız.

21. Cuma günleri saat dokuzda yatağa girdiğinize aldırmazsınız.

22. Sessizlik … o da neymiş ?

23. Çarçur ettiğiniz paranızın kıymetini bilirsiniz.

24. Sahip olduğunuzu hiç düşünmediğiniz iç gücünüzü keşfedersiniz.

25. Artık bir saate ihtiyacınız olmaz, bebeğiniz günlük programınızı oluşturur.

26. Eskiden “bebeğiniz” olan köpeğiniz “köpek” olur.

27. Geç kalmak uğruna bir fazla sarılma, bir fazla öpüşme için vakdinizi ayırırsınız.

28. Duş almanın bile bir lüks olduğunu öğrenirsiniz.

29. Kendinizin dünyayı daha iyi hale getirmeye çalışan biri haline dönüştüğünü görürsünüz.

30. İlk görüşte aşka inanmıyorsanız artık inanırsınız.

Tags:

Soru : 11 aylık bebeklerin zihinsel ve fiziksel gelişim süreci nasıldır?
Cevap : Maddeler halinde sıralar isek :

1. Konuşma çabası

Bebeğinizin gelişimindeki en önemli adım iletişim kurma becerileridir. Kelimeler veya kelime benzeri sesler bebeğinizin ağzından bu ay itibariyle dökülmeye başlıyor ve bebeğiniz bu kelimeleri anlamlı bir şekilde de kullanabilmekte. Beyin gelişimi ilerledikçe, konuşma ve neden-sonuç ilişkisini kurma yeterliliğ de artıyor.

Onun dilini kullanma ve iki yönlü iletişim kurma becerisini, iyi bir dinleyici olarak ve ondan duyduğunuz seslere cevap vererek destekleyin. Hafıze yeteneğini geliştirmek için onunla , kayboldu-bulundu, cee-e gibi oyunlar onayın.

Bu dönemdeki bebekeler duydukları kendileri “baba”, “dede”, vs. gibi kelimeler söyleyebilmenin yanında sizden duydukları kelimelere ait sesleri taklit ederler. Onun söylediklerini anlıyormuş gibi davranın, cevap verin. Ayrıca sizin ona vereceğiniz “bana topu getirir misin?” veya “Lütfen kaşığını al” gibi talimatlarınız takip edebilirler. Talimatlarınızı jest ve mimikleriniz ile destekleyerek verin, örneğin topu gösterin. Sizi anlayıp anlamadığını onun beden hareketlerinden anlayabilirsiniz; kafasını “hayır” şeklinde sallayabilir. Ona basit sorular sorun. Örneğin ağzınızı işaret “Ağzın nerede?” diye sorun.

2. Kitaplar

Bebeğiniz bütük ihtimalle kitaplara bakmaktan çok hoşlanıyor ve sayfaları bir bir olmasa bile artık çevirebiliyor. Bebeğinize büyük resimli kitapları vermeyi tercih edin. Seçtiğiniz kitaplar günlük karşılaştığımız objeleri, canlıları, renkleri tanıtır nitelikte resimlere veya fotoğraflara sahip olsun.

3. Veda etmek

Bebeğiniz son aylarda büyük bir ihtimalle sizden ayrıldığı zamanlar büyük endişe yaşıyor. Bu çok doğal : Sizi çok seviyor, size güveniyor ve sizden ayrılınca gerginleşiyor.

Bu sıkıntıyı azaltmak için ayrılık anını mümkün olduğunca tatlı ama kısa tutun. Bebeğinizi gün içinde evde bakılmak üzere bıraktığınızda uzun uzun veda etmekten kaçının. Bebeğinizin gözyaşları siz ayrıldıktan kısa süre sonra dinecektir.

Bebeğinizi bol bol dolaştırarak onun kendini daha bağımsız hissetmesini sağlayabilirsiniz. Ama tabii ki sizin hep etrafında olduğunu bilmeli. Kısacası evde başka bir odaya gittiğinde onu takip etmeden önce birkaç dakika bekleyin. Eğer evin başka bir yerine siz gidiyorsanız, onu da çağırın. Ama sakın yanlız kaldığı için her ağladığında yanına koşturmayın.

4. Yardımcı olmasına yardım etmek

Bebeğiniz şu anda alıcı durumunda olduğu için ona yardım etmek fiilini öğretmenin iyi zamanı. Ona “teşekkür ederim” ve “lütfen” kelimelerinin alnamlarını kavrayabilecğei şekilde oyuncak toplama zamanlarını bir oyun haline getirebilirsiniz. Henüz pek birşey anlamayacak olsa da, başlamak için erken sayılmaz. Oyun sürecinizi parçalara bölün ve kelimeri mimik ve jestleriniz ile destekleyin.

5. Objeleri adlandırmak

Objeler ve isimleri ile bağlantı kurmaya başlamanın zamanı, siz ne kadar çok yaparsanız, bebeğiniz de aynı derece de hızlı kelimeleri kavrar.

Bebeğinizle konuşmaya ve objeleri etiketlendirmeye devam edin. Merdiven çıkarken basamakları sayın, meyvelerin renklerini ve isimlerini söyleyin. Manav yanından geçerken sebzeleri göstererek isimlerini söyleyin. Bebeğinize resimli kitap okuyun ve kitaptaki objeleri gösterek isimlerini söyleyin.

Bazen de onun görüşlerini alın : ona kırmızı mı, mavi mi çorabı giymek istediğini veya küplerle mi yoksa halkalar ile mi oynamak istediğini sorun. Ona  sadece hemen yanında bulunan iki seçenek verin. Size cevap vermeyebilir ama bakarsınız sizi şaşırtadabilir.

6. İlk adımlar

Eğer bebeğiniz halen yürümüyorsa, ilk bağımsız adımlarını atması yakındır. ( Eğer atmaz ise üzülmeyin, endişelenmeyin. Bazı normal bebekler 16-17. aylarına kadar yürümezler.

Bebeğinizin yanına dizüstü eğilip ellerinden tutarak ona destek verebilirsiniz. Her bebek gibi sizin bebeğiniz de ilk zamanlar dengesini sağlayabilmek için dizlerini bükecek, ayağı dışa dönecek, boşta kalan kolunu açacaktır.

Her zamanki gibi bu egzersizleri yumuşak zeminde yapınn. Çocuk koruma yöntemlerini takip edin. En önemlisi de fotoğraf makinanizi hep hazırda tutun. !

7. Emziğe veda

Siz bebeğinizn en baştan beri beraber büyüdüğü emziğini elinden almak zalimce gelebilir ama uzmanlar bu dönemin emzikten ayrılmak için en iyi zaman olduğunu söylemektedir.

Bebek emziği ne kadar uzun süre kullanırsa ondan ayrılması da bir o kadar güçleşir. Bu ayrılığın bir diğer önemli nedeni ise bebeğinizin konuşmaya başlamasını desteklemektir. Ağzında birşey olan bebeklerin kelimeleri konuşması beklenemez.

Emzikten ayrılış zordur. İlk başta gün içindeki kullanımı kısıtlayın. Ardından gece kullanımını tümüyle kesin. Ayrıca emziğine karşılık ona bir oyuncak vererek bebeğiniz ile değiş tokuş yapabilirsiniz.

8. Oynayacak yeni arkadaşlar

Bu aralar bebeğiniz ana motor becerilerden ( ör: iki parmağını kullanarak birşey tutmak) daha ustalaşmış, daha büyük kas gruplarını kullanmasını gerektiren hareketlere geçiyor. Bazı bebekler iki ile beş dakika arası sakin aktivitelere oyunlara dikkatlerini verebilirler.

Bebeğiniz muhtemelen birşeylere vurmayı, itmeyi, birşeyleri yıkmayı eğlenceli buluyor. Size bir oyuncak verip sonra da geri almayı  veya oyuncaklarını büyük kamyonunun arkasına koyup sonra da onları boşaltmayı seviyor. Bu tip oyunlar bloklarlar ve birbirine geçebilen oyuncaklarla çok iyi gider.Bu oyuncakların birbirlerine değdikçe çıkardıkları sesler bebeğinizin çok hoşuna gider.

9. Bebeğinizin bir birey olduğunu unutmayın

Bütün bebekler birbirinden farklıdır ve herbirinin kendi gelişim süreci vardır. Bütün göstergeler şimdi olmasa bile yakında her bebeğin belirli gelişim evrelerinden geçtiğini işaretler. Eğer bebeğiniz prematüre doğdu ise, gelişim evrelerini biraz daha geç takip edeceğini sakın unutmayın. Eğer bebeğinizin gelişine dair cevaplandırmadığınız bir sorunuz var ise mutlaka doktorunuza başvurun.

Kaynak : Babycenter.com

Tags: , , ,

Yaprak’ı Oyuncaklara Gömdük !

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
22
Kas

Bugün İstanbul’da lodos var. Rüzgarın fazlasının zararlı olabileceğini düşünerek sokağa çıkmamaya karar verdim. Bütün gün evde oturunca küçük canavar tabii ki “tam” canavarlaştı. Yaprak’ın uzmanlık alanı ‘nereye saldırabilir, nereyi karıştırabilir, neyi ağzına atabilir’ şeklinde, çok da fazla çaba harcamadan annesini deli etmek. Bir an gözden kayboluyor, bir bakıyorum bizim odamızda komidinin üstünü karıştırıyor. Benim ayak sesimi duyunca panik halinde komidinin yanından uzaklaşmaya çalışıyor, beceremiyor ve odaya girdiğimde eline her ne geçirmiş ise onu bana masum bir tavırla uzatıyor. Ben de “seni gidi sahtekarrrrrrr” diye hafifçe bağırarak onu kaptığım gibi odadan çıkartıyorum. Hanımefendi gülüyor. Azgın. Fotoğrafta da bu aralar en sık oynadığımız oyunlardan biri var. Yaprak oyuncak leğeni-kovası içine oturuyor, ben de bütün oyuncaklarını üstüne yığıyorum. Sonrasında bayılıyor küçük cadı oyuncakları teker teker alıp etrafa fırlatarak üstünü temizlemeye. Eh, bu oyunun sonu anne açısından hep hazin; anne dört köşeye saçılmış oyuncakları topluyor ve leğene koyuyor. Küçük böcek bir süre sonra tekrar leğeninin yanına geliyor, leğeni ters çeviriyor ve içine oturuyor. Bekliyor, anne gelsin oyuncakları üstüne yığsın. Bunun yanında bir de “Dönen Leğen” oyunumuz var. Bu oyunda tahmin edilebileceği gibi Yaprak leğenin içine (dolu veya boş) oturuyor, annesi de leğeni kah saat yönünde, kah tersi döndürüyor, lunaparklardaki dönen fincanlar gibi. Eh, bütün gün evde vakit nasıl geçer sorusuna da böylece cevap üretebilmiş oluyoruz :)   Şöyle bir soru olabilir : Bu oyunların bebeğin gelişimine ne gibi faydası var ? Cevap : Valla bilemiyorum :)

Tags: ,

FLAŞ FLAŞ FLAŞ

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
21
Kas

YAPRAK 21 KASIM 2008 CUMA GÜNÜ SABAH SAAT 10:30 CİVARI

İLK DEFA

HİÇBİR YERE TUTUNMADAN

DÖRT ADIM BİRDEN ATARAK

YÜRÜDÜ

:)

Tags: ,

Anne Olmak

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
21
Kas

Bazen minik bebeğiniz yeni uykudan kalkmış olsa bile bedeni daha fazlasını istediği için mızmızlanabilir. Bazen de yatağında aniden uyandığınınca tek başına kaldığını fakedip ürkebilir, korku dolu ağlayabilir. İşte böyle zamanlarda insan gerçek anneliğini hissediyor. Bebek en çok güvendiği annesinin sıcak göğsüne annesinin yönlendirmesi olmadan başını dayıyor, ona sığınıyor, gevşiyor, sakinleşiyor. Bu birliktelik anları bence bir kadın için dünyada hiçbirşeye değişilmeyecek en kutsal zamanlar. İnsan kendi kendine “böyle yüce bir bütünlüğü varedebilen sadece Tanrı’dır” diyor içinden, ona teşekkür ediyor ve bebeğinin yumuşacık saçlarını öperken, onun minik bedeninden yayılan sıcaklığa daha sıkı sarılıyor.

On Yüz Bin Karecik Yuttum

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
20
Kas

Bugün yine ikinci adresimiz Maçka parkındaydık ve yine biraz fotoğraf çektik …

Tags:

Aynalar

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
17
Kas

Bugün her zamanki gibi bol bol gezdik, Maçka parkında salıncağa bindik, Harbiye’de babamıza uğradık, Migros’dan alışveriş yaptık. Arada uğradığımız döviz bürosunda da aynalara denk geldik ve fotoğraf çektik. Sıradan denebilecek serin bir pazartesi… Bu arada evde ise radyodan gelen pop müzik eşliğinde dans figurlerimizi geliştiriyoruz. Minik böcek yürümeye başladığında sanırım karşılıklı döktüreceğiz :)


Ailemiz

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
15
Kas

AİLEMİZ I

AİLEMİZ II

Tags: ,

Güneşli Günler Turu

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
14
Kas

Bütün güneşli günlerde olduğu gibi Yaprak’la kendimizi attık sokaklara. Akaretlerden aşağı yürüdük, Dolmabahçe Sarayı boyunca ağaçlı yoldan devam edip, sarayın yanındaki kafeteryada deniz havası aldık, tost yedik, birşeyler içtik. Yaprak’ı bu sefer tarihi yarımadayı; Topkapı Sarayı’nı görüntüleyebilecek şekilde fotoğrafladım. Madem çekim yapılan mekan aynı, bari açılar farklı olsun diye düşündüm :)

Sonrasında Maçka Parkı’nda salıncağa bindi Ponpon. İlk günlerde salıncakta pür dikkat oturan, önündeki düşmesini engelleyen bölüme iki elle sıkıca tutunan Yaprak Hanım artık ellerini bırakıp ayaklarını uzatarak kendince akrobatik hareketler yapmaya başladı. Yetmiyormuş gibi elimde kamerayı görünce sırıtıp, mutluluk çığlıkları atarak “bak, neler yapıyorum” dersesine poz vermeyi de ihmal etmedi.

Gözlerim dün tanıştığımız Kazak Leila ve oğlu Abay’ı aradı ama biz parktayken gelmediler. Leila’nın Türkçesi çok akıcıydı ve sanırım o da benim gibi yürümeyi ve açık havayı seviyordu ki, saatlerce Maçka Parkı’nda hem bebeklerimiz dolaştırarak, hem de sohbet ederek çok güzel vakit geçirdik. Abay ile Yaprak birbirleri ile pek ilgilenmediler. Abay “ileriyi gören, öngörü sahibi” demekmiş, çok hoşuma gitti. 15 aylık, çok tatlı ve hareketli bir bebek Abay. Ayrıca Leila’yı da içimden tebrik ettim, bu hareketliliğe oğlunu çok iyi idare ediyordu doğrusu. Leila ve Abay’a buradan selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum. Blogumuzun adresini Leila’ya vermiştim, belki bu yazdıklarımı da okuyabilir. İstanbul’da sadece bir hafta kalıcak olmalarına üzüldüm. Eminim Yaprak yürümeye başladığında Abay ile parkta oynayabilirlerdi. Ayrıca dün fotoğraf çekmemiş olmam da beni sonradan çok üzdü. Havada uçan sineği bile çeken ben, nasıl unutabildim bilmiyorum. !?

Bugünümüzü Citys Starbucks’da cam kenarında geniş koltuklara oturup, Yaprak yoğurt ve üzüm yiyerek, bense kahve içip ve pek de beğenmediğim muffini mideme indirerek kapattık.

Tags: , , ,

Yaprak’dan “bye bye”

Posted by: ipek aral kişioğluin 0-1 Yaş in 0-1 Yaş
13
Kas

Yaprak’a oldukça uzun süredir veda etmeyi, yani en azından el sallamayı öğretmeye çalışıyorum. Sonunda üç gün önce, bir yerden veya kişilerden ayrıldığımızın çok farkında olmasa da, “bye bye” sözlerini duyunca benim el sallamama eşlik etmeye başladı. Bu fotoğrafı da çekene kadar akla karayı seçtim, el salladığı pek anlaşılmıyor ama Yaprak o esnada görünen elini aşağı yukarı indirip kaldırarak benim “bye byeeee” söylemime cevap veriyordu. Bir taraftan da her zamanki gibi elimdeki fotoğraf makinasına kilitlenmişti.  Fotoğraf çekilirken aslında el mi sallasam, makinanın üstüne mi saldırsam ikilemi içindeydi ve seçimini makinaya saldırmak yönünde kullandı. Saldırı anını annesi görüntüledi : aşağıda

Tags: ,