Aylık Doktor Kontrolümüz

Gönderen: ipek aral kişioğlukategori 0-1 Yaş
28
Eki

Yaprak 10 ay 3 haftalık oldu. Bugün sonunda biraz gecikme ile doktorumuz Nazmi Ataoğlu’na gidebildik. Bugün itibariyle kesin eminim ki, küçük böcek ayda bir gelse bile muayenehaneyi hatırlıyor. İçeri girer girmez başladı mızmızlanmaya, muayene masasına koyduğumuz anda ise başladı çığlıklar atarak ağlamaya. Nazmi Bey çok sakin bir adam. Belki tecrübeden, belki de karakteri böyle. Az konuşur, genelde yüzü ifadesizdir. Siz birşeyler sormadıkça veya bir durum anlatmadıkça ondaki bilgiyi alamayız. Böyle bir doktorumuz olmasının hem iyi yönü var, hem de kötü. Kimisi kötü haber tellalı gibi ” şunu yapmazsan böyle olur, onu vermezsen şöyle sonuçlanır” gibi anne babayı geren şeyler söylüyor. Hasta olmayan çocuğu hasta edecek kadar pimpiriklendiriyorlar ebeveynleri. Nazmi Bey’e ise neler soracağınızı, neleri paylaşacağınızı hazırlayarak gitmeniz lazım. Dersini çalışmadan giden çakıyor çünkü. Muayenehaneye girmesi ile çıkması bir oluyor neredeyse. Nazmi Bey ” ya çok sağlıklı” diyor, ya da …. bize başka birşey demedi bugüne kadar. Dilerim de hiç olumsuz birşey söylemez. Onun bu sözlerinden sonra ben başına çörekleniyorum, “onu yedi, bunu yapmadı, çok ağladı, yediklerini tükürdü, süt verdim, su içmedi” … elli tane şey sıralıyorum. O ise hiç sakin ifadesini bozmadan cevap veriyor. Bazen sormasam çok önemli bilgilerden mahrum kalabileceğimi anlıyorum ve içimden Nazmi Bey’i sorguluyorum. Böyle olmamalı, o da birşeyleri anlatmalı bebekler hakkında diyorum kendi kendime. Ama sonuçta doktorumuzdan memnunuz, ona Yaprak’ın sağlıklı gidişatındaki emekleri için teşekkür ediyoruz.

Bugün Yaprak grip aşısı oldu. Boyu yarım santim artarak 74 cm olmuş. Kilosu ise 9800 gram. Geçen ay Nazmi Bey bir ayda 600 gram almış olması konusunda uyarmıştı. Bu sefer kilosundan memnun kaldı, birşey demedi. Geçtiğimiz aylara göre en büyük değişikliği ise günlük menümüzde yaşadık. Başta kahvaltı olmak üzere hiçbir ana ve ara öğün için Yaprak’a özel meme hazırlamamamı söyledi doktorumuz. Kahvaltıda ekmek, reçel, peynir, yumurta sarısı ve üzüm pekmezini ayrı ayrı verebileceğimi, günlük inek sütünü ise bir kaşık toz şeker ile tatlandırarak içirebileceğimi, öğlen ve akşam ise biz ne yiyorsak aynısıyla küçük böceği besleyebileceğimi anlattı.

Doktorumuzun yanından ayrılmadan önce Yaprak’la bir fotoğrafını çekmek istedim, böceği Nazmi bey’in yanına götürünce yukarıda görülen vaziyeti yaşadık, bizimki bastı çığlığı, başladı ağlamaya. Kuşun doktoru ile yıldızları her nedense ( ! ) küs. :)

Etiketler: , , , ,

This entry was posted on Salı, Ekim 28th, 2008 at 22:06 and is filed under 0-1 Yaş. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

2 comments so far

1.  Arzu Hüsrev
Ekim 30th, 2008 at 14:21

Doktor kontrollerinde yaşadıklarımız da diğer bir sürü yaşananlar da ortak biliyor musunuz İpek Hanım, bence doktorlarımız bir problem olmadığı için bizi de paniğe sevk etmemek adına çok sakinler (tabi biz telaşlı annelere göre oldukça :) acaba ben mi böyleyim diyordum, doktora her gidişimizde hep kafamda soru işaretleri dönüşte de soru işaretlerinin pek çoğu silinmeden geri dönüyorduk. Bu yüzden ben doktor bile değiştirmiştim en başta… Fakat bu duruma alıştım zamanla… Sağlıklı günler diliyorum.
Arzu

2.  admin
Ekim 31st, 2008 at 14:21

Ben de ilk başta şikayetçiydim. “Hiç anlatmıyor” diyordum. Ama bu biraz armut piş ağzıma düş misali birşey. Onca kitap var, internet var… ama insan duymak da istiyor. Bizim doktoroumuz çok kıdemli. Sanırım kapıdan girdiğimizde o “sağlıklı” veya değil yargısına varıyor. Benim mülakat için kapıdan girene “bize uyar, bize uymaz” demem gibi. :)

 

Leave a reply

Name (*)
Mail (will not be published) (*)
URI
Comment